Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
786
 

Ermeni özrü kimin fikriydi acaba?

Tartışmalı olan, belgeleri arşivlerde gizlenen, olayların boyutunda uzlaşmaların olmadığı, uluslararası boyutta, Türkiye'nin soykırım işlediğine ilişkin, (yargısız infaz ile) tüm dünya ülkelerinde yasa çıkarıldığı ve çıkarılmaya çalışıldığı bir konudaki özür dileme olayına başka bir açıdan da yaklaşılabilir..

Acaba bu fikir kimden çıktı?

Bir kurumdan mı çıktı? Yoksa tamamen kişisel bir çıkışı mı var? Örneğin Baskın Oran'dan çıkmış olabilir mi? Sonuçta, bir kişiden çıkmış ise, bunun kişisel nedenleri olmalıdır.

Kurumsal bir çıkışı var ise de, bunun bir program, tüzük, politika ve stratejinin eseri olması gerekir.

Kim ne düşündü de, neden böyle bir şey yapılmaya karar verildi?

En çok Baskın Oran'ın adı geçiyor, acaba fikir babası olabilir mi? Belki, eğer oysa, akla şu geliyor, onun, milletvekili seçimlerinden bağımsız aday olduğunu ama kazanamadığını biliyoruz. Dolayısıyla, milletvekili olduğunda, yapacağı 'ezber bozan' faaliyetleri bir bakıma içinde kalmış olabilir.

Dolayısıyla, "politika yapmak için illa Meclis'te olmak gerekmez, dışardan bazı şeylerin mücadelesini veririm" diye düşünmesinin bir ürünü olabilir bu özür meselesi. Biraz da, bildiri metninin diliyle de, bu durum örtüşüyor.

Çünkü, seçimi kazanamadığı için, belki de, "özür dileyin" diyerek, insanlardan gizli bir şekilde hınç almak istiyordur. Tabi toplumda angajmanı olan, hasımı olan, ya da saf ve iyi niyetli olan tonla insan var. İyi görünüşlü ya da kendi tarafından sandığı biri bir şey yapınca desteklemesi gerektiğini sanan kişiler çok. Son derece sıcak ve tarafları için hassas bir konu da.

Bu tabi bir varsayım, ama biliriz ki, pek çok olayın altında, kişisel hırslar, tatmin olmamış iktidarlar vardır. Mesela, Nazizm konusunda bile, Hitler'in kişisel kompleksleriyle bağlantı kurulmuştur.

Kişisel olarak, Baskın Oran'ın bazı konulardaki fikirlerine uzak olmamakla birlikte, zaman zaman 'ekabir' yaklaştığını hep düşünmüşümdür. Bu olayda da, haddi, dili, ve özne olarak kendini koyduğu konum, oldukça yüksek ve aşırı olan bir metinle, bir konunun gündeme çıkması, bu ekabirliği bana hatırlattı. Hiç kuşkusuz, insanları rahatsız eden de bu ekabir dil idi. Yoksa, halk, makul olan bir düşünce ifadesine neden karşı çıksın? Elbet bir anti-tezi vardır onu söyler, ancak, kendisine dolaylı bir baskı içeren bir eylemi olağan göremez, iş akıldan çıkar, duygulara gider. Bu metnin, hakkı olmadığı halde duygulara oynadığı da açık, bu nedenle, 'provokatiftir.'

Kişiyle ilgisinde bu yorumum bir varsayım tabi. Fikrin nasıl oluştuğuna, hangi süreçten geçtiğine dair bilinmesi gerekenlerin kamuoyuna açıklanmamış olmasından doğmaktadır. Ki bu özür dileyin denilen halka, yani dolaylı bir baskı uygulanan halka, bildirilmesi gereken bir noktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cumhuriyetimizin cumhurbaşkanı sırf birilerine masumuz haklıyız diye kendini sanki suçluymuşta masummuş gibi göstermeye çalışan bir devletin cumhurbaşkanı olarak Ermenistan' a hem de Nahçıvan' a gitsin suç değil efendim gidebilir o cumhurbaşkanı. O giderse halk olarak biz de tabii ki özür dileriz. Suçluyuz ve Ermeni kardeşlerimizden özür diliyoruz. Maç bahane katliam şahane dendi. Sen dala çıkan bir oğlak olursan seninde dala bakan yavrun olur...Hayırlı olsun Türkiye Avrupa Birliği'ndeyiz.

Sertaç Mehmet Hançer 
 20.12.2008 18:48
Cevap :
Yorum diyeceğim ama değil, yazımı yorumlamamışsınız, katkınız için teşekkürler.  20.12.2008 21:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster