Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
15317
 

Erkek çocuk ve saplantılı anne ilişkisi: Jocasta Kompleksi ( II )

Erkek çocuk ve saplantılı anne ilişkisi: Jocasta Kompleksi ( II )
 

.


Geçen yazımızda Jocasta Kompleksi nedir sorusuna cevap aramıştık.

Bugün ise Jocasta Kompleksi’nden zarar gören tarafları incelemeye çalışacağız.

Kanımızca böyle bir rahatsızlığa sahip anne ilk olarak oğluna zarar verecektir.

Çünkü annenin oğluna olan bu hastalıklı bağımlılığı, ona her zaman ve her durumda koşulsuz destek vermesi sonucunu doğuracaktır. Bu ise, kendisine güvenemeyen, ayakları üzerinde duramayan ve hep ilgiyle karışık bir şımartılma bekleyen kocaman adamların toplumu sarmasına sebep olacaktır.

Erkek çocuk, küçüklüğünden itibaren annenin kendisine bu saplantılı bağlılığı ile büyüdüğünden, hayatının herhangi bir anında bu ilgiyi ya da bu ilginin kendisine getireceği zararı sorgulamaz.

Çünkü farkında olmadan o da bu ilgiye alışmış ve bu aşırı ilgi onun da işine gelmeye başlamıştır. Hangimiz isteklerimizi kırmadan ve karşılıksız olarak yerine getiren birinin varlığını hissettiğimizde mutlu olmayız ki?

Ayrıca, şayet çocuk, annesinin, ismini koymamış olsa da, Jocasta Kompleksi'nden kaynaklanan bir takım sapkın hareketlerini de fark etmişse, hem zihinsel hem de cinsel yönden gelişimi olumsuz etkilenebilecektir.

İşte bize göre Jocasta Kompleksi' nin yaratacağı tehlikenin şiddetini artıran bir diğer faktör de, erkek çocuğun bu hastalıklı duruma, eş değerde bir istismar ile karşılık vermesidir.

Yani Jocasta Kompleksli bir annenin oğlu da, annesinin bu zafiyetini fark etmişse, yaşanan ikili ilişkide, derhâl ben merkezci rolünü üstlenecektir.

Bu sebeple erkek çocuk, annesinin kendisine karşı tüm zafiyetlerini her koşulda istismar edecek, kendi şahsi çıkarlarını her türlü şeyin üzerinde tutma yolunu seçecektir.

Modelimizde erkek çocuğun kız kardeşleri olduğu varsayımını ihmâl etmiştik. Ancak Jocasta Kompleksli bir annenin ayrıca kız çocukları da varsa, hiç şüphesiz sevgi dağılımında adaletsizlik gündeme gelecektir.

Kız kardeş / kardeşler için daha da kötüsü, annenin erkek kardeşe olan hastalıklı tutumunu, bazen de rahatsızlığı sebebiyle gizlememesi ya da gizleyememesi durumudur.

Bu durumda diğer kız kardeş ya da kardeşlerin yapacağı şey, durumu ya olduğu gibi kabullenmek ya da şahit oldukları bu ayrıcalıklı tutuma karşı tavır almaktır.

Bu ise aile içi tartışmaları ve huzursuzluğu beraberinde getirecektir.

Kesin olmamakla birlikte genel olarak psikyatrik rahatsızlıkların yüksek bir yüzde ile birinci dereceden yakınlarda da görülme ihtimâli göz önünde bulundurulduğunda, Jocasta Kompleksli bir annenin kızının da bu rahatsızlığa sahip olma olasılığı her zaman gündemde olabilecektir.

Eminiz ki, boşanmaların sebebinde, sürekli ortaya atılan gelin-kaynana çekişmelerinin temelinde bir açıdan da olsa, bilimsel anlamda Jocasta Kompleksi vardır ancak nedense bu hiçbir şekilde dile getirilmemektedir.

Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, ülkemizde, literatürde bu konuya ne yazık ki, yeterince yer verilmemektedir.
Ayrıca, obsesif, manik depresif gibi ismi neredeyse herkesçe duyulmuş olan rahatsızlıkların yanında da Jocasta Kompleksi'nin ismi hiç duyulmamıştır.

Dikkat çekmek ve altını hususiyetle çizmek istediğimiz nokta, yurdumuzda işlenen töre cinayetlerinin belki de bir ölçüde erkek çocuğa verilen bu aşırı değerle, kız çocuklarının ise, hemen gözden çıkarılabilmesi gerçeği ile de ilintili olabileceğidir.

Kaldı ki gerek basın gerekse de diğer kitle iletişim araçları aracılığı ile erkek çocuğa bu boyutta ki düşkünlüğün bir rahatsızlık olduğu bilgisi verilmeye başlanırsa, belki de birçok anne kendine çeki düzen verebilecek ve aile içi yaşanan bu sıkıntılar bir son bulabilecektir.

Çünkü, anneler erkek çocuklarına olan bu düşkünlüklerinin normalin ötesinde olduğunu idrak ederlerse ve isterlerse, aslında bundan fayda bile sağlayabilirler.

Çünkü yaşadıkları kaotik ruh halinin, aslında ilmi manada tanımlanmış bir rahatsızlık olduğu bilincinde olacaklar ve çocuklarıyla olan ilişki biçimlerini bir de bu düzlemde sorgulama fırsatı bulacaklardır.

Kim bilir çoğu zaman rahatsızlık sebebiyle yapmak istedikleri bir şeyi ‘bunu yapmam normal değil’ deyip yapmayacaklardır.

Bir sonraki yazımızda, erkek çocuğun ana rahminden ayrılması yani fiziksel kopuş ve sonrasını inceleyeceğiz.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu konumdaki anne modellerine baktığımda genelde eşinden istediği,beklediği ilgiyi göremeyen bir durum görüyorum ben ve bu nedenden dolayı da bilinçli olmadan oğluna "sevgili" rolünü yüklüyor ve artık onunla ilişkisi bir oğul sevgisiy ve fakat "sevgili" muamelesi şeklinde süregidiyor. Tam da bu nedenden erkeğin kız arkadaşıyla(eşiyle)anlaşmazlıklar yaşanıyor, kıskançlıklar başlıyor kıyaslamalar başlıyor.

EndoplazmikbirKulum 
 21.08.2008 15:29
Cevap :
Annenin eşiyle arasının iyi olmama durumuna değinmemiştim. Ancak okuduğum bir kitapta değinildiğini hatırlıyorum. Hayati bir noktaya temas etmişsin. Yazı dizisine bu açıdan da ekleme yapabilirdim. Teşekkürler verdiğin bilgiler için.(Aslan Kabataşlım:)  24.08.2008 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 400
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1736
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster