Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
196
 

Ermenistan özür dileyecekmiş

Ermenistan özür dileyecekmiş
 

yorumsuz.


Ermenistan diasporası dünyada lobiler oluşturarak Türkiyede ermeni soykırımı yapıldı diye asılsız iddilar ile yaygaralar koparmakta zaman zamanda Türkleri tahrik edici kampanyalar yapmaktadırlar.

Bu gün akşam haberlerinde şok oldum yıllardır Osmanlıdan özür dilemeyen bir Ermeni diasporası şimdi özür dilemeye hazırlanıyormuş, bilinizki bu özür kampanyasının altında sinsi plan ve emeller vardır.

Önce Ermeniler özür dileyecek sonra ise Türkiyeninde özür dilemesi ve soykırım iddiasını kabul etmesi istenecektir özür dileme sonucunda iddia edilen soykırım kabul edilmiş olacaktır, daha sonra ise Türkiye Cumhuriyeti devleti hakkında davalar açılacak milyarlarca dolar tazminat ve aynı zamanda doğuda toprak talebinde bulunacaklar.

Bakın bir Ermeninin sinsi oyunu tüm dünyadaki ermenileri ayağa kaldıracaktır, Davos krizinin ardından sayın başbakanımız Ermenistan başkanı ile görüştü ama görüşmeler basına kapalı olarak yapıldı ne görüşüldü içeriği belirsiz bunun arkasındanda ermeniler özür dileme kampanyası başlattılar.

Bu belge Osmanlı arşivinden alımış bir belgedir, gerçekleri tüm çıplaklığı ile ortaya koymuyor mu?

Osmanlıca bilenler yukarıdaki belgeyi okuyabilirler .

Şimdi birde ermeni taşnak subayının icraatlerine bakalım buda bir belgedir.

TAŞNAK SUBAYININ RESMİ RAPORU: “TÜRKLERİ KUYUYA DOLDURUP HEPSİNİ AĞIR KAYALARLA EZDİM” Rus Arsivi’nde bulunan Ermeni ordusuna ait resmî raporda şu satırlar yer alıyor: “Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukarıdan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım, içine attığım kuyularda kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.”

ERMENİSTAN DEVLET ARŞİVİNDE BULUNAN RESMİ RAPORLARDAN BÖLÜMLER:
Tasnak hükümeti komiseri V. Agamyan, firarla suçlanan Ermenilerin eşlerini, annelerini ve kızkardeşlerini toplayıp, çırılçıplak soyarak, onları köy meydanında bütün insanların gözü önünde kaz yürüyüsünü taklit etmek zorunda bırakmıştır. Taşnak yetkilisi, daha sonra çıplak kadınları dövdükten sonra saatlerce suyun içinde tutmuş ve geceleyin ırzlarına geçmiştir.

Gümrü bölgesi Ermenileri Taşnak subayını düşmanca karşılamış ve hatta birkaç kez Türklere teslimetmeye kalkmışlar. Birçok köyde halk tepkili ve askeriyeyi düşman olarak görüyor. (…)Türkler, Ermeni köylerinde ekmek ve tuzla karşılanmış. Köylerde kadınlar kazanlarda yemekler hazırlamışlar.

Subayım, yemeği kimin için hazırladıklarını sorduğunda şöyle cevap vermişler: Tabii ki Türkler için, sizin için değil, Hükümetimizin çalışmaları sonunda bu köylerin (Türk ve Azeri köyleri) nüfusu Ermenistan sınırlarınındışına atıldı.
Ölüm sessizliğinden saşkına dönmüş, garip bir sekilde miyavlayan ve havlayan, şaşkın sesler çıkaran bir kaç kedi ve ayrıca ik üç köpeğin kaldığı terkedilmiş köyler gördüm. Bu köylerin halkıgöç ederken, artlarında oldukça büyük miktarda tohum, patates, buğday ve arpa bırakmışlar.

Ermenistan’ın Kars Valisi, bölgedeki Türk-Kürt nüfusun imha edilmesi ve mallarının yagmalanmasıyla ilgili rapor verirken, köylerin işgalinin ardından bütün zenginlikleri toplama isini denetim altına alma konusunda her zaman başarılı olamadıklarından yakınmaktadır.

BELGE 1/TAŞNAK SUBAYININ RAPORU

Taşnak subayının 1920 yılında Beyazıt Vaaram bölgesinden yazdığı raporunda sunlar yazılı:Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya bu köpeklere karsı en etkili yol, çarpısmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve birdaha dünyada bulunmamaları için yukarıdan agır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütünerkekleri, kadınları ve çocukları topladım, benim tarafımdan atıldıkları kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.

Bu belge, Ermeni Sovyet tarihçisi A. A. Lalayan’ın önce 1936 yılında Revolyutsionnıy Vostok dergisinin 2-3. sayısında, daha sonra 1938 yılında SSCB Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü’nün yayın organı stroriçeskie Zapiski dergisinin 2. sayısında bulunuyor.

BELGE 2/ERMENİ YARBAYI MELİKİŞAHNAZAROV’UN RAPORU

Taşnakların Baş Gyarninsk birliği komutanı Yarbay Melik Sahnazarov, Ermenistan Devlet Arşivi f. 67, d. 644, y. 1-2 numaralarıyla kayıtlı, 7 Kasım 1918 tarihli acil damgalı raporda, bölgenin bütün köylerini bombaladıklarını, 30 Türk köyünü ele geçirdiklerini ve geri kalan 29 köyü de bombalamak amacıyla harekât izni istediğini bildirmektedir. Bu rapor Tümen komutanlıgına gönderilmistir. Merkezden onay alan Taşnak birliği, Baş Gyarninsk bölgesindeki onlarca Azeri köyünü yerle bir etmiş, kadın, çocuk, yaşlı, genç yüzlerce insanı öldürmüş ve mallarını yağmalamıstır.

BELGE 3/ TAŞNAK HÜKÜMET YETKİLİSİNİN TAŞNAK BAŞBAŞKANI ORGANCANYAN’A RAPORU

Bir Tasnak yetkilisinin, 21 Haziran 1920 günü Tasnak hükümetinin bası A. Ogancanyan’a yazdıgı rapor, Ermenistan Devlet Arsivi’nde f. 65, d. 116, y. 96 numaralarıyla kayıtlıdır. Raporda, su satırlar dikkati çekmektedir: “Zangi-Bassar tarafımızdan isgal edildi. Bu ülke öyle zengin ki, bizim borçlarımızı birkaç defa kapatacak durumda. _ki gündür burada görülmemis bir yagma gerçeklesti. Bugdayları, arpaları, pirinçleri, semaverleri, halıları, paraları ve altınları topladılar. Maliye Bakanlığı, iki görevlisini yanlarında örgütlü bir güç olmadan buraya ancak dün gönderebildi. Devasa bir zenginlik ellerimizden gidiyor.

BELGE 4/ERMENİ DEVLETİNİN KARS VALİSİNİN RAPORU

Son rapor Ermenistan Devlet Arşivinde f. 67, d. 1769, y. 25 numaralarıyla kayıtlı.

Rapor, o zaman işgal altında bulunan Kars’taki Ermeni Valisi tarafından merkeze gönderilmiş Ermeni Vali, bölgedeki Türk ve Kürt nüfusun imha edilmesi ve mallarının yagmalanmasıyla ilgili bilgiler veriyor. Raporda, köylerin işgalinden sonra köyün bütün zenginliğine elkoyma işini, resmî olarak denetim altına alamadıkları için yakınılmaktadır. Vali, devamla söyle diyor: “Türklerden ve Kürtlerden oluşan bölge gerçekten bir hazine gibi. Ama ne yazık ki biz burayı tam olarak kontrol edemiyoruz.

BELGE 5/ ERMENİ JOGOVURD GAZETESİ HABERİNDE TÜRK NÜFUSUN BÖLGEDEN SÜRÜLMESİ

Ermenistan’ı yöneten güçlerin yayın organlarından biri olan Jogovurd gazetesinin 1920 yılındaki 105. sayısında, G. Muradyan isimli yazar, Gorçi Gölü’nün kuzey kıyılarındaki Azeri köylerinden geçtiği haberde, Türk nüfusun bölgeden nasıl silah zoruyla sürüldüğünü anlatmaktadır: “Hükümetimizin çalışmaları sonunda bu köylerin nüfusu Ermenistan sınırlarının dışına atıldı. Ölüm sessizliginden şaşkına dönmüş, garip bir şekilde miyavlayan ve havlayan, şaşkın sesler çıkaran bir kaç kedi ve ayrıca iki üç köpeğin kaldığı terkedilmiş köyler gördüm. Bu köylerin halkı göç ederken, artlarında oldukça yüksek miktarda tohum, patates, buğday ve arpa bırakmışlar. Hükümet, bu köylerden iki milyon pudun üzerinde bugday ve yarım milyon pud patates toplayabilir.

BELGE 6/ HÜKÜMET KOMİSERİ AGAMYAN’IN RAPORU ERMENİ ORDUSUNUN ERMENİLERE YAPTIĞI ZULMÜ ANLATIYOR

Yine Ermenistan Devlet Arşivi’nde f. 67, d. 1588, y. 62-63 kayıtlı belgelerde, Taşnak hükümeti komiseri V. Agamyan’ın ordudan firarları önlemek bahanesiyle soruşturma veya mahkeme olmaksızın insanları cezalandırdığı ve kurşuna dizdigi saptanmaktadır. Agamyan, firarla suçlanan kişilerin eşlerini, annelerini ve kız kardeslerini toplayıp, çırılçıplak soyarak, onları köy meydanında bütün insanların gözü önünde kaz yürüyüsünü taklit etmek zorunda bırakmıştır. Taşnak yetkilisi, daha sonra çıplak kadınları dövmüş ve onları saatlerce suyun içinde tutmuştur. Ardından kadınları tutuklama emri veren Agamyan, geceleyin genç kadınların ve kızların ırzına geçmiştir. Agamyan, hiçbir şekilde cezalandırılmadan görevini uzun süre devam ettirmiştir. M. Azarapetov isimli ajanı Taşnak hükümetine, köylülerin suikast girişiminde bulunacağını bildirince, Agamyan’ı merkeze almıştır. Tasnak hükümeti, 1918 yılına gelindiginde 35 yasına kadarki bütün vatandasları askere çagırmıs ve Türkiye’ye karşı savaş için tekrar “gönüllü” birlikler kurmuştur. Yayın organlarında yaptıkları yayınlarla alınan bu karara karşı gelenlerin ölümle cezalandırılacağı, “aklı olanın” bu kurallara uyacağı yazılarak tehdit yöntemlerine basvurulmuştur. Bakû’de yayımlanan Taşnak yayın organı Aren’in 1 Mart 1918 tarihli 48. sayısı buna bir örnektir.

BELGE 7/ ERMENİHÜKÜMETİ ERMENİ KÖYLÜSÜNÜ CEZALANDIRMAK İÇİN SUSUZ BIRAKIYOR VE ÖLÜMLERE YOL AÇIYOR

Ermenistan Devlet Arsivi’nde f. 67/199, d. 139, y. 230 numarada kayıtlı baska bir belgede ise, Taşnak hükümetinin asker vermeyi reddeden Berd, Verhniy Karmir, Ahbyur köylerine ve Samsadinsk bölgesinin diğer köylerine cezalandırma amacıyla gönderdiği özel müfrezelerin uygulamaları anlatılıyor. Taşnak hükümetinin, boyun eğmeyen köylüleri cezalandırmak için Zangi nehrinin kolunu kapattığı ve bölgedeki köyleri susuz bıraktığı Ermeni hâkim güçlerinin gazetelerinden olan Jogavurd’un 29 Haziran 1920 tarihli 102. sayısında aktarılmaktadır. Bu cezalandırmanın sonucunda birçok insan ölmüs, tarladaki ürünler mahvolmustur.

Özürü Türkler mi yoksa Ermeniler mi dilemelidir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her iki ülkede gündeme getirilen bu tür kampanyalar kamuoyunu ısıtma, alıştırma ve kıvama getirme çalışmalarıdır. Malumunuz Ermeni tehcirinin 100. yılına altı yıl var. Hazırlıklar 2015 'e göre yapılıyor.
Yazınıza teşekkürler. Selamlar...

TEKBAŞINA 
 03.02.2009 0:31
Cevap :
Teşekkürler yorumunuz için aynen düşündüğünüz gibi size katılıyorum.selamlar sevgiler  03.02.2009 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 505
Kayıt tarihi
: 28.02.08
 
 

Sinop doğumluyum, ülkesini ve ulusunu seven bir vatansever, her ay devlete düzenli vergisini ödeyen ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster