Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1121
 

Erkek ruhunun kaba telleri

Erkek ruhunun kaba telleri
 

Ece Temelkuran, Milliyet'teki köşesinde 6 Şubat günü şöyle diyor: "Kürt illerinde eğer iki erkek kavga eder ve kavga tehlikeli olmaya başlarsa ortaya bir kadın atılır. Adamların ortasında durup tülbendini yere çalar. Bu, kavga bitti demektir. Kadın barış için onurunu ortaya koymuştur ve bu 'ağırlıktan' sonra artık herkes susmak zorundadır."

Gelin görün ki, susmak bir yana, adamların kavgası daha da kızışıyor; yakında, ellerine kan bulaşırsa şaşmam.

Erkek politikacıları görüyorsunuz değil mi, nasıl da kıyasıya çekişiyorlar! Birbirlerine tüm dünyanın gözü önünde nasıl da etmedik hakaret bırakmıyorlar! Yüz ifadelerine bakıyor musunuz; nasıl da nefret saçıp katı katı, düşmanca bakışlar fırlatıyorlar birbirlerine!

Güç delisi bu insanların (lideri, bakanı, milletvekili, parti başkanı ve aktif parti taraftarı dâhil) bakınız nasıl da gözleri dönmüş, ruhları kararmış!..

Karşı tarafa ne bulduysa fırlatmaktan başka bir seçeneği ve yeteneği kalmamış bu erkeksi siyasilerin, bakınız nasıl da yaratıcılıkları tükenmiş, vizyonları sıfırlanmış, görünüz...

Erkeksi mantığın çelikten zırhına bürünmüş, nasıl da dinamitliyorlar toplumsal kardeşliğimizi, ulusal bütünlüğümüzü... Bu ülkeyi ve bu milleti ileriye, daha ileriye ve refaha götürmeye söz vermiş bu insanlar, bizi de kamplara böldükten sonra çatıştırmak için nasıl da çabalıyorlar son güçleriyle, bakar mısınız?..

Ve ezici çoğunluğu erkek, sevgi-saygı fukarası, vakti geçmiş Aristo mantığı kurbanı ve böylesine gözü dönmüş insanların sözde liderliğine kanarak, arkalarıında saf tutan koca koca insanlar... Akademisyeni, sanatçısı, yazarı, gazetecisi, televizyoncusu, din adamı, şakşakçısı...

Hepsi, ama hepsi bizi bir iç savaşa götürdüklerini bile bile, hepsi aynı geminin yolcuları olduğumuzu gördükleri hâlde, o kahrolası katı mantıklarından sıyrılamayan ve böylece dümeni provokatörlere teslim etmiş “zavallı” erkekler bunlar...

Analar, bacılar... Sizin ince telli kadın ruhunuza sesleniyorum:

Sizler kadınsınız, anasınız, bu kaba saba herifleri sizler dünyaya getirdiniz. Şimdi bir iç savaş çıkartıp yine en çok sizin anaç yüreğinizi yakacaklar. Durdurun onları... Bu kez izin vermeyin... Bir kez daha onlar birbirlerini öldürmeye başlamadan önce, bir kez daha bir askeri darbe yemeden önce ve bir kez daha 30 yıl geride kalmadan önce lütfen durdurun oğullarınızı ve onlara özenen erkeksi kızlarınızı...

Nasıl mı?.. Ece Temelkuran yazmış işte: “İki erkek kavga eder ve kavga tehlikeli olmaya başlarsa ortaya bir kadın atılır, adamların ortasında durup tülbendini yere çalar ve kavgayı bitirir.” Koyun ağırlığınızı... Çıkın medyanın karşısına, çakın tülbendinizi veya türbanınızı yere! Bu iş buraya kadar deyin, bitirin bu kavgayı! Bitirin ki, o pervasız “babayiğitler”, anayiğitlik nedir, karındaş olmak, aynı topraklarda vatandaş olmak nedir, görsünler!.. "Onları doğuranlar bu meselenin çözümünü de doğurmalıdırlar."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

keşke o kadar kolay olabilseydi keşke bir tülbentin yere atılmasıyla sorun çözülebilse ya da kavgalar bitebilseydi ne kadın o kadın ne de erkek artık o erkek... tülbentin dışında, kadının müdahalesinin dışında bir şeyler var bu bizim iç meselemiz değil öyle görünse de değil

ben-ce 
 10.02.2008 20:09
Cevap :
Haklısınız... bir sonraki yazım da bu konuda olacak zaten. Teşekkürle, selamla... MS  10.02.2008 20:48
 

Eger bir eylemi yaparken neden yaptiginizi bilirseniz, amac ne belliyse ve gideceginiz hedefi biliyorsaniz yol almak kolaydir. O zaman ne uc bes kilo kuru bakliyata ne avucunuza sikistirilan bir ac kurusa kanmaz olunuza devam edersiniz. Gorenlerde "yuru be kim tutar seni" der. Ama neyi neden yaptigini bilmeden sokaklara dokuluyorsan, ne amacin ne hedefin beliyse serseri mayindan farkin kalmaz. Sokaklara 3 degil 3 bin turbanli hatun da dusse hic bir sorun cozulmez. Cunku neyi neden istedikleri farkli. Biri basim kapali okumaliyim diyor, digeri basim kapaliyken de kabul goreyim diyor bir digeri rahat biraksinlar bizi diyor. Yazinizin ozunu anlayabiliyorum, ama bunu yapacak anayigitleri gormekte zorlaniyorum., Ben de bunu anlatmaya calisiyorum, ama nedense fazla akilci cozum uretemiyorum!! farkli atmosfer soludugumdan olsa gerek. Sevgiler..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 07.02.2008 15:06
Cevap :
Katkın için çok teşekkür ederim Sevgili Beyhan. Teşekkürle, sıladan selamla... MS  07.02.2008 17:51
 

çok fazla zamanım olduğu bir anda okudum bu yazıyı ve üstelik tavsiye üstüne... SAĞLAM, YÜREKTEN... kuvvetli bir kalem ve edebi dil.. mükemmel.. Sizde benim yorumumu sanırım çok hızlı okumuşsunuz ve anlatmak istediğimi anlatammaışım sanırım size. kadının ilk önce insan kimliğiyle yer alması gerektiğidir hayatta ve hayata bakış açısı önce ana olmak olmamalıdır. Önce insandır, yeri vardır ve bu yeri sağlamlaştıracak kadar kudretli olmalıdır... der benim yorumum... Yere çalınması gereken zihniyetlerin yanlışlığıdır ister erkek ister kadın...İyi ki varsınız, sevgili mehmet... Teşekkür ederim... sevgimle...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 07.02.2008 14:05
Cevap :
TEŞEKKÜR EDERİM SERAP HANIM, SİZ DE İYİ Kİ VARSINIZ... NÜANSLARIN NE ÖNEMİ VAR Kİ REJİMİMİZ DEĞİŞTİRİLİYORKEN... SEVGİYLE... MS  07.02.2008 14:50
 

sadece o anlık bitirir kavgayı... Bilirsiniz kan davası çok yaygındır o illerde.. nerde kaldı kadının yere çaldığı tülbentin kudreti o zaman. hangi kan davasını dururabilmiş yere çalınan tülbent. Kadın asıl kimlğini bulmadığı sürece ve hayata bakış açısını değiştirmediği sürece o tülbentler havada asılı kalacaktır. Bir erkeği ana yani kadın doğurur ve yetiştirir. Eğer kadın ana olmadan önce kadın olduğunu anlayabiliyorsa ... sağlam çocuklar yetiştirecektir. Kadın önce toplumda ne kadarım, ne kadar yer tutuyorum diye bir hesaplama yapmalı. YERE ÇALINACAK TÜLBENTLER DEĞİLDİR, yere çalınacak zihniyetlerdir. İster tülbentle , ister tülbentsiz yapmalı bunu kadınlar. Kadın başı tülbentli durmak istiyorsa durur... İstemiyorsa durmaz işte asıl mesele bunu halledebilmesindedir kadının... Yoksa meydanlara çıkıp başındaki tülbenti ya da turbanı yere çalmasında değil, kadın birey olduğunu kanıtlamalıdır diye düşünüyorum.... Soy isminiz kadar sağlam ve yürekten bir yazı... ESEN KALINIZ.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 07.02.2008 11:39
Cevap :
HIMM, galiba işinizin acele olduğu bir anda okumuşsunuz yazıyı. Yazının özü şunu söylüyor: Bu ülke politikacılardan çok çekti, bölündü, iç savaş yaşadı ve yine aynı şeyler politikacıların beceriksizlikleri ve katı erkeksi mantıkları yüzünden başladı, başlayacak gibi... Bu işi çözerse kadınlar çözer. Hele hele türbanlı olursa daha kolay çözer. Çünkü sözde mağdur olanlar onlar. Mağdur olmadıklarını televizyonda canlı canlı tüm ulusu gösteren 3 anayiğit çıksın, onların peşinden binlercesi gidecektir. Soruna karınca kararınca bir çözüm önerisi... Vaktiniz ve duyarlığınız için çok teşekkür ederim Serap Hanım, iyi ki varsınız. Selamla... MS  07.02.2008 13:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2857
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster