Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
591
 

Erken seçim kapımızda

Tekrarlıyorum, erken seçim kapımızda..

Türkiye’de artık ok yaydan çıkmıştır.

“Kürt açılımı “ sözü rahatsızlık verdi.

Hemen çark ettiler..

Bu açılımın yapılabilmesinin en temel şartı bir şekilde dağdakilerin indirilmesidir.

Bu olmadan terörün bitmesi ve tam bir açılım mümkün değildir.

Bu da nasıl olur, afla. Canilerin affıyla..

Ancak seçimden önce bir af imkânsızdır.

Bu tartışmaları 2011’in temmuzuna kadar uzatmak ise yıpratıcıdır. İktidarı yer, bitirir.

Onun içindir ki Ak Parti açısından bir erken seçim yapıp bir dahaki hükümetle bu işin üzerine gitmek daha akıllıca iştir..

Sayın okurlarım;

Dikkat ederseniz Türkiye’nin temel meselesi ekonomi olmasına rağmen biz son yıllarda hiç ekonomiyi tartışmıyoruz. Sanki ekonomimiz iyi yolda..

İlk defa bu yerel seçim sürecinde muhalefet ekonomi konuştu, oy aldı.

Her ne kadar son günlerde iktidar yanlıları, dipten döndük, çıkıyoruz, çıkacağız dese de dünyada ki ciddi krizlerin tarihlerine baktığımızda bu krizlerin tüm etkilerinin bir seçim döneminde ortadan kalkmadığını görülmektedir..

Süreç uzadıkça da ekonomideki olumsuzluklar artar.

Ak Parti il kongrelerini tamamlamış, büyük kongresini yapmış, büyük bir ihtimalle Türkiye’yi erken seçime götürecek kadrolarını belirlemiş bir partidir. Seçime hazırdır..

Hâlbuki ana muhalefet partisi il kongrelerinin startını daha geçen hafta vermiştir. Her zamanki gibi geç kalmıştır.

Son günlerde öğreniyoruz ki IMF vereceği parayı artırmış, 45-50 milyar dolar civarında bir para konuşulmaktadır.

Ben bu para ile, geçici bir yalancı baharın yaşanabileceğini ve bu gazla da iktidarın, halkın ağzına bir kaşık bal verip, 2010’da seçime gitmek isteyeceğini düşünüyorum.

Seçime kazanacağız diye gidilecektir, ama bence böyle olmayacaktır. Çok oy kaybedeceklerdir..

2002-2008 arasında insanlar genel olarak hayatlarından memnun.

“Ancak 2008 yılı ocak ayı sonu itibarıyla bir kırılma oldu.

Bakın, daha küresel krizin patlamasından yedi-sekiz ay önce

Türkiye’deki yoksulluk durumunda bir artış başlıyor.

Şimdi bu işsizlik, aşsızlık hâlâ devam ediyor.

İnsanların çoğunluğu temel meselesi olan aş, iş ve yoksullukla ilgili iktidarın bir şeyler yapamadığını düşünüyor.

O nedenle “Eskiden geçiniyordum, şimdi geçinemiyorum” diyen insanlar seçim günü yaklaştıkça iktidarı cezalandırma eğilimine girecektir. Bu açıkça görülüyor..

Geçmişte bunu çok gördük.

ozcanvural1933@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bildiğiniz üzere IMF, Dünya Bankası ve Rating Kuruluşları ülkelerin maliye sırlarını, merkez bankası rezervlerini, tüm varlıklarını ve zenginliklerini bir gizli kamera gibi en ince detaylarına kadar görme, bilme ve ona göre o ülkeleri sömürme stratejilerini daha sağlıklı oluşturma araçlarıdırlar... Fakat 1980'lerin sonlarından sonra daha başka bir gizli misyon yüklenmiştir. O da şudur: Sömürülecek veya etkisiz bırakılacak bir ülkenin yönetimine AB-D yanlısı politikacıları veya diktatörleri getirmek. Bunun için de o ülkeye IMF kredileri vermek ve fakat yeşil dolarları sözleşmede yazıldığı yerlerde değil, iktidarın oyunu arttırmasını ve bir kukla olarak hayatiyetini sürdürmesi için seçim yatırımlarında ve AB-D şirketlerinin yararına olacak biçimde harcaması için teşvik etme gibi bir yol izlerler. Bence eğer AB-D bu hükümetin bir dönem daha başta kalmasını istiyorsa, sözü edilen 45 milyar doları 2010 bütçe taslağı hazırlanmadan önce verecek ki, bu para erken seçimde kullanılabilsin! Sygyl

Mehmet Sağlam 
 01.11.2009 17:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 452
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster