Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
560
 

Ermeni Apostolik Kilisesi geçmişiyle yüzleşmelidir (1. Bölüm)

Ermeni Apostolik Kilisesi geçmişiyle yüzleşmelidir (1. Bölüm)
 

Patrik Mıgırdıç Hrimyan


Ermeni Apostolik Kilisesi ve cemaatini yöneten Patriklerin önünde iki seçenek vardı: Ya Osmanlı Devleti'ne bağlı kalmak, ya da, Balkanlardaki  isyanların aynısını Anadolu'da başlatarak milisleri ve çeteleri örgütlemek. Onlar İncil’i bir kenara fırlatıp ikinci yolu seçmekte bir an için bile tereddüt etmediler.

XIX.cu yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı ülkesindeki kiliseler açtıkları okullar ve eğitim merkezleri ile Tanzimat ve Islahat Fermanlarının kendilerine verdiği ayrıcalıklardan faydalanarak dinsel faaliyetten ziyade siyasal ve ticari faaliyetlere girişmişler ve ne yazık ki Hristiyan toplulukları devlete karşı eyleme geçiren, çeteleri ve teröristleri örgütleyici odaklar, emperyalist devletlerin ileri karakolu durumuna gelmişlerdir.

OSMANLI ERMENİLERİNİN DURUMU

29 Mart 1863 tarihinde Ermeni cemaatinin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki durumunu daha da güçlendiren, onlara bazı ek ayrıcalıklar tanıyan ve kendilerini yönetmeleri konusunda özerklik getiren "Nizamnameyi Milleti Ermeniyan" (Ermeni Milleti Yönetmeliği) yürürlüğe girmişti.

Ermeniler için daha önceki ayrıcalıklarına ek olarak birçok yenilik içeren bu yönetmelik, Islahat Fermanı uyarınca, yüzyıllardan beri devletin en sadık halkı olarak kabul edilen Ermenilere verilen bir armağan durumundaydı. Aslında Patrik Meclisleri tarafından hazırlanmış olan bu yönetmelikte, Ermenilere bugün doğudaki Kürt aşiretlere tanındığı gibi "devlet içinde devlet" denebilecek kadar ayrıcalıklar tanımaktaydı.

Bu dönemde, Gregoryen Ermeniler İstanbul Patriği yönetiminde 26 Episkoposluk, çoğunluğu kentlerde bulunan Katolik Ermeniler ise, Katolik bir Patrik yönetiminde 13 Episkoposluk oluşturmuşlardı.

ERMENİ KİLİSESİ'NİN DEVLETE KARŞI EYLEMLERİ

“Ermeni Milleti Yönetmeliği” nin yürürlüğe girmesinden sonra Patrikler, dinsel edimleri rafa kaldırarak daha çok etnik bölücülük ve siyasal alanlarda çalışmaya başlamışlardır. Avrupa devletlerinin de işe karışmasını umarak Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenistan devleti kurulması için ilk sokak eylemleri ve isyanlar (1780-1862) başlatılmıştır.

Osmanlı  topraklarında ayrı ve özerk bir Ermeni devleti kurulması fikri Patrik Mıgırdıç Hrimyan  tarafından savunulmuştur. 1820 Van doğumlu Hrimyan, 1854 yılında 34 yaşında iken, Van gölü Akdamar adasındaki Surp Haç kilisesine “Vartabet” (Pastör) olmuştur. 1858'de Van'da Varak Manastırı'nda kurduğu basımevinde Ermeni bağımsızlığını güden "Van Kartalı", 1863'de Muş'ta Aziz Garabet Manastırı'nda da "Muş Kartalı" adlı gazeteleri çıkarmaya başlamıştır.

Hrimyan, 1869 yılında İstanbul Ermeni Patriği seçilmiştir ve “Yüce Kutsalları Baş Patrik ve Katolikosu – Tüm Ermenilerin” ünvanını almıştır. Baş Patrik olduktan sonra Hrimyan, Ermeni Milleti Yönetmeliği’ni daha geliştirmek ve İstanbul’daki Ermenilerin dikkatini Ermenistan’a vermek çalışmalar başlatmıştır.

Ancak, Hrimyan ‘ın politikasını tehlikeli  gören bir çok Ermeni  işadamı, banker, sarraf ve hükümet memurları ona cephe almışlardır. Nihayet Patrik olarak takip ettiği siyasal amacı elde edemeyen Hrimyan, 1873 Ağustos'unda istifa etmek zorunda kalmıştır. 

Hrimyan’dan sonra Patrik Nerses Varjabetyan (1837-1884) döneminde de aynı yol izlenmiş, Balkan sorunu için toplanan İstanbul Konferansı (12 Aralık 1876-20 Ocak 1877) devam ederken İngiliz Büyükelçisi Henry Eliot’a Osmanlı Ermenilerine yapılan baskıları gösteren bir rapor sunulmuştur. Bu arada 1876'da II. Abdülhamit tahta geçmiş ve I. Meşrutiyet ilan edilmiştir.

Kilisenin bu raporları mercek altına alındığında bunların çoğunun sıradan zabıta olaylarından başka bir şey olmadıkları görülür. Ermeni Patrikleri -bugün Agos gazetesi ve benzeri medyanın yaptığı gibi- bir taraftan en basit olayları abartarak hükümet ve kamuoyuna iletirken, diğer taraftan da bunları sanki çok trajik, ayırımcı ve ırkçı olaylarmış gibi Avrupa devletlerine yansıtıyorlardı.

17 Mart 1878de Patrik Varjabetyan, İstanbul'daki İngiliz Büyükelçisi Layard'ı ziyaret ederek, bir yıl öncesine kadar Osmanlı yönetiminden bir şikayetleri olmadığını, ancak, Rusların Osmanlı’yı yenip büyük bir zafer kazanmalarından sonra durumun değiştiğini ve Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermenistan istediklerini bildirir. İngilizler yardım etmediği takdirde Rusya’dan yardım istenecektir. Bu bağlamda Varjabetyan’ ın İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Salisbury'e yolladığı 13 Nisan 1878 tarihli mektubu da ibret vericidir:

"Ermeniler ile Türklerin bir arada yaşamaları artık olanaksızdır. Eşitliği, adaleti ve vicdan özgürlüğünü ancak Hristiyan bir yönetim sağlayabilir. Müslüman yönetimin yerini Hristiyan yönetim almalıdır. Ermenistan (Doğu Anadolu) ve Kilikya (Adana) Hristiyan yönetimin kurulması gereken yerler arasındadır. Ermeniler bunu istiyor. Yani, Türkiye Ermenistanı’nda, Lübnan'da olduğu gibi, güvence altına alınmış bir Hristiyan yönetim istiyorlar." (Metin tarafımdan kısaltılmıştır)

 

(Kaynakça: Çeşitli ansiklopedik kaynaklar, dls-int.net, www.os-ar.com, Osmanlı araştırmaları, arşivleri internet siteleri)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1638
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1968 yılından bu yana dinler tarihi, mitoloji, sosyoloji, antropoloji, dinbilim, teozofi, metafiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster