Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
674
 

Erkeğin Gözyaşları

Erkeğin Gözyaşları
 

Johny Deep, Christina Ricci... The man who cried.


Saate baktı. Yabancı film kuşağı başlamıştı. Kumandayı aldı, en çok izlediği kanalı açtı ve filmin başladığını gördü.

Gözleri doldu filmi görünce…

Yakışıklı Johny Deep ve güzel kadın Christina Ricci’nin o muhteşem filmi, “The man who cried”…. Erkeğin gözyaşları.

Çingene rolü de inanılmaz yakışmıştı Johny Deep’e. Zaten o hangi kılığa girse yakışıyordu.

Bu filmi ilk kez Murat’la seyretmişti birkaç yıl önce.

İkisini de çok etkilemişti film.

Film bittikten sonra, konuşmaya başlamışlardı. “Ben ağlamam hiçbir kadın için” demişti Murat, tuhaf bir gururla.

Biraz kırılmıştı Nesrin, “benim için bile mi?” diye sormuştu.

“Evet, senin için bile” demişti tuhaf bir edayla.

İşte o gün içten içe hissetmişti ayrılık sinyallerini, ama konduramamıştı Nesrin.

Zaten son zamanlarda aralarında süregelen, adlandıramadığı bir soğukluk ve uzaklık yaşanıyordu.

Nitekim birkaç ay sonra da ayrılmışlardı.

O günden sonra tadı tuzu kalmamıştı Nesrin’in. Bu ayrılık onu çok sarsmış ve Murat’ın onun için ne kadar önemli olduğunu anlamıştı anlamasına ama iş işten geçmişti.

Bu kadar üzüleceğini ve onsuz yapamayacağını bilseydi ne yapar eder, ayrılmamanın bir yolunu bulurdu.

Artık geriye dönüş yok gibi görünüyordu. Çünkü birkaç ay önce Murat’ın başka bir kızla çıktığını öğrenmiş ve bir kez daha yıkılmıştı bu haber karşısında.

Haberin doğru olmama ihtimali için Allah’a her gece yalvarmıştı. Ama güvenilirdi haber veren kaynaklar maalesef... Doğruydu Murat’ın hayatında başka bir kız olduğu.

Ama gönül ferman dinlemiyordu, Murat’ı düşünmeden geçen bir saniyesi bile yoktu. Ayrılık acısı günden güne içine işliyordu, üzüntüsü günden güne artıyordu. Onu hala çok seviyordu, belki eskisinden de fazla. Kim bilir belki de elinden kayıp gittiği için çok değerliydi…. Bilmiyordu. Bildiği bir şey vardı ki, onsuz yapamıyordu.

Yaptığı hiç bir şeyden zevk almıyordu. Ne sinemaya gitmek, ne kitap okumak, ne TV seyretmek, ne de arkadaşlarıyla bir şeyler yapmak, her şey anlamını yitirmişti Nesrin için.

Murat’sız hayat bomboştu. Arkadaşlarının başkasıyla çık, çivi çiviyi söker laflarına da itibar etmiyordu. Çünkü gözü Murat’tan başka kimseyi görmüyordu ki, başkasını görecek ne gözü, ne de kalbi vardı.

Ayrılalı tam tamına 68 gün olmuştu. Bu süre zarfında sadece bayramda mesajlaşmışlardı o kadar.

Acaba bir mail yazsa veya bir mesaj atsa tavrı ne olurdu Murat’ın. Bunu denemek istiyordu ama bir o kadar da cesaretsizdi. Ya olumlu bir cevap gelmezse! Dünyası iyice başına yıkılırdı. Şu an hiç olmazsa bir umudu vardı. Belki bir gün yine birlikte olurlar, güzel mutlu günlerine dönerlerdi.

Ne yapacağını bilmiyordu.

Sabah erkenden uyandı, rüyasında bütün gece Murat’la uğraşmıştı. Onunla geçirdiği eski güzel günlere geri dönmüştü.. Evde beraber birbirlerine sarılarak yine aynı filmi izlemişlerdi. Bu sefer film bittikten sonra Murat ona, “ben hayatımda bir tek senin için ağlarım çünkü seni çok seviyorum” demişti. Nesrin çok mutlu olmuştu bunu duyunca, gözleri dolmuştu mutluluktan, içi titremişti. O kadar güzeldi ki....

Kahretsin ki bir rüyaydı, gerçek değildi ve uyanmıştı artık. Ağlamaya başladı. Olmuyordu, yapamıyordu, onsuz olamıyordu. Çok özlemişti Murat’ı, ne olursa olsun ona ulaşmanın bir yolunu bulacak ve sonuç ne olursa olsun üzülmeyecekti, kararlıydı.

Artık başka bir yol kalmamıştı.

Gözyaşlarını sildi ve yataktan kalktı. Bilgisayarını açtı. Mail hesabına girdi şifresini yazdı.

Aman Allahım, o da ne ?????

Murattan mail gelmişti. Gözlerine inanamıyordu. Murat mail yazmıştı Nesrin’e. Hem de tam 69 gün sonra………

Biliyordu onun da Nesrin’i çok sevdiğini ve unutamayacağını. Kolay değil iki seneleri geçmişti beraber... unutamamıştı işte o da Nesrin'i. Sevinçten ağlamaya başladı. Elleri titriyor, kalbi küt küt atıyordu.

Bir an tereddüt etti maili okumadan önce. Acaba başka bir şeyi haber vermek için mi yazmıştı bu maili ??? Ne yazıyordu mailde acaba ?

Artık kalbinin gümbürtüsünü duyabiliyordu.

Masada duran bir barda suyu aceleyle içti. Ama heyecanı hala geçmemişti. Elleri ve dizleri titriyordu.

Mailde ne yazıyorsa yazsın güçlü olacaktı.

Kararlılıkla mailin üzerine tıkladı, okumaya başladı.

“Sensizlik öyle zor ki, hiç kimse senin yerini tutamıyor, seni çok seviyorum…sensiz yapamıyorum…. Yarın müsaitsen buluşalım mı, sinemaya gideriz belki?... Murat.”

Nesrin sevinçten çığlık atarak ağlamaya başladı, olmuştu, Allah dualarını kabul etmişti.

Hala titreyen parmaklarını klavyeye götürdü ve şunları yazdı.

“Ben de seni çok seviyorum Murat ve sensiz yapamıyorum…. Yarın buluşalım. Bize gelir misin ? Filmi evde seyrederiz. Ama senle tekrar seyretmek istediğim bir film var. Johny Deep, Christina Ricci…Erkeğin gözyaşları.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilk gidişine ne neden olduysa bulun ve tekrarlamayın. Sizden sonra kurduğu ilişkiyi de sorgulayın. Belki de kız O'nu terk etti ve boşluktan da size döndü. Mutluluklar..

Ata Kemal Şahin 
 09.08.2010 23:38
Cevap :
:) Nesrin'e söyleyelim bunu bulmaya çalşısın olur mu ?  10.08.2010 8:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8498
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster