Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '07

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
6144
 

Erkeğin bilinmeyen ruhu

Erkeğin bilinmeyen ruhu
 

Ne kadar da alışmışızdır soyunmuş bir kadın üzerine konuşmaya. Onu ağzımızın suları aka aka seyretmeye. Göğsümüzü kabarta kabarta onları cinsel hayatımızın figüranları yapmaya. Küfürlerimizin bile vazgeçilmezleridir onlar. Dilimizden düşmeyen malum yerleri, küfür edebiyatımızın başrolünü oynar her defasında. Sövülen erkekte olsa, kullanılan malzeme aynıdır. Magazin programlarında, gazetelerin baş köşelerinde, paparazilerin fotoğraf makinelerinde ve ünlü moda defilelerinde hep kadınlar ön plandadır. Hatta defilelerde bayanların yaptığı iş kazası dikkat çeker. Nasıl bir cinsel açlıksa bu, kızcağızın açılan göğsü "az sonra" nidaları ile yapılan tanıtımlardan sonra, tekrar tekrar gösterilir.

Şimdi sıkı durun, birazdan hep beraber bir erkeği herşeyiyle masaya yatıracağız. Ben kolaylık olsun diye onu tamamen soydum. Biliyorsunuz biz erkekler böyle soyunuk pozisyonda pek dolaşmayı ve gündeme oturmayı pek sevmeyiz. Ama arkadaş beni kırmadı ve yandan fotoğraf almamı kabul etti. İlk önce doğadaki erkek görüntümüzü ele alalım. Yaşama ayak uydurabilme güçlüğü çekildiği eski tarihlerde, erkeğin vahşi ve savaşçı yanı ağır basarmış haliyle. (Şimdi de pek farkımız yok ya) Kuvvetli ve iri görünümüne, birde kabalığı eklersek, ortaya erkek gibi erkek bir tablo çıkıyor karşımıza bazılarının dediği gibi. Aç kalmamak için yiyecek bulan, yuvasını kendi yapan, kıyafetlerini kendi yaratan, kaba fakat en önemlisi bulunduğu ortama ayak uydurmak için çabalayan asil bir erkek.

Pekala ya günümüzün erkek modeli nasıl? Biraz evvel bahsettiğim ilkel davranışlardan, günümüzdeki erkek ruhuna miras olarak hangi yansımalar kalmıştır? Eğer bu bahsettiğim ilkellik şimdiki erkek duruşuna ters ise, yaşama şimdiki modern ve estetik erkeği sunan tanrısal güç neydi acaba? Erkek hala ilkeldir ve kabadır diyenlerinizi duyar gibiyim. Tabiki olabilir. Fakat benim sunmak istediğim ve size cazip geleceğine inandığım günümüz erkeğinin tarife pek uymayan aykırılıklardır. Bunların başında, ağlayabilen duygusallığını saklamayan yeni bir erkek modeli kalıbının yerleşmesi gelmektedir. Arkasından kadına hakim olmayı seven hükmeden erkeğin yanında, sevilmeyi isteyen, şefkat arayan ve hatta bazı özel noktalarının kadın tarafından keşfedilmesini bekleyen erkek modeli göze çarpmaktadır. Bu tip erkekler her geçen gün çoğalmaktadır aramızda. Çünkü o da bir insandır sonuçta. Sevmenin yanında sevilmenin de kutsallığını yaşamak ister doyasıya.

Kesinlikle bu söylediklerimi homoseksüellikle karıştırmayın lütfen. Çünkü homoseksüellik bir çok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir kişilik karmaşasıdır. Olur olmaz yorum yapmak çok tehlikeli ve yanlıştır. Özellikle son günlerde televizyon ekranlarındaki ünlü sanatçıların gençlere ve çocuklarımıza yanlış örnek teşkil edecek davranışları kesinlikle tasvip edilemez. Bu programlarda eleştirilmesi gereken konu kesinlikle, sonradan kadın olmuş yaşlı bir sanatçının genç bir erkeğe aşkı değildir. Seyircilere baygın baygın bir nidayla " Bi dahhaa, haadii bi dahha" diye inleyerek seslenişi bile adaba aykırıdır bence. Sanatıyla bizleri kendilerine hayran bırakan bu insanların, kişilik kazanmakta olan çocuklarımıza zararlarını düşünmek bile istemiyorum.

İşte bunun içindir ki, erkek özündeki esnekliği, sanatsal estetiği ve duygusallığı tam olarak ortaya çıkaramamaktadır. İki arada kalmış, kimi zaman çok sert hatta vahşi, kimi zamansa olduğundan daha yumuşak ve estetik bir portre çizmektedir. Geçen gün kadındaki "g" noktası ile ilgili yazı yazdım. Siz zannediyormusunuzki erkekte "g" noktası yoktur. Alman jinekolog Grafenberg(1940) erkeklerde de bu hassas noktanın bulunduğunu, fakat yakın olduğu yer itibariyle erkeklerin bu bölgede uyarılmaktan hoşlanmadıklarını belirtmiştir. Demek istediğim kadın nasıl henüz tam olarak anlaşılamamış ve keşfedilememişse, erkeklerde aşağı yukarı aynı durumdadır. Evet bu konudaki yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyorum. Çünkü anlatacaklarım bitmedi sevgi ile kalın.

METİN ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aslında hepimiz ne olduğumuzu biliyoruz ama kabul etmiyoruz çünkü çevremiz buna izin vermiyor. Bazı babalar biri birşey söyler korkusuyla toplum içinde çocuğunu bile sevmez. Tabuları yıkma zamanı geldi sanırım. Erkek de aslında en az kadın kadar sade ve çekici bir figürdür, bakmasını bilene(homoseksüellikle karıştırmayalım lütfen). Erkek de sevilmek, ilgi görmek ister. Tek sorunumuz bazılarımızın hayatı futbol-para-seks üçgeni olarak algılaması. Elinize sağlık, yaşasın yirmibirinci yüzyıl erkeği!

Hasan ARSLAN 
 29.03.2007 9:58
Cevap :
Süpersiniz. Tanrı insanlara ruhundan bir ışık gönderirken ayırım yapmamıştır. Erkek erkek gibi, kadın kadın gibi davranacaktır elbette. Fakat sevgi ve tanrısal paylaşımlar cinslere göre sınıflandırılamaz. Bunun şifreside olduğumuz ve içimizden geldiği gibi davranmaktır. İçimizde de sevgi olduğuna göre mesele yoktur. Ağzınıza sağlık. Bu güzel haykırış için teşekkürler. Yaşasın 21.yy erkeği.  29.03.2007 10:27
 

Erkeklerde ki bu farklılığı herkes gözlemleyemiyor tbiiki.Ailemde çek erkek kardeşimin olmasından bilirim gerçektende erkek artık günümüzde çok daha farklıdır.Tamamen kadının elinde şefkate ihtiyacı olan ilgiye ihtiyacı olan tıpkı bir çocuk gibidir.Bunu yazılarımdada dile getirdim.Teşekkürler.

yellow butterfly 
 28.03.2007 14:00
Cevap :
Haklısınız çay güzeli. Gerçekten erkek herşeyden evvel insandır. Doğanın kendine verdiği özelliklerin yanında, onunda sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardır. Yorumunuza teşekkür ederim.  28.03.2007 15:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3135
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster