Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
427
 

Ermeni tasarısı ve Ermeni sorununa çözüm

Ermeni tasarısı ve Ermeni sorununa çözüm
 

Ermeniler,Azeriler,Gürcüler bizim kardeşlerimizdirler...


“Ermeni Sorunu” ifadesi, kimi çevrelerce sanki Türkler ile Ermeniler arasında tarih boyunca bir anlaşmazlık, ayrılık ve çatışma yaşanmış gibi bir izlenim verdirtmek maksadıyla kullanılmaktadır. Bugünlerde de ABD 'de kabul edilen Ermeni Tasarısı ile ilgili benimde söyleyecek birkaç cümlem olacak. Normalde bizim Ermeniler ile böyle bir sorunumuz bir problemimiz yok. Bir çok tanıdığım Ermeni arkadaşım var, ve her birinin ortak görüşü, Türkiye ile dost ve kardeş olmak, bunun ötesinde başka birşey istemiyorlar.

Yüzyıllar boyunca Türkler ile Ermeniler arasındaki ilişkiler, dostluk, beraberlik, barış, yardımlaşma, saygı, inanç ve ibadet özgürlüğü esasları çerçevesinde gelişmiştir. Ermeniler ve Türkler ilk defa 11. yüzyılda bir araya gelmiş, daha sonra ise asırlar boyunca örnek bir “birlikte yaşama modeli” sergilemişlerdir.

Ermenilerin esaretten ve Bizans zulmünden kurtulması, Türklerin eliyle gerçekleşmiştir. 1064'te büyük Türk Sultanı Alparslan'ın önderliğinde Selçuklu orduları, Bizans İmparatorluğu'nun stratejik bir kalesi olan Ani'yi fethetmiştir. Bu tarih, aynı zamanda Ermeniler ile Türklerin tanıştıkları, 19. yüzyılın sonlarına kadar devam edecek bir dostluk döneminin ve bazı tarihçilerin ifade ettiği gibi, ‘Ermenilerin Altınçağı'nın başlangıcı olmuştur.

Ermeniler, Osmanlı Devleti zamanında ise hem maddi hem de manevi açıdan çok büyük bir rahatlık ve huzur ortamı içinde yaşamışlardır. Osmanlı idaresinin adilane yönetim anlayışından razı olmuş ve devletlerine her zaman bağlılık göstermişlerdir. Osmanlı yöneticileri de Ermenilerin kendilerine olan bu güçlü bağlılıkları sebebiyle onları “millet-i sadıka” (güvenilir millet) olarak nitelendirmişlerdir. Ermeni Meselesi adı altında tanımlanan iddiaların asılsızlığını anlayabilmek için Osmanlı idaresinin gayrimüslimlere olan yaklaşımını incelemek gerekir.

Osmanlı'nın Gayrimüslimlere Olan Bakış Açısı

Mirasçısı olduğumuz Osmanlı Devleti her türlü imkana ve güce sahip olmasına rağmen, geniş topraklarındaki farklı dinlere mensup, çeşitli dillere ve kültürlere sahip insanların inançlarına, geleneklerine hiçbir zaman müdahale etmemiştir. Osmanlı sınırları içerisinde bulunan hiçbir bölge sömürge muamelesi görmemiş; ayırım yapılmaksızın her topluluğa kültür ve medeniyet götürülmüştür. Bu bir devlet politikası olarak kanunnameler ile güvence altına alınmıştır.

Osmanlılar, Hıristiyan ve Yahudi azınlıklara Ehl-i Kitap olarak bakmış ve onların huzur içinde yaşamalarına imkan tanımıştır. Bilindiği gibi, Katolik İspanya'nın topraklarında bulunmaları istenmeyen Yahudiler, aradıkları huzuru Osmanlı topraklarında bulmuştur. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde, kentte hem Hıristiyanlara hem de Yahudilere özgürce yaşam hakkı tanımıştır.

Elbetteki Osmanlıların gayrimüslimlere olan bu anlayışlı yaklaşımı, Ermeniler için de geçerli olmuştur. Hatta onlar, diğer azınlıklara tanınmayan birçok ayrıcalığa da sahip olmuşlardır.

“Ermeni Sorunu” ifadesi, kimi çevrelerce sanki Türkler ile Ermeniler arasında tarih boyunca bir anlaşmazlık, ayrılık ve çatışma yaşanmış gibi bir izlenim verdirtmek maksadıyla kullanılmaktadır. Gerçekte ise, yüzyıllar boyunca Türkler ile Ermeniler arasındaki ilişkiler, dostluk, beraberlik, barış, yardımlaşma, saygı, inanç ve ibadet özgürlüğü esasları çerçevesinde gelişmiştir. Ermeniler ve Türkler ilk defa 11. yüzyılda bir araya gelmiş, daha sonra ise asırlar boyunca örnek bir “birlikte yaşama modeli” sergilemişlerdir.

Ermenilerin esaretten ve Bizans zulmünden kurtulması, Türklerin eliyle gerçekleşmiştir. 1064'te büyük Türk Sultanı Alparslan'ın önderliğinde Selçuklu orduları, Bizans İmparatorluğu'nun stratejik bir kalesi olan Ani'yi fethetmiştir. Bu tarih, aynı zamanda Ermeniler ile Türklerin tanıştıkları, 19. yüzyılın sonlarına kadar devam edecek bir dostluk döneminin ve bazı tarihçilerin ifade ettiği gibi, ‘Ermenilerin Altınçağı'nın başlangıcı olmuştur.

Ermeniler, Osmanlı Devleti zamanında ise hem maddi hem de manevi açıdan çok büyük bir rahatlık ve huzur ortamı içinde yaşamışlardır. Osmanlı idaresinin adilane yönetim anlayışından razı olmuş ve devletlerine her zaman bağlılık göstermişlerdir. Osmanlı yöneticileri de Ermenilerin kendilerine olan bu güçlü bağlılıkları sebebiyle onları “millet-i sadıka” (güvenilir millet) olarak nitelendirmişlerdir. Ermeni Meselesi adı altında tanımlanan iddiaların asılsızlığını anlayabilmek için Osmanlı idaresinin gayrimüslimlere olan yaklaşımını incelemek gerekir.

Osmanlı'nın Gayrimüslimlere Olan Bakış Açısı

Mirasçısı olduğumuz Osmanlı Devleti her türlü imkana ve güce sahip olmasına rağmen, geniş topraklarındaki farklı dinlere mensup, çeşitli dillere ve kültürlere sahip insanların inançlarına, geleneklerine hiçbir zaman müdahale etmemiştir. Osmanlı sınırları içerisinde bulunan hiçbir bölge sömürge muamelesi görmemiş; ayırım yapılmaksızın her topluluğa kültür ve medeniyet götürülmüştür. Bu bir devlet politikası olarak kanunnameler ile güvence altına alınmıştır.

Osmanlılar, Hıristiyan ve Yahudi azınlıklara Ehl-i Kitap olarak bakmış ve onların huzur içinde yaşamalarına imkan tanımıştır. Bilindiği gibi, Katolik İspanya'nın topraklarında bulunmaları istenmeyen Yahudiler, aradıkları huzuru Osmanlı topraklarında bulmuştur. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde, kentte hem Hıristiyanlara hem de Yahudilere özgürce yaşam hakkı tanımıştır.

Elbetteki Osmanlıların gayrimüslimlere olan bu anlayışlı yaklaşımı, Ermeniler için de geçerli olmuştur. Hatta onlar, diğer azınlıklara tanınmayan birçok ayrıcalığa da sahip olmuşlardır.

(www.turkislambirligi.com)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2830
Kayıt tarihi
: 01.11.09
 
 

Özel bir şirkette dış ticaret yetkilisiyim. İnternet üzerinden toplamış olduğum bilgileri, başkal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster