Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
291
 

Erken genel seçime doğru

Geldik en kritik güne... 11. Cumhurbaşkanlığı seçimi için bugün mecliste oylama yapılacak. ANAP milletvekillerinin tavrı herkes tarafından merak ediliyor. Son 2 gündür inanılmaz kulisler yapılıyor. Eski cumhurbaşkanı Sayın Demirel de bu kulis yapanların içinde yer alıyor. Yaşı bir hayli ilerlemiş olmasına karşın Sayın Demirel'in hala politika içinde yer alması bana çok ilginç geliyor. Türkiye'nin istikrarsız günlere gelmesinde en önemli etkenlerden biri yaşlı politikacıların, politika sahnesinden çekilmemesi olmuştur bana göre. Tüm dünyada global ekonomi varken, tüm politikalar bu doğrultuda yapılırken hala eski kafalı politikacıların siyaset sahnesinde yer alması bana göre demokrasimizin bir ayıbı. İşin ilginç tarafı yeni nesil politikacılarımızın politaları eskilerde kalmış siyasilerden fikir alıyor olması. Zaten Türkiye, bu eski kafalı siyasetçiler nedeniyle bugünlere gelmedi mi?

Düşünebiliyor musunuz, önceki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi kaç aday vardı, şimdi kaç aday var? CHP, AKP'den bir Cumhurbaşkanı çıkmasın diye elinden geleni yapıyor ama kendisi bir aday gösteremiyor!!! Türkiye'nin en önemli mevkii için sadece 2 aday var. Bunlardan biri de "kimse aday çıkmadı demesin, başka bir aday çıkarsa adaylığımı çekerim" diyen bir siyasetçi. Türkiye'nin vahim durumunu siz değerlendirin artık.

Gelelim en kötü senaryoya. ANAP, bugünkü ve sonraki oylamada yerini almazsa, Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasa Mahkemesi'ne taşınırsa ve buradan da 467 şartı nedeniyle iptal kararı çıkarsa Türkiye'yi erken genel seçimler bekliyor. Dikkat ediyorsanız Abdullah Gül olası bu durumda erken genel seçim olur derken hiçbir tedirginlik yaşamıyor. Bu taktir edilecek bir durum. Aynı zamanda da çok ciddi olarak üzerinde düşünülmesi ve politikalar üretilmesi gereken bir davranış tarzı. Şimdi kritik bir soru soralım...

Abdullah Gül ve AKP'li yöneticiler erken genel seçimlerden bahsederken neden bu kadar rahatlar? Benim düşünceme göre AKP karşıtlarının şu anda uyguladıkları politikaları seçimler öncesinde kendi lehlerine çevirecekler ve bunun rahatlığı içindeler. Peki nasıl bu kadar rahat olabiliyorlar?

Erken genel seçimler sadece partilere yönelik bir seçim olmayacak. Hatta artık bu seçim Türkiye'yi yönetecek bir siyasi iktidarı belirlemeyecek, Türkiye'nin başındaki Cumhurbaşkanını belirleyecek bir seçim olacak. Yani olası seçim artık bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. AKP, elindeki güçlü Abdullah Gül kozunu erken genel seçimde çok iyi değerlendirecektir. AKP, seçimi Cumhurbaşkanını belirleyecek bir seçim olarak gösterecek ve toplumun büyük kesiminin sempati ile baktığı Abdullah Gül ismini kullanarak genel seçimlerde kararsız kesimin oylarını kendisine çekecektir.

Bizim insanımız çok duygusaldır. Özellikle de Anadolu'da ve kırsal kesimde yaşayan kesimimiz. AKP, şimdi erken genel seçim öncesi bu bölgelere propaganda için gittiğinde ne diyecek biliyor musunuz?
"Bakın, biz herkesin sempati ile yaklaştığı bir aday belirledik. Oysa sırf eşimizin başı türbanlı diye, ya da dini inançlarımız nedeniyle bize karşı cephe alındı. Gerek ANAP ve DYP gerekse CHP sizin sempati ile yaklaştığınız bir adayı seçtirmemek için bin türlü yol denedi. Sizin seçtiğiniz ve mecliste çoğunluğu oluşturan milletvekilleri, bin türlü oyunla sizin adayınızı seçemedi. Sadece biz değil, halkımız olarak siz de mağdur durumdasınız. Seçimde Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül'ü destekleyin ve bize (size) karşı işbirliği yapan bu gruplara gerekli dersi verin"

Evet aynen bunu söyleyeceklerdir AKP'nin kurt politikacıları. Sonuç mu? Parti seçiminden ziyade bir Cumhurbaşkanı seçimi ve en güçlü aday olan Abdullah Gül'e karşı kuvvetli bir aday olmadığı için seçimin sonucu şimdiden belli diyebilirim. Abdullah Gül'e karşı çıkabilecek kuvvetli bir aday kim olur sorusunun yanıtına gelince. CHP, bu konuda büyük ihtimalle eski ordu mensubu bir aday belirleyecektir. Çünkü bizim insanımız ordumuza da büyük sempati besliyor. Diğer yandan siyaset ile askeri yönetim birbirlerinden çok farklı konular. Siyaset, çok ince bir çizgi üzerine kurulu sistemdir. Askerler ise disiplin üzerine sistem kurarlar. Cumhurbaşkanlığı mevkii, disiplin değil ince siyaset ister. Bundan 10-15 yıl öncesi olsa aday olarak eski bir asker aday olarak çıktığında hepimiz desteklerdik. Ama artık insanımız birçok şeyin farkında. İnsanımız artık istikrar arıyor. Türkiye, kim ne söylerse söylesin son 4, 5 yılda güzel bir grafik yakaladı. AKP'ye olumsuz yaklaşımın tek nedeni bana göre dini siyasete karıştırdıkları ve kadrolaşma yaptıklarına dair yaygın inanç. Bunun dışında AKP'yi desteklesin veya desteklemesin herkes ülkede bir istikrarın olduğuna dair hemfikir.

Sözün özü şu ki; olası bir erken genel seçimlerde ben AKP'nin kurnazca bir politika izleyerek halkı Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklayacağını, erken genel seçimin ülkeyi yönetecek partiyi değil cumhurbaşkanını seçecek bir seçim olduğuna inandıracaktır. Bana göre bu politika özellikle Anadoluda çok ciddi oy getirecektir. AKP tek başına iktidar olur mu diye sorarsanız kuşkuluyum. Ama en azından normal seçimlerde alamayacakları oy potansiyeline bu yolla ulaşacaklarından hiç şüphem yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı ilk okuyan kişi olunca hadi ilk yorumu yapan da olayım dedim. Söylediklerinizin çoğuna katılıyorum. Sonuç olarak erken seçim olursa AKP daha da güçlenir, erken seçim olmasın bu iş bugün bitsin diyorsunuz herhalde... Ya da böyle bir sonuç çıkarsa, ben dememiş miydim demeye hazırlıyorsunuz.

Ahmet YILMAZ 
 27.04.2007 10:43
Cevap :
Merhaba Ahmet bey. Yorumunuz için teşekkür ediyorum öncelikle. :-) Erken seçim olması taraftarı değilim demiyorum. 3 ay önceden bir seçim olması bence erken seçim sayılmaz. Ancak erken seçim olursa Kasım ayı gözönüne alınarak yapılan hazırlıklar bütçeye ek masraf getirecektir. Taktir edersiniz ki bir seçim için harcanılan paralar çok ciddi rakamlar. Bu yılın bütçesinde buna ayrılan bir para olmaması bütçeyi olumsuz yönde etkiler düşüncesindeyim. Ben dememiş miydim? sözüne gelince. Keşke hiç böyle birşey söylemesem. Keşke Türk demokrasisi kazansa. Ben söylediğim her sözün altında ezilmeye razıyım. :-) Yorumunuz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  27.04.2007 14:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2733
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

On yıldan fazla süredir reklam ve halkla ilişkiler sektörü ile internet ortamında medya sektöründe h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster