Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
699
 

Erken seçim sonrası koalisyon...

Erken seçim sonrası koalisyon...
 

AK Partinin Kürt Açılımı diyerek başladığı sonra, Demokratik Açılım ve en son Milli Birlik Projesi olarak değiştirdiği gündemin birinci maddesinde geldiğimiz nokta ürkütücü.

Son geldiğimiz duraksamada yazılan, çizilenlerden hareket edersek ürkmemiz için her şey var. Özelikle muhalefet liderlerinin kullandıkları dil ürkmenin ötesinde korkmayı gerektirecek nitelikte.

Sokağa indikçe bu dil giderek sertleşiyor. Hepten umutsuz bir durum sergiliyor. Ötekileştirme, ayrışmaya doğru gidiyor izlenimi veriyor.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Herkesin bildiği gibi, başlangıçta daha olumlu ve iyimser bir hava vardı. Farklı kesimlerden gelen eleştiriler olmakla birlikte umutlu olmak için her şey mevcuttu.

Öncelikle adlandırmasında sıkıntı yaşandı. Bunu bir izledi. Her şeyden önce; AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük düşü olarak bize sunulan bu “açılım, ” çok geçmeden Devlet Projesi oldu.

Adlandırmada yaşanan sıkıntıya, projenin kimin olduğu eklendi. Kapsamı ve içeriği bir türlü açıklanmadı. Böylece “açılım” adsız kaldığı gibi sahipsiz de kaldı.

Üstelik içeriği açıklanmayan, bilinmeyen bir “açılım” da somut adımlar atılmaya kalkıldı. İlk somut adım PKK liderinden geldi. Yaptığı çağrı ile açılımın bir parçası olduğunu netleştirirdi. Diğer yandan, ABD uzaktan verdiği destekle, açılımın sahibi ve diğer ayağı olduğunu açıkça ilan etmiş oldu.

Somut adımlar atıldıkça giderek netleşecek olan projenin tarafları. ABD, PKK ve devletin belli kurumları (büyük olasılıkla bunlardan biri Milli İstihbarat Teşkilatı.) AK Parti ve R. Tayyip Erdoğan yürütmenin başında ve Başbakan olması nedeniyle dolaylı da olsa projenin ortağı oluyor... R. Tayyip Erdoğan'ın yaptığı son “Sil baştan yaparız” açıklaması tamda bu projeye gönülsüz katılmış olduklarının bir ifadesi oluyor.

Bunu işaret eden bir diğer gösterge ise; CHP ile görüşme ısrarı ve bu konudaki çabaları gösterilebilir.

Bu gelişmelerin ışığında; şimdi rahatlıkla adı konmayan bu “açılımın” ABD'nin Irak'tan çekilme planının bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.

Ne yapılmalı?

Bu plana karşı çıkmak, dışında kalmak, özlenen ama real politika açısından pek mümkün gözükmüyor. Geriye bir yol kalıyor. O da; ABD'ye rağmen bu planı Türkiye ve bölgemiz için bir istikrar planına dönüştürmek ve kalıcı bir barış ve güven ortamının yaratılması için değerlendirmektir.

Bunun tek yolu; başta adı konduğu gibi, bu projenin gerçek bir “Demokratik Açılım” projesi olması gerekmektedir. 12 Eylül Anayasası, Partiler Kanun ve Seçim Yasaları ile bir dizi yasal düzenleme yapılmasından korkulmamalı. Kürt Meselesi gibi bir dizi diğer sorunun çözümüne demokrasi içinde ulaşılmalıdır.

Ancak her koşulda seçimlerin uzak olmadığını hemen söyleyelim. Seçimlerden sonra ülkeyi bir Koalisyon Hükümeti bekliyor. Bu sürecin yıprattığı AK Parti seçimlerden büyük olasılıkla birinci parti çıksa da tek başına hükümet etme şansını artık yakalayamayacaktır.

Hasan Kaya

www.hasankaya.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Koalisyon ortağı da şimdiden belli değil mi? Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 24.10.2009 14:17
 

Herhangi bir parti tek başına iktidar olacak güce sahip olsa bile, DTP yi koalisyon ortağı yapabilmeli. DTP tek başına iktidar olamayacağına göre mutlaka koalisyon üyesi olmalı. Bu DTP yi Türkiyenin farklı sorunları olduğu gerçeğiyle de tanıştıracaktır. Örneğin Sosyal güvenlik bakanlığı, enerji ve ya sanayi bakanlığı, hatta ekonomi, DTP ye gerçek gündemleri hatırlatacaktır. PKK nın etkisindeki DTP için bu süreç önemli. Çünkü Adı Kürdistan İşçi Partisi olan örgütün aslında bir işçi partisi statüsünden çok milliyetçi bir hareket çizgisinde olduğunu görüyoruz. PKKişçi partisi özelliğini ta en başta yok etti. Zaten batıdan aldığı desteği de buna borçlu... Yazılarınızı zaman zaman okuyorum... Hoşçakalın...

yeşilsoğan 
 24.10.2009 14:02
Cevap :
Ne DTP gerçekten demokratik bir toplum partisi olabildi ne de PKK söylediği gibi bir işçi partisi. Milliyetçi bakış tek gözü köt bir bakış olduğundan bunu beceremezdi... Söylediklerinze katılıyorum. Sorumluluk noktasında gerçeklerin görülmesi farklı olabilir... Ama bu şanslarının olacağını sanmımıyorum... Teşekküreler Sevgilerimle...  25.10.2009 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 11.09.09
 
 

Mart 1959 Erzincan doğumlu, İzmir de yaşıyor.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster