Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
256
 

Erkeklerin efendisi kadınları sevdi

Cinsiyet; gece ve gündüz gibi kimlik verdi canlılara. Kadın ve erkek diye bölündü insanlar. Erkek ve dişi diye sınıflandırıldı hayvan dostlarımız. Hatta eşyalara bile ad oldu "topraklı erkek fiş" gibi.
Kadın ve erkek birlikte paylaştık ve paylaşmaya da devam ediyoruz hayatı. Bitkilerin güzelliği eşliğinde, tabiatın doyulmaz nimetleriyle.

Geçmişten günümüze taşınan kültür sofrasında bazen kadın, bazen de erkek baş köşeye oturdu. Kimi toplumlarda erkek  kiminde ise kadın egemen bir düzen oluştu.
Ne canlar aldı kadınların gözleri, ne kanlar döktü erkeklerin kılıçları ama hep bir noktada keşişti kadın ve erkek. Onlar bir elmanın iki yarısı bazen de kabuğu veya çekirdeği bile olamadılar. Evvel zaman içinde kadın, kız çocuk dünyaya getirince hiç acımadan bebeğinin yaşam hakkı elinden alındı. Doğum yapamayan kadın bereketsiz topraklara benzetildi. Onun da bir ruhu ve yüreği olduğu göz ardı edildi. Üstelik sağlık sorunu kadının mıydı yoksa erkeğin miydi diye sorgulanmadan.

Bazı meslekler sadece erkeklere layık görüldü. Kadınların asla yapamayacağı düşünüldü. Fakat zaman içerisinde kadınlar da farklı kulvarlarda yol aldılar ve başarılara imza attılar. Bir şekilde hayatı eşit olarak paylaştılar. Birbirlerinin yükünü aldılar.
Kadın ve erkek birlikte ise tek bir isim uygun gördüler tanımlamak için. Bazen ateş ve baruttular yan yana durmaları sakıncalı olan.
Parklarda, sokaklarda el ele gezenlere; çifte kumrular, birbirlerine sevgi dolu gözlerle bakarak sohbet edenlere; muhabbet kuşları, ilerleyen yıllarda ise beraber yaşlananlara edi ve büdü tamlamasını yakıştırdılar.
Aşk; kadın ve erkeği bir yüreğe gönüllü veya gönülsüz hapsetti. Edebiyatımızda gül ve bülbül olarak sevdalarını anlattılar birbirlerine. Şarkılarda bir fidanın güller açan dalı oldular. Bazıları da beraberliklerini bir kafes gibi gördü ve özgürlüklerine kanat çırpmak istedi.

Eros'un okları isabet etmedi bazen yüreklere. Melankolik aşklar yaşadı kimileri. Kara sevdalara tutulup aşklarını dile getiremeyenlerin acılarını işittik pek çok şairin mısralarında.
Birbirlerini delice seven bütün kadınlar Aslı, Şirin, Leyla, erkekler ise Kerem, Ferhat ve  Mecnun'du.
Bazen de kadının adı yoktu. Kimliği de. Kadın, erkek  toplum olarak çok üzüldük onlara. Özellikle de şiddete, tecavüze ve haksızlığa maruz kalan o her biri çiçek kadar narin kadınlarımıza.
Erkek çocuklarını okutup kız çocuklarını okutmayan, mirasını kızına hak görmeyen zihniyetlere savaş açtık kardelenlerimizle, kanunlarımızla.  
Bir şarkıda geçtiği gibi "ne seninle ne de sensiz" kadın ve erkek ne birbirlerinden kopabildiler ne de bir arada çok uyumlu olabildiler. Ama önce çok sevdiler birbirlerini deliler gibi.
İyi günde kötü günde birlikte uzun yıllar yaşayanlar ve bir yastıkta kırk yıl geçirenlere hep imrenildi. Çünkü hem kolay hem de zordu iki farklı dünyanın bir arada ilk günkü sevgiyi koruyarak, yaşayarak yaşlanması.
Oysa kadın ve erkek minicik bir  bebek olarak dünyaya geldiler. Büyüdüler. Kimi yalnızlığı seçti veya kısmet olmadı evlenmedi. Kimi de evlendi sevdiğiyle.  Biri; sabırlı, merhametli, sevgi ve güzellik dolusu ana, diğeri dağlar kadar güçlü, kuvvetli, gölgesi bile çocuklarına yaşama sevinci veren baba oldu.

Dünya tek renk olsaydı bu kadar güzel olur muydu? Düşünün bir kez başınızı çevirdiğiniz her yerde sadece kadın olsaydı ya da sadece erkek... Bence Allah her şeyi olduğu gibi kadın ve erkeği de boşuna yaratmadı. Belki de tabiatın dengesiydi bu.
Kadınları ve erkekleri anlatmaya sayfalar yetmez. Kısaca diyorum ki kadın ve erkek bazen dost, bazen sevgili, bazen eş her ne şekilde olursa olsun hayatın en güzel renkleri.  Olaylara, hayata kadın ve erkek gözüyle bakışlarımız farklılıklar arz etse bile ortak noktalarda buluşmak çok güzel.
Kadının fendi erkeği yendi mi yoksa yenmedi mi bilinmez ama erkeğin efendisi kadını hep sevdi. Kadını da erkeğini.

Aysel AKSÜMER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yorum yok:)))

Adem Güngör/FETHİYE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ 
 04.11.2012 18:18
Cevap :
Merhabalar Adem Bey. Güzel bir gün dileğiyle. Teşekkürler.  05.11.2012 10:02
 

güzel bir bilançolaştırma.... Yine de kadın ve erkek büyük birer muamma!

ad yok 
 04.11.2012 16:25
Cevap :
Merhabalar Aziz Bey. Öncelikle güzel düşüncelerinizi sunduğunuz için teşekkür ederim. Size katılıyorum. Kadın ve erkek konusunda mutlaka söylenmemiş bir şeyler vardır diye düşünüyorum. Farklı dünyalarız ama gece ve gündüz kadar iç içeyiz. Akrep ve yelkovan kadar yakın veya uzağız. Ama iyi ki varız.   04.11.2012 18:11
 
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 461
Kayıt tarihi
: 22.03.10
 
 

1966 doğumluyum. Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. Iki çocuk annesiyim. Edebiyatın hep okuyucu t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster