Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
316
 

Ergenekon… CHP… TRT…

Ergenekon… CHP… TRT…
 

Başlığa bakıp, bu üç ismin birarada ne işi var diye düşünülebilir. Bir süre önceye kadar bende ayni düşünceyi seslendirebilirdim. Ancak olayların akışı, zihnimde bu üç ismi bir araya getiriyor.

Milliyet Blog’daki yazılarımı takip eden dostlar, benim Atatürk milliyetçisi, demokrasi ve insan haklarına bağlı, iflah olmaz bir Türkiye sevdalısı olduğumu bilirler. O bakımdan aşağıda aktaracağım düşüncelerin, bu çerçevede olduğunu şimdiden bildiririm.

Ergenekon davasının hangi geçmiş tarihte olursa olsun, ülkemin altına dinamit koymaya yeltenen, gladio tipi örgütlenmelerle bu gün faili meçhul olarak bilinen cinayetleri işleyen, demokratik seçimlerle iş başına gelen hükümetleri, demokrasi dışı yollarla düşürmeye çalışanlar varsa, onları bulup cezalandırmasını can-ı gönülden isterim.

Ancak gelişen olaylar gösteriyor ki bu davanın böyle bir misyonu yok. Ergenekon davası maalesef, Brezilyavari çekilen Türk yapımı dizilere benzedi. Her bölüm reytingin düşmesini önleyecek yeni senaryolar, yeni aktörler ile takviye ediliyor. Bir yılı aşkın bir süredir ortaya çıkmayan, çıktığı anda “eki yazılacak” denerek kadük edilen, ucu açık (tıpkı bizim AB üyeliği gibi) iddianame ile bir amaca ulaşmaktan çok, birilerini aşağılamaya, halkın gözünden düşürülmeye, seslerini kısmaya, korkutmaya yönelik olduğunu düşündürüyor. Ne yazıkki bu dizinin yapımcıları iddia kaynakları arasında en somut olarak, bu gün Kanada’da yaşayan dengesiz, kimi hekimler tarafından ruh hastası olarak görülen, eski müslüman, yeni haham (onun da yalan olduğu ortaya çıktı) bir söylediği diğerini tutmayan, bir yerlerin ajan olarak kullandığı izlenimini veren bir zavallıyı gösteriyor.

Yinede hakkını yememek lazım. Mesela nasıl bir tesadüfse, bütün gözaltı dallgaları, tamda önemli bir konuda sıkışan hükümeti gündem değiştirerek kurtaracak zamanlara denk geliyor. Şimdi bazıları “peki ya bulunan silhlar ne” diyebilir. İnşallah her şey denildiği gibidir de, bu yolla ülkemizin altına dinamit koymaya çalışan, insanlarımıza kastedenler varsa ortaya çıkar. Ancak, İbrahim Şahin gibi birinin sakladığı silah ve patlayıcıların krokisini çıkarıp evinde tutması, görevlilerin ne tür bir patlayıcı ve silah olduğunu bilmemelerine rağmen, krokide gösterilen yeri iş makinası ile kazıp (ya bir patlama olsa!) ellerinle koymuş gibi silahlara ulaşması, bu mühimmatın sanki gömü gününü ispatlamak için o günün gazetelerine sarılmış olması, televizyondan izlediğimiz kadarı ile bulunan silahların yıllar önce gömülmüş olmasına rağmen pırıl pırıl olması gibi bir çok ayrıntı, insanın kafasına ister istemez “acaba” sorusunu getiriyor. Tabii tutuklanacağını anlayınca firar edip sonra kendi teslim olan muazzaf subayın da evinde kroki bırakmış olması de düşündürücü. Tutuklananların tamamının da AKP muhalifi olması inşallah sadece tesadüftür.

Dizinin ilerki bölümleri de bayağı heyecanlı geçeceğe banzer. Varlığı tüm ülke vatandaşlarının vergileri ile daim olan devlet televizyonu TRT iki gün önce bu zavallı haham bozuntusunu televizyonda 4 saatten fazla konuk etmiş, bu zavallının cevap hakkı doğuracak ithamlarına çanak tutmuş, bu yüzdende çok eleştirilmişti. TRT genel müdürü dün yaptığı açıklamada basının bu yayın için onbeşbin euro masraf bilgisinin yanlış olduğunu, masrafın altıbin euro olduğunu söylüyor. Yani vergileri ile ayakta durduğu insanların düşünce gündemini saptırmaya çalışıyor. TRT yi savunurken de,

"Tuncay Güney isimli şahsın TRT ekranlarında niçin yer aldığını soran ve bu konuda art niyetli açıklamalar yapanlar, aynı şahsın defalarca değişik basın kuruluşlarında yer alması karşısında da niçin susmuşlardır?" denilen açıklamada, Büyüteç programının 4 saatlik yayınında hiçbir kimseye, kuruluşa ya da bir fikre doğrudan ya da dolaylı olarak saldırılmadığı vurgulandı.

"TRT'nin habercilik refleksi artmıştır ve habercilik alanında aldığı mesafe her geçen gün artarak devam ediyor. Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak TRT'nin özel bir hassasiyet gösterdiğini iddia edenler, gerek geriye dönük gerekse bugünden itibaren TRT haberlerini daha dikkatli izlemelidirler. Çünkü TRT haberleri büyük bir dönüşüm göstererek, kamuoyunun merak ettiği tüm haberleri en ayrıntılı biçimde sunmaya özen gösteriyor. 8 farklı kanalıyla günde ortalama 15 dakika da bir haber sunan TRT, Türkiye'nin en çok haberini veren en çok canlı yayın bağlantısı kuran ve en fazla haber programını barındıran medya kuruluşudur. TRT'nin yayıncılık alanındaki heyecanı ve atakları her geçen artarak devam edecektir."denildi.

Diğer basın kuruluşları kendilerini var eden ideolojiye göre yayın yapabilirler. Bu bir ölçüdede olsa anlayışla karşılanabilir. TRT böyle bir şey yapmamalıdır.

Akla öyle geliyor ki, dizinin mart ayındaki bölümlerinde CHP adı işlenecek. Muhtemelen yerel seçimlerde birazda olsa oyunun düşmesi sağlanacak. Tabiiki bu da sadece tesadüfen olacak.

Bunlar benim naçizane düşüncelerim. İnşallah yanılırım. Yoksa hiçkimsenin böyle bir adi oyuna ortak olabileceğini düşünmek dahi istemiyorum. Ancak son dönemde o kadar garip tesadüflerle karşılaşıyoruz ki, güven duygularımız erozyona uğradı.

Esen kalın.

18/01/2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

TRT, gündüz hükümetin;gecenin geç vakitlerinde HOCA'nın hizmetindedir...Hamdolsun hizmette ''teğet geçmemektedir ''...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 18.01.2009 14:53
Cevap :
Merhaba, Desenize onlarda değişip gelişme aşaması içindeler. Saygılar...  18.01.2009 15:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1675
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster