Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1049
 

Erkeklerde ve kadınlarda kadın korkusu

Erkeklerde ve kadınlarda kadın korkusu
 

Bir kaç saattir kafam kurcalanıyor... Okuduğum blok yazılarında garip şeyler olup, savaşlar çıkıyormuş meğer...

Daha önce yazmak istediğim ama geçiştirdiğim ayrı bir konu daha vardı: Özgür Kadın Heykeli'ne yapılan saldırı...

Eeee o zaman birleştirelim dedim kendi kendime. Bir de Ayda arkadaşa okumak anlamadıktan sonra bir işe yaramazı kafama dank dedikten sonra buradan söyleyeyim bari dedim...

Önce neden bir kadın özgürlüğünü temsil eden heykele saldırılır ona bakalım:

Yanlışlıkla kadınlar özgür olurlarsa yaşanan dünyanın düzeni bozulacaktır da ondan... Erkekler kadınları kendi köleleri şeklinde kullanamayacak, hayat içerisinde daha fazla çaba göstermek durumunda kalacaklardır; bir kadınla sağlıklı bir şekilde beraber olmak için emek harcamak zorunda kalacaklardır ve artık bir çok iş şiddetle çözülemeyecektir... Beraber oldukları insanı mutlu etmek için uğraş vermek durumunda kalırken kendi fiziksel mutlulukları için başka bedenler peşinde fütursuzca gidemeyeceklerdir... Artık dışarıda çalışıyor olsa da, evde oturuyor olsa da; eve geldiklerinde köleleri bekliyor olamayacaktır artık... Kadınlar özgürleşirlerse kadınlığı bırakıp "insan" olacakları için, erkeklerde erkek olmayı bırakmak zorunda kalacaklardır... İki insan, insan gibi ilişkiye gireceklerdir o zaman...

Bir de işin diğer tarafında yaşadığı rollere fazla alışmış ve geride kalıp çaktırmadan iktidarı elinde tutan kadınlar olacak ve kadınların özgürleşmesine önce onlar karşı çıkıp kendi hayatlarının garantisini almaya çalışacaklardır... Küçük kadın oyunlarıyla beraber oldukları erkekleri ellerinde tutma çabasında olan kadınlar... ve onlar özgürleşmeye kalkan diğer kadınların üzerlerine gideceklerdir, rahatları bozulmasın diye... Evlenilecek kadın, gezilecek kadın ve daha bir çok kadın modellerini, kadın olarak ortaya süreceklerdir... Kurallar koyacak ve bekar kadın şöyle, evli kadın böyle diyeceklerdir... Esasında çok bir şey de düşündükleri için olmayacaktır bu; rahatları bozulmasın ve zor bela edindikleri "statü" kaybolmasın yeter...

Daha önce bir kadın yazar ve şarkıcı, sinema sanatçısı, tiyatro sanatçısı ve daha bir çok şey olan bir başka kadın arasında geçen bir tartışmada herşey olan kişi, "onu evlenmeye layık bile görmemişler" diyebilecekti bu statü kaybetmeme meselesi üzerine... Üstüne üstlük kendisi gibi olan başka kadınlar ve doğal olarak televizyonlardaki kadın programları aracılığıyla bu garipliği diğer kadınlara da dayatmaya çalışacaklardı...

Kendi hallerinden memnun olan erkekler ise kadınları kadınlara kırdırtabilmenin rahatlığıyla hem enerji tasarrufu yapabilecekler ve arttırdıkları bu enerjileriyle heykellere; evden kaçan, kocasını terk eden kızlarına saldırabilecek hatta fazla enerji birikmiş ise onları öldürebileceklerdi... Daha önce bir yazımda belirttiğim gibi diğer kadınların diğer erkekler tarafından üstü kapalı tehditle baskı altına da alınabilmesi üzerine...

Bir toplumun kurtulması, kadınlarının kendilerini kurtarabilmesi ile olur ancak... Ama bir bakın dışarıya, kadınların esir alındığı yaşam formlarını gene en ateşli şekilde kadınlar savunuyor... Bir toplumun yok olması da işte böyle kadınlar tarafından sağlanabilir ancak...

Yani artık kadınların kendilerindeki gücün farkına varması ve kendileri için doğru dürüst bir şeyler yapması gerekiyor...

Bekliyoruz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eskiden Türklerde kadınların daha fazla hakkı vardı. kağan yokluğunda kurultaya başkanlığı hatun yapardı. kadınlar, erkeklerle beraber savaşa katılırlardı. tecavüzün cezası idamdı. vs.

Serkan Dilek 
 09.03.2007 9:33
Cevap :
Kadınlarla erkekler aynı yerde yıkanabilirlerdi vs... Daha fazla hakkı vardı yerine direkt olarak anaerkil yapı vardı, aslolan kadındı demek gerekiyor...  10.03.2007 17:21
 

Yazınla beraber tüm yorumları da okudum onları tekrarlamamak adına bir başka pencere açmak istiyorum. Acaba diyorum, tamam kadınlar eziliyor da, ki; " bir gıdım özgürlük uğruna hepsini fazlasıyla yaşamış bir kadınım" acaba bu eylemin altında ta en tepeden gelen, zincirin bir etkisi varmı, varsa ne kadar sana göre. Günü geliyor tüm bunların bilincinde olduğumuz halde bizde çocuklarımıza dayak atabiliyoruz. Daha güçlünün güçsüzü ezdiği bir zincir. Herkes cebine ve konumuna göre bir altındakini ezme hakkını kendinde görüyor, görebiliyor. Özetlersek erkeğin dışarıdaki, iş yaşamındaki gerçeğinin, evin içinde estirdiği terörle ne kadar bağlantısı var. Teşekkürler, sağlıcakla kal.

Ayrıntıda gezinmek 
 01.02.2007 13:44
Cevap :
Güçsüzün güçlü tarafından ezilmesi direkt olarak aşağılık kompleksinin karşı taraf üzerinde giderilmesi... Çocuklara dayak atarak başlıyor zaten bu durum... Ben büyüyünce söylemi de gelecekte olacakların yerleşmesine sebep oluyor... bu durum değişmez bir şey değil ama... Kişilik değişmiyor ama gelişiyor, eğer istenirse... Erkek açısından bu aleni yapılan bir şey... Kadın açısından ise her şey saman altından yapılması bir şekilde öğretildiği için daha farklı gelişiyor ve kendi olumsuz konumuna diğerlerini çekmeye çalışma ile kendisini gösteriyor... (erkeklerde bu durum gene gözleniyor ama daha farkında olunmayan bir şekilde... Sevgiyle...  02.02.2007 12:12
 

"Kadınların esir alındığı yaşam formlarını gene en ateşli şekilde kadınlar savunuyor" tespitinize yüzde yüz katılıyorum, onların kendileri için bir şeyler yapmaları gerektiği muhakkak ama ben bunu şimdiye kadar hiç bir kadına doğru dürüst anlatamadım. saygılar

Matilla 
 23.01.2007 18:56
Cevap :
Öğretilmişleri değiştirmek zor olduğu için... Kendi yaşantısındaki sıkıntıyı kendisinin fark etmesi gerekiyor kişinin... yoksa gözüne de sokulsa görülmüyor... Sevgiyle...  24.01.2007 1:06
 

Ne kadar güzel bir bakış açısı hatta ötesine giden güzel bir düşünce; insana insan gibi davranabilmek ve kendine saygı. İhtiyaçlar sıradizinine bakıldığında ise son sıra da. Ego elinde tutmuyor mu(?)hakimiyeti karnını doyuramadan ne sevgi ne de saygıyı diyor beyni felç ederek.. Kokuşmuş insan resimleri tüm gerçekliğiyle çarpmıyor mu(?) yüzümüze.. (Hem de her köşebaşında) Sevgi ve saygıyla.

SIBEL 
 18.12.2006 10:23
Cevap :
Ego hakimiyeti ve karnını doyurmadan sevgi ve saygı??? Kokuşmuş insan resimleri tüm gerçekliğiyle çarpar yüzümüze... Doğru... Ama bu statülerle belirlenmiş, diplomalarla süslenmiş dayatılan hayatlar için doğru... Benim de egom az şişkin sayılmaz, üstünlük çabasında olanlar karşısında... Dışardan bakıldığında düşmüşler olarak bilinen insanların yanına gitmek gerek gerçek insana saygı için... Mahallelerin şarapçıları iyidir bunun için... Her konuda bir bilgi ve asla üstünlük çabası olmayan ilişkiyi orada yakalarsın... O zaman ne köşe ne de başı... Sadece insan... Sevgiyle...  19.12.2006 0:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1867
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster