Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '19

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
192
 

Erkekler Aldatmalı mı?

Aile terapisti Dr. Susan Mandel, “Erkeklerin aldatmakla ilgili sorunları şu:  Erkekler kadınlar gibi ilişkilerde yapıcı ve iletişime yatkın değiller” diyor.
“Bunun sonucunda ise, ilişkilerinde yaşadıkları boşlukları dışarıda başka kadınlarla doldurmak istiyorlar. Çözüm iletişimde gizli…”

Bu yazıyı okuyunca şaşırdım doğrusu, erkekler üzerinde aldatma bir gereklilik sanki.
“Kendimi ifade edemiyorum, iletişim de kuramıyorum o zaman aldatmam kaçınılmaz.”
Gerçekten de iletişime yatkın değillerse başka kadınlarla iletişimi nasıl sağlayacak.

Yeni bir can, yeni bir kan iyi mi gelecek.
Bir yenisinde de aynı sorunu yaşadığı zaman diğerine mi geçecek.
Yani! Hayatı daldan dala atlayarak, arkasında bir sürü yaralı kalp bırakarak mı geçecek.
Peki! Bu geçişlerde düşme yaşamayacak mı?
Sorunların üzerini örtüp diğerine gitmek bir erkeğe ne kazandıracak?

Sadece erkeklerle bir araya geldiklerinde egolarını şişirecek hikayelerden ibaret olmak, ya da işler kendi kontrolünden çıkarak yuvasının dağılmasına kadar gidecek.
Gerçeklerinde hep bir arayış, pişmanlık ve kendisinden memnun olmama hali olacak.

Son günlerde erkekleri anlatan bütün uzmanlar, bir belgesel sunar gibi anlatıyorlar.
“Erkekler avcıdır, avlarını yakalamak için türlü türlü yalanlar söylerler, kendilerini olmadıkları gibi gösterirler. Amaçları tamamen avlanmak ve çiftleşmektir. Testosteronları, yani erkeklik ve iktidar hormonları fazla çalıştığı için aldatmaya çok yatkınlardır. Bir de çok eşli.
Beraber olduğu dişisi ona eski ilgi ve alakayı göstermiyorsa, hemen başka avlara çıkarlar ve kendilerini rahatlatmak için ona değer veren dişilerle beraber olurlar.”


Bir yandan dinliyorum, bir yandan okuyorum, bir yandan da gülüyorum bu olanlara.
Erkekleri getirdikleri son nokta; amaçları sadece çiftleşmek olan ve ihtiyaçları için yaşayan ruhsuz, aşksız ilkel insanlar.

Demek ki, aşk acısı çeken ve çektikleri acıdan dolayı geride bu kadar güzel eserler bırakan şairlerimiz, bestekarlarımız,  ozanlarımız çiftleşemedikleri için mi yazmışlar çizmişler. Bu kadar basit mi düşünmüşler yani?

Erkekler kadınlardan daha çok aşık olurlar ve acı çekerler bunu kimse bilmez.

Bugünün ilişkilerini düşününce; artık erkekler kadınlardan bıktılar.
Kadınları elde etmek o kadar kolay bir hal aldı ki, hatta onlar beğendikleri erkeğe kendileri teklif eder hale geldi. Bu durumda erkekler aşklarını yaşayamaz oldular.
Çünkü çokluk onların avlanmalarını kesti. Hiç peşinden koşturmadan, kapısına kadar kendi istekleriyle gelen kadınlara cinsellikten öte bir duyguyla bakamaz oldular.

Artık erkeklerin günahını almayın boşuna.) Biraz rahat bırakın kendilerine gelsinler, sizi elde etmek için çaba harcasınlar.

Eski şairlerimiz aşklarından ölüyorlardı çünkü kavuşamıyor ve büyük hasret çekiyorlardı.
Onun için de sevdaları çok kıymetliydi. Bir de günümüze bakın!
Her dakika deli gibi bir iletişim. Bir yerden kapasan diğer yerden  baş gösteriyor. 24 saat göz hapsi.
Kiminle görüştün?
Kimi araştırdın?
Kimi merak ettin?
Kimin paylaşımını beğendin? Kavga sebebi oldu.

Ayrılsan her yerden sil, resim kaldır, bağlantıları kes! Gitti bir gün.
İki taraf uzun yıllar ilişki yaşamış gibi yorgunluk içinde ayrılır. En uzunu 5 yılı geçmez o ayrı.)
Herkesin ilişkilerini gözden geçirip bir şeyler yapması gerekir.
Hayat sosyal medyadan ibaret değil.

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bir şiiri ile yazıma son veriyorum.

Belki aşkın güzelliğini ve sihrini anlarsınız.
Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi,
Aşktı o! Beni durup yenileyen,
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi,
Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen,
Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim,
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su.
Böyle ak pak olacağımı bilir miydim?
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu.
Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü.
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın,
Görsün prangalarım o doğacak günü,
Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın,
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni.
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni.

Aşkla kalın...

Belgin BAYKAL

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 135
Kayıt tarihi
: 12.07.14
 
 

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Mezunu Köşe yazarlığı, makale yazımı ve iletişim konusu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster