Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
373
 

Ermeni'ye Özürdeki Tavşan

Bu özür metni ile yapılmak istenen, gerçekten, 'bakalım kaç kişi bu metne imza atacak?' meselesi midir?

Bu metne imza atılmayacağını, bu metni hazırlayanlar adları gibi bilmiyorlar mı?

O halde amaçları, bu ermeni meselesi konusunu, türkiye gündeminden uzak tutmamak.

Bir akıllıya 40 gün deli denince adam delirirmiş. Onun gibi.

İnsanların, bilinçleri de, kayalar gibi aşınır. Demirler bile, belli sürekli baskı altında, metal yorgunluğuna düşerler.

Azimli s..çanlar, betonu delermiş. Onun gibi.

Yoksa, bu özür dileme gerçek manada yani özürün gerçek manasında bir özür değildir.

Hatta, belki de bilinerek seçilmiştir, çünkü, özür sonuçta manevi bir kavramdır, insanları en iyi hangi kavram dürter diye bunu seçmiş bile olabilirler. Sonuçta, bu metni hazırlayanları dürüst bulmuyorum. Çünkü, esas konudan tamamiyle saptirilmiş bir durum yaratmış durumdalar.

Bazen, bazı insanlar bir olayı yeteri kadar kavrayamaz. Ama illa da kavramak ister. Ve, aklı, doğası gereği, bir bütünlük düzenine sahip olduğu için, yalan yanlış bağlantılarla bir sürü olayı birbirine bağlatır. Akıl yetmez, ama adam psikolojik olarak illa bağla diye diretir. Sonuçta ortaya çıkan ise, Picasso'nun resimleri gibi ya da türk filmlerinin senaryosu gibidir, olmayacak şeyler olmuş, olmayacak bağlantılar kurulmuştur.

Bu metin de böyledir. Bir tür, deve gibidir. Her yeri eğiridir yani.

De, benim takıldığım, bu metne karşı, sezgisel bir şekilde itiraz edenlerin takındığı bir durum.

Diyorlar ki, onlar da, bizden özür dilesin. Şunlar da bunlardan özür dilesin filan.

Bu düşünme tarzı da, yamru yumruluktan pay alır.

Çünkü, bu metindeki özür, gerçek manada bir özür kelimesinin anlamını taşımamaktadır. Özür, görünüşte ö, z, ü, r harflerinden oluşan bir kelimedir, onun başka araçsal anlamları vardır.

Siz, 'onlar da bizden özür dilesinler' dediğinizde tuzağa düşmüş olursunuz. Bu bir ikincisi de, eğer bu konuda bir bilginiz yok ise, yani tehcir konusunda, bu ifadenizle, böyle bir olayın bir suç olacak şekilde gerçekten yapılmış olduğunu kabul etmiş olursunuz ve yine tuzağa düşmüş olursunuz.

Sonuç olarak, buradaki kullanılışıyla özür kelimesi tamamiyle, atletizmdeki 'tavşan' gibidir, (bu kavramı bilmeyenler için, ; önde yarış dışı bir koşucu hızla koşup, gerçek yarışmacılara tempo kazandırır, amaç seyirciye, zevkli ve heyecanlı bir yarışma çıkartmaktır.) Evet bu oyunda, seyirci koltuklarındaki yerini alanlar, şimdiden, seyir zevkine ulaşmaya başlamışlardır bile değil mi?

Yapılacak olan nedir? Bu 'aydın'ların bu metninin ve art niyetlerinin foyasını çıkartmak, ve kendi silahlarıyla kendilerni vurmak.

-
Not: Aydın'ın günümüzdeki anlamına ilişkin bir yorum:

Biliyorsunuz, toplumlarda, gizli çok farklı örgütlenmeler oluyor.. Adlarını anmaya gerek yok. Bunların odak noktaları çıkar grubu olmaları. Gizliden gizliye, saf insanların anlayamadığı ilişkilerle ve bağlantılarla çıkarlarını tesis ediyorlar. Kimi, bir yerde akademisyon oluyor, kimi iş dünyasında önde oluyor, kimi kimbilir nerde ne tezgahlar karıştırıyor. Bir de bu alt örgütlenmelere, gizli servislerin dolaylı ya da doğrudan 'ajan'larını kattığımız zaman, Bu aydın, entellektüel, kanaat önderi adamlardan, açıkça korkmak gerekiyor. Bu eskiden yok muydu? Eskiden de vardı. Ama şimdi günümüzde, dünya bir köy haline gelmiş durumda, informasyon çağındayız, bilgi çağı değil, informasyon. Bu nedenle mücadele biçimleri ve uzmanlıkları değişmiş durumda
Tikkat!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Azimli sıçanlar" sözüm tashih edilmiş. Bu bir deyimdir, Sıçan, bildiğimiz Fare türü bir şeydir. Sanki, tashihi yapan benmişim de, bir canlının boşaltım sistemiyle ilgili bir şeyi alenice kullanmaktan kaçınmışım gibi olmuş.

Erdal Aydın 
 17.12.2008 23:04
 

Ancak, metni meydana getirenleri ve ilk elden destekleyen sanatçıları, akedemisyenleri, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, yazarları dikkate alırsanız bu meselenin sizin bağdaşdırmaya çalıştığınız 'dış mihraklar' ile ya da çıkar birliğine girmiş gruplarla ilişkilendirmeye çalışmanızda ben 'art niyet' ararım. Dilimizden düşürmediğimiz bilimsellik bu noktada devreye girmeyecek mi? Vicdanı sadece kendinize yakın hissettiğiniz ya da kan bağınız olan insanlara verilen bir lütuf gibi değerlendirdiğinizde, tarihi saptırma gayretleri içinde olanlarla somut olgular üzerinden tartışmaya giren bireyleri hain olarak yaftalamaya çalıştığınızda ya da hedef gösterdiğinizde....karşı olduğunuz bir fikri dile getirenlerin kişiliklerini tartışmaya açmaya çalıştığınızda siz bilimsel tartışmaların neresinde yer alırsınız? Yazınıza katılmıyorum. Aksine, kampanyaya karşı olanların fikirlerini 'entellektüel düzeyde' dile getirmesinden yanayım.

Ali AYDIN 
 16.12.2008 16:45
Cevap :
Yazımın ana noktası, bu metnin dış mihrakların işi olduğu değildir. Ayrıca, gizli örgütlenmeler ile kastettiğim, salt dış mihraklar değildir. Kaldı ki, bu metni hazırlayan kişiler arasında bu tarzda insanlar olabilir, neden olmasın? Ayrıca, siz de bu tarzda bir insan olabilirsiniz, çünkü bu tür insanların olduğu gerçektir. Bu metni yazanlar illa böyledir demiyorum, o sizin yanlış okumanız. İkincisi, benim bu sözkonusu olay ile ilgili olarak, şu ya da bu yönde bir kanatim metinde belirtilmiyor. Çünkü, buna haddim yok. Eğer siz de örneğin, bu olayı incelememişseniz, sizin de haddiniz değildir. ok? 3 satırlık bir metinden siz hangi somut olayı gördünüz anlamadım. Ben, tehcir konusunu tartışmıyorum, 3 satırlık metnin ruhunu çözüyorum... Siz, kullanmadığım dış mihrak, hain, gibi kelimeleri bana yükleyerek, somut olgu olmadığı halde somut olgu varmış gibi bakarak, bu konuya angaje olduğunuzu kanıtlıyorsunuz. Yani, kafanızda şablonlar var, olmayanı gördürüyor size. Konu dışına çıkıyorsunuz  16.12.2008 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster