Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1461
 

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları (4)

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları (4)
 

İttifak Devletleri’ nin Anadolu’ yu Paylaşma Planları:

Savaş sürerken 1917 Ekim ayında Rus Bolşevik İhtilali meydana gelir ve Rus askerleri çehpeden geri çekilirler. Bolşevikler 28 Ekim 1917’de “Barış Bildirgesi” yayınlarlar. Buna göre savaşan bütün devletler harbe son vermeli, hiç bir arazi parçası ilhak etmeksizin ve harp tazminatı ödemeksizin adil bir barış akdetmelidirler. Lenin iktidara gelmesiyle 18 Aralık 1917’de Osmanlı ve Rus delegeleri Erzincanda savaşa son veren bir mütarek aktederler ve daha sonra meşhur 3 Mart 1918’de Brest-Litovsk Barış Anlaşması imzalanır.

***

Erzincan mütarekesinden sonra bölgeden çekilen Rus kuvvetlerin yerine boşluğu doldurmak için Ermeni çeteleri yerleştirilir. Mahalli idarelere Ermeni memurlar tayin edilerek iç güvenliği sağlamak adına milis teşkilatları kurulur. Lenini etkisine alan Ermeni bolşeviklerin gayesi Ruslar bölgeden tamamen çekilmeden idareyi Ermenilere verip ve bu bölgenin Türklere iadesine engel olmaktı. Diğer tarftan Bolşevik İhtilalinden hemen sonra Ermeni-Gürcü ve Azerilerden oluşan ve merkezi Tiflis olan Maveray-ı Kafkas Devleti Kurulunca Bolşeviklerin Ermenilere karşı bakış açıları değişerek, Anadoluda kurulması düşünülen bağımsız Ermenistanın kuruluşunu ertelerler.

***

Rusların tutumu bazı Ermeni liderleri memnun etmez bu münasebetle İngilizlere müracaat ederek yardım talebinde bulundular. İngilizler durumdan istifade etmek istiyorlar ve tüm Ermenilerin, İran Ermenileri’de dahil ne kadar silahlı birlik çıkarabileceklerini tebit etmek istiyorlardı. Tiflis’teki Amerikan temsilcisi Willoughby Smith’le görüşen Ermeni çetesi lideri Antranik Kafkas sınırında mevcut silahlı çetelerin sayısının 35.000 olduğunu istenirse bu sayıyı 150.000 çıkarabileceklerini iletiyordu.

***

Brest-Litovsk Anlaşmasıyla Rus ordularının Anadoludan çekilmesiyle başıboş kalan Ermeniler, ittifak devletlerinden umdukları desteği bulamayınca Maveray-ı Kafkas Devletinden ayrı, kendi başlarına 1918’de Bağımsız Ermenistanı ilan ederler. Ruslar Stalin’in Gürcü asıllı olması ve onun’da tesiriyle bağımsız Ermeni devletine pek sıcak bakmazlar.

***

30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Ordusu tüm cephelerde silah bırakır. 10 Ağustos 1920’de Batı ittifakı İngilitere-Fransa-İtalya ve Yunanistan savaşta edemedikleri başarıyı masada elde etmek isterler ve Osmanlıya Sevr Anlaşmasını imzalattırarak kağıt üzerinde Anadoluyu paylaşırlar. Sevr Anlaşmasına göre Doğu Anadolunun büyük kısmı Erzurum, Erzincan, Trabzon, Van, Bitlis dahil olmak üzere Ermenistan’a bırakılır. Fakat ayni yıl içinde 1920’de Bolşevikler bölgeyi Sovyet Ermenistanı ilan ederek, bağımsız Ermenistan fikrine sıcak bakmazlar. Anadolu, ancak 19 Mayıs 1919’da Samsundan Mustafa Kemal önderliğinde başlayan Türkiyenin Kurtuluşu Savaşı neticesinde (1919-1923) Anadolu toprakları kurtarılır ve Lozan Anlaşmasıyla bugünkü Misak-ı Milli sınırları çizilir.

***

Ermeniler Tarihi gerçekleri saptırarak idda eddiklerinin aksine Anadolu toprakları üzerinde bir gün dahi bağımsız devlet olamamışlardır. 3 Mart 1918’de Brest-Litovsk Barış Anlaşması imzalanır ve aynı yıl 1918’de Ermeniler Bağımsız Ermenistanı ilan ederler. Aynı yıl içerisinde gerçekleşen bu iki olayda, devletler hukuna göre, ya Anlaşma hükümsüz sayılack, yada Ermenistan devleti geçersiz kabul edilecek. Ermeni tarafını tutarak Brest-Litovsk Anlaşmasını geçersiz kabul etsek, o zamanda Barış Anlaşması geçersiz olur ve savaş hali devam eder. Kaldı ki Osmanlı Ordusu 18 Ekim 1918 Mondros Mütarekesine taraf olduğu için silah bırakıyor ve savaş haline anlaşmayla son veriyor. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesinden 10 Ağustoa 1920 Sevr Anlaşmasına kadar geçen süre içerisinde Bağımsız Ermenistanın tanınması mümkün değil, çünkü savaşa taraf olan devletlerce mütareke şartları geçerli. 10 Ağustos 1920 Sevr Anlaşmasına kadar Osmanlı topraklarının paylaşımı sözkonu değil. Yoksa hukuken Sevr Anlaşmasına lüzüm hissedilmezdi. Dikkat edilmesi gereken bir husus’ta 1920’de Bolşevikler bölgeyi Sovyet Ermenistenı olarak ilan ediyorlar, bağımsız Ermenistan olarak değil. Hani nerede bağımsız Ermenistan?..

***

10 Ağustos 1920 Sevr Anlaşmasına gelirsek, Mustafa Kemal Kurtuluş Mücadelesini 19 Mayıs 1919’da başlatıyor ve Yeni Türkiye Cumhuriyeti devleti taraf olarak Sevr Anlaşmasını tanımıyor ve tanımadığı için’de 24 Temmuz 1923‘de Lozan Anlaşması İmzalanıyor. Şimdi tüm bu tarihi gerçekler ışığında görülüyor ki, devletler ve uluslar arası hukuk kurallarına göre Anadolu topraklarında Bağımsız Ermenistan devletinin kuruluşunun kabulu mümkün değildir. T.C. olarak taraf olduğumuz 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Anlaşması bugünkü Türkiye ve Ermenistan sınırlarını belirlemiştir. Sevr Antlaşması'nı geçersiz kılan ve Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması'nda ise Ermeniler hakkında hiçbir hüküm yer almamaktadır.

***

Günümüzde ABD ve Avrupa Ülkelerinin Türkiye’yi AB dışında bırakmak için kullanmak istedikleri “ Ermeni Soykırımı” iddalarının arkasında işte bu tarihi gerçekler vardır. En çarpıcı gerçeklerden bir tanesi ise şudur: Ermenilerin Anadoluda Tehcire tabi tutulmaları Alman Genel Kurmayının Osmanlı Ordusunu tepeden yönettiği 1914-1918 yılarında gerçekleşmesidir. Bu olayın Alman Genel Kurmayı arşivinde bulunan belgeleri ise 5 Kasım 1918 tarihinde Alman Tuğgeneral Hans Von Seeck tarafından İsatanbul’dan denizaltı ile Almanya’ya kaçırılmıştır. Bu belgeler günümüzde’de sır gibi gizlenip tarihçilerden saklanmaktadır. Arşivleri saklamalarının bana göre başlıca nedenleri ise: 1) Almanlar Yahudi soykırımında Dünya kamuoyunda yanlız kalmamak için Türkiye’yi yanlarına almak istemekteler. 2) 1914-1918 Yılları arasında Osmanlı ordusunu tepeden yönettikleri için kendilerini ele verecek belgeleri gizlemek istiyorlar. 3) II. Dünya savaşında umdukları destek ve yardımı alamadıkları için Türkleri suçlu buluyor ve savda yenilginin intikamını Türklerden almayı düşünüyorlar. 4) Türkiye’yi AB üyeliği sürecinde sıkıştırıp taviz koparmak istiyorlar. 5) Hıristiyan olan Ermenileri, Müslüman olan Türklere tercih ediyorlar vs gibi sebeplere dayandıracağımız nedenlerden ötürü, belge ve arşivler gizli tutulmaktadır.

***

Şimdiye kadar yazdıklarımı özetleyecek olursak: 1789 Fransız ihtilalinin etnik kimliklere dayalı hürriyet mücadelesini ateşlemsi sonucunda, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde batılıların kışkırtmasıyla etnik milliyetçiliğe dayalı ayaklanma ve bağımsızlık hareketlerini görmekteyiz. Osmanlı imparatorluğunun toprak kaybı ilk önce balkanlarda olmuştur. İttihat Terakki yönetiminin yanlış ve hatalı tutumları devleti I. Dünya harbine sokmuştur. Osmanlı Ordusu, Almanların denizden tezgahladıkları bir oldu- bittisi ile ittifak kuvvetlerine karşı (Rusya-İngiltere-Fransa) Almanyanın safında savaşa sürüklenmiş, Sarıkamış yenilgisi sonrası Rus Ordusunun Doğu Anadoluyu zaptetmesiyle, bölgede Ruslara yardım eden Ermeniler Tehcire tabi tutulmuştur. Yer değiştirme kararı ile Osmanlı Devleti, Ermenileri yok olmaktan kurtarmış ve eşine az rastlanır bir şekilde korumuştur. Bugün Ermeni milleti varlığını devam ettiriyorsa, bu Osmanlıların iyi niyeti ve başarısı sayesindedir.

***

Ermeniler; Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap ve Türklerin hakimiyeti altında yaşamışlardır. Ermenileri Bizans'ın zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını bahşeden, Selçuklu Türkleri olmuştur. Fatih döneminde ise, Ermenilere din ve vicdan hürriyeti en üst düzeyde verilmiş, Ermeni cemaati için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere Ermeni Patrikliği kurulmuştur.

Kaynaklar:

1)- Doc. A. Haluk Dursun Nil’den Tuna’ya Osmanlı Yazıları, Ötüken Yayınları İstanbul

2)- Osmanlıdan Günümüze Ermeni Sorunu, Yeni Türkiye Yayınları Ankara

3)- Dr. Hüsamettin Yıldırım, Ermeni İddaları ve Gerçekler, Ankara

4)- Arşiv Belgelerine Göre, Kafkaslarda ve Anadoluda Ermeni Mezalimi, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri

5)- Prof. Yusuf Hallaçoğlu, Ermeni Tehciri ve Gerçekler

6)- Türkkaya Ataöv Osmanlı Arşivleri ve Ermeni Sorunu, 1989

7)- Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, TTK. Basımevi Ankara 1983

8)- Gazeteler 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Genel Durum ve Görünüş Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira Hey'eti ile birlikte çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tıpkı Rum hazırlığı gibi ilerliyor. (s. 2) Milli kuruluşlar siyasi amaç ve hedefleri Vilayet-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin 2. maddesi), Doğu illerinde oturan bütün halkın dini ve siyasi haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak, bu illerdeki müslüman halkın tarihi ve milli haklarını gerektiğinde medeniyet dünyası karşısında savunmak, Doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin sebepleri ile bunları işleyenler ve sebep olanlar hakkında tarafsız soruşturma yapılarak suçluların sür'atle cezalandırılmalarını istemek. Devamını okuyabilirsiniz http://ahmetdursun374.blogcu.com/1483538/

Ahmet Dursun 
 10.03.2007 5:14
Cevap :
Ahmet bey, verdiğiniz kıymetli bilgiler için teşekkür ederım. Bloglarınızı takip edeceğim. Saygılarımla  10.03.2007 14:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2943
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster