Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '12

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1181
 

Erkeğe kötü seviştiğini söyleme

Erkeğe kötü seviştiğini söyleme
 

deruni ahenk*milliyet fotogaleri*


"Erkeğin en zayıf, en korumasız yanıdır cinselliği. Aşil tendonu gibi. Oradan vurursanız bir erkeği, ölebilir.
Cinsel organının küçük olduğunu söylerseniz mesela; sizinle birlikte gülemez, küser, espri anlayışı olsa bile.
Oysa, bir kadına cinsel organıyla ilgili espri yaparsanız; belki kırılır ama çok da aldırmaz, hayata devam eder. Erkekse, o meselede takılı kalır.
Cinsellik, bir erkeğin yaralanmaya en açık yanıdır.
Bir erkeği mahvetmek istiyorsanız, kötü seviştiğini söyleyin yeter." (S. Mimoun)

Ta ta ta taaammmm. Gel de bu cümleler üzerine, bir iki laf etme!

Bu cümleleri söyleyen, dünyaca ünlü bir seksolog. Aslında bu seks uzmanlığı mesleği, başlı başına bir yazı konusu. Kıyak iş. Hem maddi, hem manevi açıdan tatmini bol bir meslek galiba! (Art niyet taşımayan bir cümle, belirtmek isterim!)

Kadın ve erkek olarak, ayrı dünyaların cinsiyetleri olduğumuzun farkındayız. Ruh ikizim, ruh üçüzüm, ruh bilmemneyim... masallarına inanmam. İnananlara da inanmam!
Fizikten tutun da, herşeyleri farklı olan iki cinsiyet; aynı olamaz.
Orta yolda buluşmak, aynı durumlardan zevk alabilmeyi başarmak, benzer beğeniler oluşturmak diyebiliriz adına.
Fekat daha ötesi mümkün değildir, kendinizi kandırmayınız.

Gelelim erkeği mahvetme senaryolarına.
Sahi bu kadar ciddiye alıp, hayatınız kararır mı; bir kadın size kötü seviştiğinizi söylerse?
Takım taklavatla alakalı, ölçülü-ölçüsüz espriler yaparsa?
Kafaya takıp, dert eder misiniz kendinize?

Eğer öyle ise, ve biz bunun böyle olduğunu öğrenmişsek bu saat itibari ile; yandınız söyleyeyim.
Canımızı sıktığınız an da, başı aşağılara kaydırıp, muzip bir ifade ile bakışlarımızı sabitleyerek; bir dakika bakmamız ile, olacakları düşünemiyorum.
Henüz cümle kurma çalışmalarını başlatmadık, dikkatinizi çekerim!

Santimler ve rekor denemelerini ciddiye alıyorsunuz hala.
Yıllardır, beynin gelişmesi üzerine nice çalışmalar yapıladursun; "Beynim geçer not alsın" diyemiyor erkekler.
Varsa yoksa; "Maşallahın var, müthiştin" ifadelerini duymak derdi.

Zaten: "Nasıldı?" sorusuyla bu kadar haşır neşir olup; tatmin keyfini çıkarmadan, cevap almak istemesinden anlamalıydık durumun nice olduğunu.

"İyi miydi?"
"Beğendin mi?"
"On üzerinden, kaç verirsin?"
"İki puanı ön sevişmeden mi kırdın?"
"Geçen sefer o pozisyona, daha fazla not vermiştin."
"Bana gıcıklık olsun diye az veriyorsun, seni şikayet edeceğim....."

istek ve sorularının ardı arkası kesilmezdi. Sebebi bulduk: Yaşasın!

Dişi tayfasından, son söz size: Ruhunuzu verin sadece, gerisi hikaye!

Muccckkkk;-)

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5876
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster