Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
481
 

Erguvan devri çocuklarıyız...

Erguvan devri çocuklarıyız...
 

“Erguvanlar açtı, on beş günde seyretmezseniz otlaşırlar ve fırsatı kaçırırsınız…” 

Bu memlekette açlık sınırının altında milyonlarca insan yaşıyor. Bizzat Başbakanımızın ifadesiyle sadaka bizim kültürümüz haline geldi. Kahvehaneler tıklım tıklım dolu. Vatandaş ya devletin kendisine bağladığı sadakayla ya da kredi kartları ve borçlarla yaşamaya çalışıyor. 

Türkiye üretemiyor. Devlet de aynen vatandaş gibi borçlarla yaşıyor. Yine aynen vatandaşlarımız gibi, babadan kalma ne varsa ucuz pahalı demeden satıyor, üstünü de borçlanarak günü kurtarmayı sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük Metropolü İstanbul’un belediyesi de vatandaşları uyarıyor: 

“Erguvanlar açtı, on beş günde seyretmezseniz otlaşırlar ve fırsatı kaçırırsınız…” 

Gördünüz mü, hizmette sınır yok. Şimdi erguvanların zamanı. 

*** 

Görme özürlü vatandaş, karşısında Sağlık Bakanını görünce ümitle ve güvenle karşısına çıkıp derdini anlatıyor. Taşeronlar marifetiyle emeğin nasıl sömürüldüğünü ifade edip devletin şefkatine sığınıyor. Aldığı cevabı bütün Türkiye duydu. 

“Gözün görmediği halde sana iş verdik. Çalışmaya devam et…” 

Bütün Türkiye ayağa kalktı. Başta özürlü dernekleri olmak üzere aklı selim sahibi herkes bu söylemdeki hem kabalığı, hem de aşağılamayı kınadı. Bakan Bey ilk önceleri bu konuda bir açıklama yapmayı reddetti. Ama tepkiler iyice büyüyünce de yorgunluk nedeniyle ağzından böyle amacını aşan bir söz çıktığını söyledi. 

Sevgili okuyucu bir yanlışı anlamak için iki gün geçip bütün o tepkilerin ortaya konması mı gerekirdi? 

Sadakaya razı olmayıp çalışarak, üreterek ekmeğini kazanmak isteyen bir özürlü kardeşimize sağlanan istihdam imkanını da mı bir lütuf olarak görüyorlar? Bunları görev ve sorumluluk olarak görmüyorlarsa kendilerinin yöneticilik makamındaki varlık sebepleri nedir ki? 

Özürlü vatandaşımız Televizyon ekranlarında Bakan Bey’in kendisinden özür dilediğini ve kendisinin de bu özrü kabul ettiğini söyledi. İyi yapmış, çalışıp bir topan da olsa, o ekmeği bari eve götürmeye devam etsin. 

Allah devletimize zeval vermesin. Bakın hizmetler yağmur gibi geliyor. 

“Erguvanlar açtı, on beş günde seyretmezseniz otlaşırlar ve fırsatı kaçırırsınız…” 

Onbeş gün, sevgili okuyucu, sakın ihmal etmeyin. Yoksa göremezsiniz erguvanları. 

*** 

Artık ülkemizin bir coğrafyasında yaşanan gelişmeler terör olayları olmanın ötesine geçti. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin parlamenterleri dağlarda askerlerimiz tarafından vurulmuş terörist cesetleri arıyorlar ve teröristlerin öldürülmesi nedeniyle devleti ve hükümeti tehdit ediyorlarken Başbakan da bu ülkede “Kürt sorunu” olmadığını, Kürt yurttaşlarımızın sorunları olabileceğini söyledi. 

Peki o “Kürt açılımı” lafları ne için edilmişti? Habur’dan büyük gövde gösterileriyle girip sonra da bütün bölgede terör örgütünün propagandasını yapanlar, kişisel sorunlarını mı dile getirmişlerdi? 

Neyse bunları sormak zaten bir şeye yaramıyor. Şimdiye kadar sorduğumuz sorulardan hangine cevap aldık ki? 

Bırakalım bunları, devir Lale Devri değil, ama çok şükür, Erguvan Devri. 

“Erguvanlar açtı, on beş günde seyretmezseniz otlaşırlar ve fırsatı kaçırırsınız…” 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster