Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
490
 

Erkekler de Ağlarmış…

Havada asılı kalmış harfler topluluğu gibi boşluktayım sanki!  Bir rüzgar bekliyorum belki de esecek bir rüzgar ve o rüzgarla bir araya gelip sıralanacak kelimeler ve de cümleler olmayı bekliyorum…

Yoksa kışa gebe bir güzün doğum sancısı mıyım, ne? Sararıp, dallarından kopup düşecek yaprakların uçuştuğu parkta, yere düşmeyi bekliyorum belki de…

Ya da kar dolu kümülüs bulutları gibi yeryüzüne ulaşmak için sabırsızlanan kar taneleri miyim yoksa?

Zihnim karmakarışık, böyle zamanlarda hep böyle değil miydim zaten. Her ölüm haberi alınca böyle olmuyor muydum sanki?

Muhtemeldir ki ölümlerin beni bu kadar sarstığını kimseler bilmiyordu. Nasıl bileceklerdi ki? Söyleyememiş, hissettirmemiştim daha önce kimseciklere. Oysa ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilirdi ki?

Ruhumun sarsıldığını, karanlık dehlizlerinde dolaştığımı hissederim,  elimde makas, kırpıp kırpıp avuçlarıma doldurup havaya fırlatmak ve ondan kurtulmak isterim böyle zamanlarda…

Aslında ölümden hiç korkmam. Enteransandır ki tüm dostlarım ölüme karşı bu duruşuma şaşırırlar ama kendi ölümümü düşündüğümdeki bu dik duruşumu, sevdiklerimin ölüm haberini aldığımda sergileyemiyor olmam da ayrı bir paradoks…

Belki de her canlının bir gün öleceğini bilmeme rağmen hiçbir canlıya ölümü yakıştırmamamla alakalı olsa gerek diye düşünüyordu Cenk...

Cenk, savaş demekti. Dedesi koymuştu ismini, savaşçı mücadeleci manasında, çok seviyordu Cenk ismini, daha önceki iki torunu kız olunca bu ismi koyamadığına çok üzülmüştü.

Şimdi ise torun Cenk, dedesinin ölüm haberi almış olmanın üzüntüsünü yaşıyordu kendi iç dünyasında…

Henüz altı yaşındaydı, dedesi ona seslenmiş, çömelip kollarını açmıştı. Cenk’te dedesine doğru süratle koşmaya başlamıştı. Birden ayağı takılıp düşünce, dizlerinin ve ellerinin üstüne yere kapaklandı. Ellerinin içi ve dizleri yere sürtülmüş ve kanamaya başlamıştı. Acayip bir yanma ve acı hissediyordu. Torunun düştüğünü gören dede koşarak yanına gelmişti ki Cenk ağlamaya başlamıştı. Cenk ağlayınca, dedesinin yüzü asıldı “Erkekler ağlamaz, Cenk’ler ise hiç ağlamaz” dediğini dün gibi hatırlıyordu.

O gün bugündür hiç ağladığını hatırlamıyordu Cenk. Sanki ağlarsa dedesi üzülecekmiş gibi geliyordu. “Dedem üzülmesin.” Bu duygu yıllardır Cenk’in ağlamasına mani olmuştu. Sırf bu duygusundan dolayı babasının vefatında bile ağlayamamıştı Cenk.

Evin arka bahçesine bakan taraçasında, düşüncelere dalmış olan Cenk, annesinin sesiyle kendine geldi. “Cenk, oğlum, hava soğudu, hadi içeriye geçelim, üşütüp hasta olacaksın sonra” oğlunun böyle zamanlarda yalnız kalmayı tercih ettiğini bilen Saadet hanım, oğlunun içeriye gelmeyeceğini de bildiğinden elinde battaniye ile gelmişti.

11 sene önce yine böyle olmuştu. Cenk’in babası, Saadet hanımın kocası, Serdar dedenin oğlu Levent bey’in vefatı evde öğrenildiğinde, Cenk yine taraçaya çıkmış, tüm gece boyunca yalnız kalmayı tercih etmişti.

Saadet hanım elindeki battaniyeyi bırakıp, oğluna sarılıp ağlamaya başladı bir anda, annesi ona sarılıp ağlayınca Cenk’te ağlamaya başlamıştı. Sanki yıllardır içinde biriktirdiklerini boşaltırcasına hıçkırıklara boğulmuştu. Annesine sımsıkı sarılıp ağlayan Cenk’i, yine annesi teselli ediyor, saçına, yüzüne, alnına nereye denk gelirse öpücükler konduruyordu.

Dakikalar sonra sakinleşebilen Cenk, çok garip gelse de sakinleştiğini, düşüncelerinin berraklaştığını, az evvelki karmaşık duygularından sıyrıldığını fark etti. Şimdi kendini çok daha iyi hissediyordu.

Nerede okuduğunu anımsayamadığı o söz geldi aklına “Gözler yaşarmadıkça, gönülde gökkuşağı çıkmaz” bir zaman okuyupta geçtiği bu sözün ne kadar da kıymetli olduğunu şimdi anlayabildi…

Cenk, annesi Saadet hanımla birlikte taraçadan içeri girmek için ilerlerkenErkekler ağlamazsözünün ne kadar saçma bir söz olduğunun da farkına daha yeni varıyordu…

 

Mark Eliyahu'dan Through Me/Bana Doğru dinlemek için tıklayınız....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan olan ağlamalı,kadın erkek fark etmez.Ağlamak iç temizliği demektir.Erkeklere dayatılan bu ağlamamazlık durumu,içini boşaltamamanın çaresizliğiyle,kabalığı da getirir.Çok güzel bir öyküydü.Elinize sağlık.Saygı ve selamlarımla...

fisun gökduman kökcü 
 28.10.2019 9:20
Cevap :
Sizin de belirttiğiniz gibi ne yazık ki biz erkeklere dayatılan bir tabu bu Fisun Hanım… Biz erkeklerde bu durumun şiddete varabilecek bir sonucu olabileceğini dahi belirtmişsiniz. Şu an yazdığınız yorumunuzu okuyup, düşündüğümde evet çok doğru bir tespit. İnşaallah bu yorumunuzu okuyan hemcinsleriniz yetiştireceği evlatlarında buna dikkat ederler, okuyan hemcinslerim de bir durum muhakemesi yapabilirler. Sağlıcakla Kalın…  28.10.2019 12:00
 

Öneriniz üzerine Evengy Gringo'dan Jane Maryam'ı dinledim. Teşekkür ediyorum tam sevdiğim müzik türü. Tanımıyordum, iyi oldu. Özellikle de "Field" i çok beğendim. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 12.10.2019 15:23
Cevap :
Selamlar Mustafa bey, genellikle bilgisayardan okuma yaparken arka planda muhakkak müzik dinlerim. Size yorum yazarken o denk gelmişti:)) Sevmiş olmanıza sevindim. Sağlıcakla Kalın...  12.10.2019 18:30
 

Derinden hissedilen hüzün yaşanılırken öz ağlamayınca göz ağlamazmış değerli kardeşim, erkek veya bayan fark etmez ağlamakla hafifleyen ruha bir ferahlık gelir. Sıkıntı veren negatif hormonlar göz yaşlarıyla akar gider. Öz olarak ruh ve beden yönünden sağlıklı kalabilmek için hüznün yoğunluğunda ağlamalı, erkekler de ağlamalı, selamlar gönderiyorum kardeşime ve O'nun değerli ailesine...

Yurdagül Alkan 
 10.10.2019 10:45
Cevap :
Aleyküm Selam Ablacığım. ne kadar da güzel tamamlamışsınız bloğu, gönlünüze sağlık. Selamlar ve hürmetler bizden sizlere olsun. Sağlıcakla ve huzur dolu olun İnşaallah Ablam...   10.10.2019 19:51
 

Ölümden korkmam demişsiniz ben korkarım

Kerim Korkut 
 08.10.2019 20:54
Cevap :
:)) Ben demiyorum, Cenk söylüyor Kerim bey ama nihayetinde bu hayatta ölüm de varsa o kadar da büyütmemek lazım diye de düşünmüşümdür hep... Uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum size...  09.10.2019 0:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2267
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster