Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
2161
 

Erkin Koray, yaşayan efsane!

Erkin Koray, yaşayan efsane!
 

Erkin Koray, yaşayan bir efsanedir. Kıymetini bilelim!


Erkin Koray, gerçekten de yaşayan bir efsanedir benim için. Cem Karaca, Barış Manco ve Erkin Koray, üç aşağı beş yukarı aynı yaştayız. Cem rahmetli oldu, onunla da çok anılarım var. Yasaklı olduğu dönemde, Almanya, Münihte hemen her gün beraberdik.

Barış Manço da rahmetli oldu. Kendisini şahsen hiç tanıyamadım. Hayatım boyunca en çok sevdiğim ve zevkle söylemeye gayret ettiğim şarkı onun, DAĞLAR DAĞLAR. İkisi de nur içinde yatsınlar!

Erkin Koray'la Münihte aylarca dostluk yaptık. Bu; gururlu, burnundan kıl aldırtmayan güzel insanı, bir müddet de olsa evimde misafir etme onurunu yakaladım. Hatta Videoculuk döneminde bir aya yakın birlikte çalıştık.

NASIL TANIŞTIM ERKİN KORAY'LA?

1970'li yılların sonuydu. Münihte CIN CIN isimli bir diskotekte 3-5 ay garsonluk yaptım. Bir gece müşterilerin arasında tanıdık bir sima gördüm, şaşırdım. Emin olmak için yanına yaklaştım, ama yine de loş ışıkta emin olamadım.

- Siz Erkin Koray değil misiniz?

Beni Alman zannediyordu galiba, şaşkın şaşkın baktı. Belki de bu Alman beni nereden tanıyor, Türkçe'yi nerede öğrenmiş, diye düşünüyordu. Şaşkınlığı çabuk geçti.

- Evet, dedi.

- Ben Türk'üm. Sizi hemen tanıdım ama emin olmak için sordum, dedim, cevap vermesini beklemeden.

Kısa bir sohbetten sonra otelde kaldığını, bir müddet daha Almanya'da tatil yapacağını öğrendim. Israrla benim dairemde kalmasını, boşuna otel parası vermemesini rica ettim.

Tabii Erkin Koray'ı evimde ağırlamak bena gurur verecekti. Biraz gönülsüzdü ama kabul etti. Ertesi gün misafirimdi.

Münih'te bir de Hayrullah ÖZDEN arkadaşım vardı. Gözü kapalı saz çalan, çok iyi bir müzisyen. Erkin onu da tanıyormuş. Hayrullah da sık sık benim daireye geldi, müzik çalışmaları yaptılar. Erkin'in gitarı ve hoparlörü filan yanındaydı. O sıralarda FESUPHANALLAH daha hazırlık aşamasındaydı.

Bir ara benim Alman komşunun evine davet edildik. Onun çok güzel ses düzeni vardı, Erkin, FESUPHANALLAH'ı defalarca çalarak söyledi. Gitarı konuşturuyordu. Alman komşum hayran oldu, ben zaten hayrandım ona.

*****

BİR ALMAN MÜZİK OTORİTESİ ARKADAŞI GELDİ BENİM EVE!

Fesuphanallah'ı beraber dinledik. Adam sular seller gibi Türkçe konuşuyor, Erkin'in arkadaşıymış.

O hoş şivesiyle,

- Erkin, ben ne zaman Türkiye'ye gelsem sen yoksun, neredesin ya, diye başladı söze.

Kendisiyle çalışmak istiyor ama Erkin'i bir türlü bulamıyordu. Tam bir Türk müziği otoritesi Alman olduğunu konuşmalarından anlamak zor değildi.

Erkin'e çok ısrar etmesine rağmen kabul ettiremediği teklifine ben bile üzüldüm.

- Birkaç ay benim organizemi kabul et, birlikte çalışalım Türkiye'de. Hazırlıklarımız bittikten sonra seni tüm Avrupa'ya lanse edeyim, dedi.

Erkin, "Ben kimsenin otoritesinde çalışmam, başına buyruk bir adamım. Hür olmalıyım, istediğim zaman istediğim yere giderim, istediğim zaman çalışırım." dedi.

*****

ERKİN KORAY'I TERÖRİST ZANNIYLA SORGULADILAR.

Benim dairemin olduğu semt Havalimanı yakınındaydı, Kirchheim/München. BADER MEINHOFF teröristlerinin arandığı br dönemdi. Polisler yollarda sık sık çevirme yapıyorlar, arabaları durdurarak arıyorlardı.

O gece biz de benim arabayla Havalimanı yolundan şehre bir diskoteğe gidiyorduk. Yolda polisler durdurdular. Erkin'in saçları oldukça uzundu, kimliği de yanında yoktu. Polisler tam şüphelendiler ondan. Arabalarına bindirip merkeze götüreceklerdi.

Ben, hemen kimliğini evden getireceğimi 10 dakika beklemelerini rica ettim. Polisler kabul ettiler. O sıralarda gazetecilik de yapıyordum. Nikon F2 makinem daima yanımdaydı.

- Erkin polislerle birkaç poz resmini çekeyim, "Erkin Koray'ı terörist zannıyla sorguladılar!" diye haber yapayım, dedim.

Nasıl kızdığın anlatamam. Benim iyi bir arkadaş olmadığımı filan söyledi. Daha fazla kızmasını beklemeden, hemen eve gidip pasaportunu getirdim. Zaten daha 4-5 km uzaklaşmıştık evden. Polisler bir iki telefondan sonra, pasaportunda da bir hata olmadığını görünce yolumuza devam etmemize izin verdiler.

Erkin'in kızgınlığı geçmedi. Ertesi gün de eşyalarını alıp gitti.

Ama daha sonra tekrar Münih'e geldiğinde Hayrullah Özden vasıtasıyla tekrar buluştuk ve benim misafirim oldu yine. Bu sefer firmamda da 1 ay kadar yardımcı oldu bana.

Onun masasında da telefon vardı tabii. Ama ön odada idi masası, dolayısıyla kapı otomatının düğmesi de onun masadaydı.

Bir gün, tam telefon çaldığı sırada kapı zili de çalınca, sinirlendi,

- Anasını satayım, telefona mı bakacağım, kapı otomatına mı basacağım? Ben böyle işin de... diyerek ayrıldı firmamdan.

Uzun zaman kendisini görmedim. Türkiye'ye temelli döndükten sonra, bir sabah programında televizyon kanalına mesaj gönderdim, samimi cevap verdi, "Görüşürüz Mustafa'cığım!" dedi.

3-5 yıl önce İzmir Alsancak'ta KÂGİR isimli bir gece kulübüne geldiğini duydum. Hemen samimi bir arkadaşımı alarak gittim gece kulübüne. Arkadaşıma da Erkin'le olan dostluğumdan, samimiyetimden bahsettim gururla.

Ara verdiğinde garsona rica ettim, bizi dinlendiği odaya götürdü. Ben birbirimize sarılacağız, eski günleri yadedeceğiz diye düşündüm. Program bitiminde görüşürüz, daha sonraki günlerde de büroma davet ederim filan düşünecesindeydim. Alsancak'ta güzel bir bürom vardı.

Almanya'da, Münih'te çektiğim sekiz, on adet siyah beyaz büyük boy resmini de hediye ettim kendisine.

Teşekkür etti, benim Türk videoculuğunu kuran adam olduğumu filan söyledi oradakilere de dostluğumuzdan hiç bahsetmedi. Belli ki onları unutmuştu veya o anda aklına gelmemişti.

Arkadaşım da biraz alaycı baktı bana ama bir şey demedi.

Belki de içinden "Mustafa da amma palavracıymış, ha! Erkin Koray'ı iyi tanısa, onunla arkadaşlık etse, bu soğuk davranışla karşılaşmazdı!" diye düşündü.

Bir daha görmedim Erkin'i. Bugün yine İzmir'e gelse, bir gece kulübünde filan şarkı söylese kendisini ziyarete gitmem. Çünkü aynı şekilde soğuk davranacağını düşünürüm.

Mustafa Mumcu, 25 Ocak 2008 / 13:00

FESUPHANALLAH'ı dinlemek isterseniz aşağıdaki linki tıklayın!

http://goruntu.org/f247128-muzikerkin-koray-fesuphanallah.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunu bir kere daha görmüş olduk işte.. Ben erkinkorayın sadece şarkılarını severim. Onun dışında bir yorum yapma gereği duymuyorum. Kişilere gereğinden fazla değer vermemek gerekiyor değil mi...

Güher 
 26.01.2009 10:44
Cevap :
Aslında beni bu kadar çabuk umursamayacağını hiç düşünmediğim için bir hayalkırıklığı yarattı bende tabii. Teferruata girmiyorum ama oldukça samimiydik. Şarkıcılar genelde sahneye çıktıklarında alkollu oluyorlar, belki o anda alkolün etkisinde kalarak fazla ilgi gösteremedi, bilemiyorum ama bir daha yanımda görsem o uzatmadan elimi uzatmam. Evet kişilere gereğinden fazla değer verilmemeli. Ama bir sanatkâr olarak Erkin Koray'ın hakkını yiyemeyiz. BARIŞ MANÇO, CEM KARACA ve ERKİN KORAY unutmamamız gereken sanatkârlardır. Saygı ve sevgilerimle.  26.01.2009 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3112
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster