Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
774
 

ERMENİ SOYKIRIMI (mı?)

ERMENİ SOYKIRIMI (mı?)
 

Bir Türkü baltayla parçalamaya çalışan bir Ermeni.... ("Türkler Ermeni Soykırımı yaptı " iddia ve yalanlarına bir de bu açıdan bakın !)


Konu malum !. Ermenilerin yıllardır iddia ettiği ama çok ciddi belgesel kanıtlar koymadığı “Türkler Ermenileri katletti. Soykırım” yaptı yalanlarına ve tüm devletleri “soykırımı tanımaya” davet etmesi, her yıl yaşanan bir olaydır. Özellikle 24 Nisan’da ABD’deki Ermeni diyasporası geniş lobi faaliyetleri ile Abd başkanının yapacağı konuşmada ‘soykırım’ ifadesini kullanmasını isterler. Bir anlamda zorlarlar. Ama başkan Obama her seferinde ‘büyük felaket’ ifadesini kullanır. Elbette ki bu zorlama bir taktiktir. Zira, Abd bu soykırımı kabul ederse (-ki Abd’de ciddi bir Ermeni nüfusu vardır), diğer ülkelerin kabul etmesi daha da kolaylaşacaktır. Özellikle BM nezdinde, üyelerin kabul etmesi demek, bu girişimin global hale dönüştürülmesi demek olacaktı. Yıllardır bunu başarmaya çalışıyorlar ama tek-tük çatlak sesten öteye gitmiyordu. Bu sene daha da farklı oldu. Ermenilerin yoğun lobi çalışmaları sonuç verdi ve bir kaç Avrupa ülkesi de ‘soykırım’ ifadesini peş-peşe kullanmaya başladı. Son olarak Rusya devlet başkanı ’da kendi ülkesinde ‘soykırım’ ifadesini kulandı. Ne oluyordu? Çünkü sözde soykırımın bu sene 100. Yılı idi ve Ermenistan bu işi bitirmek istiyordu ve Türkiye’nin soykırımı tanıması isteniyordu. Eğer Rusya, Abd ve Avrupa ülkeleri de ‘soykırımı’ tanırsa, ardından çok daha sert talepler gelmeye başlayacaktır. En başta da toprak ve tazminat talepleri tabi ki.. Zira, Türkiye’nin doğusundan iç Anadolu’ya kadar olan çok büyük bir alanın kendilerinin olduğunu iddia ediyorlar..

Neyse, bunlar detay ve bu başka bir yazının konusu. Bu yazıda kendi fikirlerimden ziyade, size bir Türkiye Ermenisi’nin 2006’da kaleme aldığı ‘soykırım’ ile ilgili düşüncelerini alıntı yaparak ve hiçbir yerine dokunmadan burada yayınlıyorum. Biraz uzun ama lütfen yazıyı sonuna kadar okuyun !.

“ 4 Ermeni arkadaş, geçen akşam dernekten çıkmış, Galatasaray’da nargile keyfi yapıyorduk. Lâf döndü dolaştı malum konuya geldi. Baktım, herkes aynı husustan dertli: Ermeni asıllı bir Türk ve sade bir T.C. Vatandaşı olarak Dünya’ya ses nasıl duyurulur?  Ünlü bir sanatçı, politikacı veya bir dernek başkanı değilsin ki mikrofon uzatıp röportaj yapsınlar. Gazeteci değilsin ki fikirlerini köşenden dünyaya duyurabilesin. İyi de, biz bu işten sıkıldık. Bizim yerimize, bilir bilmez herkes konuşuyor. Bir tarafta “Ermenilere soykırım yapılmıştır” diyenler; diğer yanda “soykırım yoktur” diyenler. Şimdiki moda ise “tarihçilere bırakalım” diyenler. Soykırım yapılmıştır diyenlere bakıyorum, hepsi ya kindar Ermeni diasporası mensubu veya bunlardan çıkarı olan siyaset erbabı. Yoktur diyenlere bakıyorum, bu konuda derin bir bilgileri yok ama adettir diye reddediyorlar. Tarihçiler deseniz, neyi ortaya çıkartacaklar, Allah aşkına? Soykırımın belgesi mi olur? Eskaza ortaya bir belge çıksa, muhakkak karşı bir de belge çıkar, tartışma sonsuza kadar sürer gider. Gerçeği, benden ve benim gibilerden başkası bilemez. Bizler, hadiseleri birinci ağızdan dinlemiş kişileriz. “

*Bizler Türk Ermenileri’yiz."

“ Türk Ermenilerinin Harici Ermeniler ’den çok ciddi bir farkı vardır. Bizler, tehcir sırasında, ya Türkiye’de kalmışların veya tehcir bitiminde Türkiye’ye geri dönmüşlerin torunlarıyız. Bizler tek tip hikaye dinlememişizdir. Diaspora Ermenisi sadece ölüm hikayesi bilir. Olaylardan sonra geri dönmemiş ve komşularının mahcup yüzlerine tanık olmamıştır. Onlar, bu ölümler için bütün Türk’leri suçlarlar. Olayları sadece soykırım olarak nitelerler.

“ Türk Ermeni’sinde ise daha bol ve daha değişik hikayeler vardır:

Mesela, dedem, Erzincan’daki çiftliklerinden abisinin alınıp götürülüşünü ve onu kurtarmak için başçavuşa bir eşek yükü altın fidye verdiğini anlatırdı. Ne abi dönmüş ne altınlar.. Anneannem, köydeki Ermeni delikanlıların nasıl silahlandırılıp çeteci yapıldıklarını anlatırdı. Üniformalarını yabancı lisan konuşanlar getirmiş. Büyükbabam, Kayseri’de tüm sülalesini kurtarmak için çırpınan Osmanlı Yüzbaşı’sı Sinan’ı ağlayarak anlatırdı. Sayesinde o sülaleden kimsenin kılına zarar gelmemiş. Bizler, katliam hikayeleri dinlediğimiz gibi, bir Ermeni arkadaşı tehcire giderken askerin önüne yatan Türklerin; veya, yurtlarına geri döndüklerinde onlara tekrar kucak açan Türk komşuların hikayeleri ile de büyüdük. Onun için “bize sorulsun” diyorum. Kimse bizden daha objektif olamaz. Bu hadisenin bir uzun anlatımı vardır bir de kısa anlatımı. “

“ Kısası şudur: Tebaanın bir kısmı emperyalist güçlerin gazına gelip ayrılıkçılık yapmıştır. Buna kızan Osmanlı hükumeti bölgede tehcir kararı almıştır. Günün şartlarına göre tehcir (göç) zor koşullar altında gerçekleşmiştir. Sürgünler, çoluk çocuk muhtelif şekillerde kırılmış ve kıyıma uğramıştır. Bu kırılma hastalık ve açlık sebebiyledir. Kıyım ise Osmanlı askeri tarafından organize bir şekilde yapılmamıştır. Hastalık dışındaki bu ölümler, münferit olaylardır ve sürgünlerin yanlarında götürdükleri altın paraları gasp etmeyi amaçlayan bölgenin eşkıyaları tarafından yapılmıştır. Başka cephelerde de savaşmakta olan Osmanlı askerinin sürgün esnasındaki cinayet olaylarını önleyecek sayıda ve güçte olup olmadığı da bir tartışma konusudur. Hal bu iken, o bölgede bu olayların cereyan ettiği esnada, ülkenin batı bölgelerinde yaşayan Ermenilerin aynı şekilde bir zulme uğramadığı göz önüne alınırsa, buna bir soykırım denemez. Pek çok başka kelime söylenebilir; soykırım hariç. Kaldi ki, söz konusu 1.5 milyon Ermeni sayısı, ölü sayısını değil kayıp sayısını ifade eder. Biz Türk Ermenileri, iyi biliriz ki: Anadolu, bu olaylar esnasında veya sonrasında, Müslüman olmuş Ermenilerle doludur. Bu kişiler, daha sonra serbest olmasına rağmen kendi dinlerine dönmemişler ve geçmişlerini gizledikleri için kayıp hanesine yazılmışlardır.”

“ Sözün kısası budur. Konuşmak gerekirse biz konuşur olayların uzun hikayesini anlatırız. Bu konuda bizlerden daha iyi tarihçi de olmaz. Fransızlara gelince. Onlara da küflü peynir yemek düşer. Kalın sağlıcakla !..  Sevan Ince / İstanbul, 6 Ekim 2006

“Türkiye, Ermeni soykırımı yapmıştır. Bunu tanımalıdır “ diyenlere…

Ama özellikle, Türkiye’deki cahillere ve gizli düşman Ermenilere !..

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2526
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster