Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Erkeklere bir tüyo daha!

Şimdi, efendim, ara-sıra ikili ilişkiler üzerine ahkam kesip, tüyolar veresim tutar; diyeceksiniz ki neye dayanarak? Vallaha yalnızca kendi deneyimlerime dayanarak!

Gerçi “Kelin merhemi olsaydı kendi başına sürerdi” durumu var tabii ki; lakin iki koca boşamış kadının da deneyimlerini önemsemek gerekir yani diye de düşünmekteyim ki sizlere böyle tüyolar falan vermekteyim!

Efendim, biz kadınlar genellikle sıkıntılarımızı en yakınlarımız ile paylaşırız.

“Eee, erkekler de böyledir” demeden, lütfen lafımın sonunu bekleyin…

Biz kadınlar sevdiğimiz erkekleri öyle bir merkezimiz haline getiririz ki, en yakınımız, enin eni yakınımız o olur; hal böyleyken ille de ona anlatmak isteriz; başkaları kesmez yani!

******

Bizim sıkıntılarımız çok çeşitlidir; öyle para, sağlık, iş, sevgi, güven, evlilik gibi ana başlıklara sığdırılamaz ki ne sığdırmaya ne de sınırlamaya kalkışmamanızı şiddetle öneririm!

İyi midir, kötü müdür, tam olarak tanısını koyamadığım bir durumdur, ancak peşinen kabul etmekte yarar var ki: Kadınlar çok detaycıdır, öyle işler beyinleri… Erkeklerin ise neden ve sonuç üzerine kurgulanmış beyinleri…

******

Biz kadınlar ille de yaşadığımız şeyleri o en ve en yakın bulduğumuz yaşamımızın merkezindeki adama anlatmazsak asla genlerimiz ile uyum sağlayamayıp huzur bulamazsak, o adam da genleri itibari ile tepki veriyor.

Güzel bir şeyde sevinse de, altında bir hıyarlık arıyor, mesela…

Biz bu duruma aslında çok bozuluyoruz!

Neyse…

Güzel durum ayrı bir konu olsun, aklıma düştüğünde bilahare yazarım, sıkıntılı konularla ilgili bugünkü tüyomuz zira!

******

Biz kadınlar yalnızca, inanın “yalnızca” paylaşmak istediğimizden, anlatmak istediğimizden anlatıyoruz canımızı sıkan şeyleri!...

Siz erkekler ise “Soruna çözüm bulma” dürtüsü ile harekete geçiyor, şöyle, böyle yapmalısın gibi öneriler getiriyorsunuz ya!

Hah işte! Aslında bizim istediğimiz bu değil!

Biz yalnızca anlatmak istiyoruz o anda!

Sizin o andaki önerileriniz bıçak gibi saplanıyor aslında yüreğimizin tam ortasına!...

Ne biz tam olarak üzüntümüzü, sıkıntımızı paylaşabiliyoruz, ne de siz koruma, kol kanat germe ve sorunu kökten çözümleme hazzını yaşayabiliyorsunuz!

******

Sevgili erkekler, sizi seven kadınlar sıkıntılarını anlatırken, inanın, yalnızca anlatmak istedikleri için anlatıyorlar.

Sizin kökten çözüm önerileriniz o yüzden çıldırtıyor; o yüzden daha fazla kırılıyor sevdiğiniz kadınlarınız…

Aslında sizin de genlerinizde bu var, ben biliyorum, ama sizi o çok seven kadın henüz bilmiyor; zira yaşı pek genç…

Yalnızca dinleyebilmeyi başarırsanız, karlı çıkarsınız, benden söylemesi…

Bir anahtar cümle var: “Senin için ne yapmamı istersin?”

Bir de anahtar hareket: Anlatırken elinizin içine elini alınız…

******

İlk kocam, henüz sevgiliyken, sıkıntılı bir şey anlatırken sesim titrer titremez omzuna yatırır ve “Ağla, hadi ağla, açılırsın…” derdi… Anında ağlamam kaçardı! Yarım kalırdı, kalanını yanında değil, evde tamamlardım. Muhtemelen o ağlamamı durdurduğu için sevinir, kendiyle gurur duyardı, oysa ben sinirden iki taşım daha fazla ağlardım!

******

Bir de saç okşama işi var!

Her kadın saçı okşansın ister; öyle poposunun okşanmasından falan pek farklıdır, şehvetin değil de sevginin göstergesidir ki, her kadın özünde bilir ki sevgisiz şehvet ile yaklaşan her erkek için yalnızca bir konu mankenidir…

Saç okşamak da ayrı bir maharettir!

Öyle saçlarını karıştırırsanız kadının, sinirleri zıplar!

O kadın kim bilir kaç saat harcamıştır istediği şekli verebilmek, size pek güzel gözükebilmek için!

Demem o ki; usul usul okşayın, hoyrat bir karıştırma ile sinirlerini zıplatmayın!

Sizin onu o en doğal hali ile beğendiğinizi henüz bilmiyor çünkü; o yüzden çok emekler harcıyor, masraflardan kaçınmıyor… Bir hareketiniz ile emeklerini heba etmeyin derim…

******

Her iki tarafın da derdi sevdiği için bir şeyler yapmak, lakin bunu anlamak için ille de çok fırın ekmek yemek, çokça düşünmek, fazlaca yaşam içinde örselenmek falan gerekiyor…

Neyse…

Bir kadın kolayca yardım ister sevdiği, güvendiği adamdan… O nedenle, eğer “bana bir yol göster” demiyorsa, yalnızca dinleyin ne olur…

Gerçi, “sorunu çözümlemezsek dön dolan aynı muhabbet olacak” diye de düşüneceksiniz siz erkekler, tahminen, siz de pek haklısınız da, yine de bu konuda sizler daha başarılı olacaksınız gibi geliyor bana, neden ve sonuç ilişkisine kafanız bize oranla daha fazla bastığına göre!...

Sonuçta, kim istemez ki sevdiği kadın-adamla mutlu-mesut yaşasın?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kadar iyi bir özet yapılamazdı gerçekyen. kutlarım.

ahmet er 
 29.08.2011 13:22
 

Hayat kisa ve erkekler daha da kisa yasiyorlar. Akli olan filipinli bir kadinla evlenip bu tür dertlerle ugrasmaz. Melek gibi güzel ve bir o kadar da iyi huylular. Ben de defalarca bosanmis biri olarak bunu söylüyorum: Ugrasmayin avrupali ve türk kadinlarla. Feminist bunlar. Es olmaz bunlardan. Ömrünüzü kisaltir bu kadinlar...

Eren Sonar 
 29.08.2011 11:30
 

Her kadın ifade edemez öyle içindekileri. Erkekler gel şuna bir çözüm bulalım, ama bunu çözmeliyiz tarzı şeyler söyledikçe iyice deli olur hatunlar. Aslında şöyle bir şey var, kadınlar sevdikleri erkek sırf onlar söylediği için bazı şeyleri kabul etsin (ya da kabul ediyormuş gibi görünsün) isterler. Bunun psikolojisinin neden kaynaklandığını bilmiyorum ama bu böyle. Bu yazı hepsine bir cevap niteliğinde olmuş, çok hayat kurtarabilir =D Kaleminize sağlık sayın Gülgün Karaoğlu.

Aysen Akçay 
 29.08.2011 2:33
 

Bırak birlikteliğinde mesafeler kalsın...cennetin rüzgarları aranızda essin:)

Mehmet Yaman 
 28.08.2011 23:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1275
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster