Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '08

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2416
 

Erkan Ocaklı

Erkan Ocaklı
 

www.yazlikkoyudernegi.com/.../erkan_ocakli.gif


“Yüz dönüm tarlan olacağına bir türkün olsun”. Bu söz, dün ebediyete uğurladığımız, rahmetli Erkan Ocaklı’ya ait. Bende zaman zaman, bu sözü farklı biçim ve frekansta söylediğim olmuştur.” iyi bir roman yaz, 500 dönüm tarlaya bedel” diyerek, gençlerin edebiyat şevkini artırmaya çalışırım.

Demek oluyor ki rahmetli Erkan Ocaklı içinde bulunduğu sektörün realitelerini çok iyi özümsemiş, müzik piyasasında dönen rantı hesap edebilmiş ise de bu pastadan yeterli payı alabilmek adına verdiği yasal mücadelede oldukça yıldığını ve yorulduğunu her zaman ifade etmiştir.

Ekonominin kanun, kural ve prosedürleri içerisinde kalmak koşuluyla verdiği mücadelenin zorluklarını bana da itiraf ettiğine göre, gerisini siz düşünün.

Müzik hayatında, 30-40 kadar kaset çıkartarak, tabiat kanunları boşluk kaldırmaz kuralına göre hareket etmiş ise de, yukarıda değindiğim gibi bu piyasada dönen büyük rantı düşününce, gerek ölmeden önce, bizatihi kendi yaptığı mücadelesi, gerek ölümünden sonra kanuni varislerinin vereceğini düşündüğüm muhtemel mücadelesinin hiç te kolay geçmeyeceği kanısındayım.

Hemşerim Erkan Ocaklı ile ilk karşılaşmamız, 93 veya 95 yıllarınarastlar. Bizzat bana pasaportunu uzattığında Almanya’dan kesin dönüş yapmıştı. Yanılmıyorsam, Baykara kızı Deniz Ocaklı adına yaptırmış olduğu Naklihane muameleleri esnasında süre değişimine gerek duyulmuştu.

Yurtdışına en az iki yıl kalmış olmak şartının bir iki günle kaybetme durumlarında, Kamu kurumlarının yetkisi dâhilinde bu eksiklik iki yıla tamamlanarak yükümlü yasal hakkına kavuşturulmuş olur.

İşte bu muameleler sırasında, birkaç saatlik samimi muhabbetimizden bir hemşerisi olmak hasebiyle çok sevinmişti, işlemler esnasında kırk yıllık arkadaş gibi yapacağı işleri ve müziğin içini dışını konuşmuştuk. Kesin dönüş sonrasında birçok davetinin biri hariç, mazaretim nedeniyle, hiç birine katılamamış olmaklabirlikte onun samimiyetinin ve insani güzel özelliklerinin hatırına bugün sanki bu davetlerinin her birine katılmış gibi kendimi mutlu ve önere edilmiş hissettiğimden bu satırları yazıyorum.

Telif hakları, fikri ve sınaî haklar mevzuatının ülkemizde tam yerleşmediği ve kendisinin yurtdışında bulunduğu dönemlerde, birçok türküsü gasp edildi, bu konulardan oldukça da muzdaripti.

Rahmetliyi son yolculuğuna uğurladığımız pazartesi günü Kadıköy-Üsküdar istikametindeki bütün yollar kilitlenmiş ve binlerce insan onu son kez görmek için Marmara ilahiyat Fakültesi camiinin önünde toplanmıştı, naşını görmeden kimse yerinden kıpırdamıyordu, bu nedenle kıskandıran bir merasim oldu, çok büyük izdiham yaşandı.

Kültürel çeşitliliğin yığınlaştığı Karadeniz bölgesinde, melodi ve söz varlığını kullanarak ekonomik avantaja çevirebilmiş midir?, bunu bilemem ancak, dostluğu, sevgi ve duygu birliğini avantaja çevirdiğini kimse inkar edemez.

İnsanımızın toplumsal hayat ve kültürel tezahürlerine saygısını hiçbir zaman yitirmedi.

Karadeniz’in oldukça zengin olan ezgi harmonisini, sözvarlığı ile ete kemiğe büründürdü, müzik denilen engin okyanusa kattı.

Karadeniz bölgesinde, sözlü edebiyat ve atışma geleneği, âşık edebiyatı da denen halk müziğinin mazisi Türk tarihi kadar eskidir.

Erkan Ocaklı, adları bilinen âşık ve saz şairleri ile birlikte, ilk söyleyeni bilinmeyen zamanla devir ve bölge özelliklerine göre değişikliğe uğramış, anonim olup, adları bilinmeyen âşık edebiyatının müktesebatını tevarüs ederek, şairler silsilesi ve sözlü edebiyat geleneğinin son halkası oldu.

Karadeniz türkülerinde hece ölçüsü olarak, 14 lü kalıpları kullandı, yani hece sayısı olarak 14’lü hece ölçüsünü kullandı. Aslında Türk edebiyatında şiirin hece ölçüsünde de 14’lü kalıplar kullanılmıştır.

Yörede irticalen söylenen atışma geleneğinden, yöre müziğini şarkı formatına dönüştürerek yasal koruma altına aldı.

Erkan Ocaklı, söz ve müziğinde terbiye ve nezaket sınırlarını asla zorlamadı, bölge insanı ile kurduğu duygudaşlık sayesinde gönüllere yer etti ve bu yerden asla düşmedi.

Aşkın ve sevdanın dağlara gezdirdiği veya çöllere düşürdüğü insanlara terennüm ettiği ezgileri sunarak aşk ve sevgi duygularımızın tercümanı oldu. Dahası da var! Barışın, kardeşliğin vatan sevgisinin…

İdeolojik bir saplantısı olmadı, ideoloji çağrıştıran jargonu da kullanmadı, Maddi-manevi ve mukaddes değerlere saygılı oldu ve bayrağa sarılarak unutulmazlar arasında yerini aldı.. Allah rahmet eylesin.

Eşine, evlatlarına ve tüm ailesine başsağlığı ve sabırdilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Bey düşüncelerinize, yorumlarınıza yerden göğe kadar katılıyorum. Erkan OCAKLI demek ki böylesine büyük bir sanatçıymış! O türküleri yüreğinde öyle duymuş ki onun paylaştıkça çogaldığını, sevgi selinin coşkusu karşısında gururlandığını, mutlu olduğunu anlıyorum. O türküler ki bizi birbirimize bağlayan, bribirimize karşı sevgi dolu yüreklerimizin derinliklerini, sırlarını açan; insan olduğumuzu yücelten en zengin söz tarlalarımızdır! Bu yazınız ile bunu anladım, bir kez daha! Var olunuz.Bu özümüzü geliştirmeyenler, çelme takanlar utansın! Erkan Bey Rahmetlinin sosyal güvencesi bile yoktu belki! Oysa o Devlet ki çalışanını boğmadan güvenceler kavuşturmalı. Bu yapılanma biz de yok ne yazık ki! Sebep olanlar kahrolsun! Ömer F.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 21.11.2008 13:09
Cevap :
Yorumunuza ve katkınıza teşekkürler, selam ve saygılar.  25.11.2008 12:12
 

Değerli hemsehrim sayın Karaali, sizinle paylaştığımız pekçok ortak noktamız olmasına rağmen, bugün benim de kendisini ortak arkadaşlarımız sayesinde yakından tanıma şerefine nail olduğum, Erkan Ocaklı hakkında birkaç söz söyleme ihtiyaci hissettim. Erkan Ocaklı söz konusu olunca, elbetteki bizim de içinde yoğrulduğumuz Karadeniz kültürünün ortak sesi olan atışma geleneği, maniler ve mahalli türkülerimiz akla gelmektedir. Bu bağlamda sizin de akrabanız olan, benim çok yakından tanıdığım "Feleksiz Hayrı" beyefendiyi hatırlatmadan geçemedim. Erkan Ocaklı da iyi bir eğitim görmüş, folklor araştırması yapabilecek müzik alt yapısı ve birikimi olan, kültürlü bir çağdaşımızdı. Tanıtım yazınızdan dolayı size teşekkür ederken, ortak sesimiz ve nefesimiz olan merhum Erkan Ocaklı kardeşimize Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyor, sizleri de en samimi duygularla selamlıyorum. Hızır Kabil

Hızır Kabil 
 20.11.2008 14:50
Cevap :
Hızır Kabil Bey; değerli yorumuna ve verdiğin bilgiye teşekkürler, 'Feleksiz Hayrı' hatırlatmanı da önemsedim. Selam ve sevgiler.  21.11.2008 10:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1293
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster