Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2343
 

Erol Akyavaş

Erol Akyavaş
 

Google'dan...


O “Türk Rönesansı”nın önde gelen bir sanatçısıydı. Herkesin sorgusuz sualsiz benimsediği değerlere meydan okuyan aydın bir düşünürdü. Çok yönlüydü: evrensel kabul görmüş ressamlığının yanında başarılı bir mimardı, fotoğraf sanatçısıydı, üstün bir sahne dekorcusuydu ve kendi köklerinden beslenen tasavvuf ehli bir entelektüeldi.
.
1932 yılında İstanbul’da doğdu. Resim çalışmalarına 1948’de Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinde başlamıştı. 1949’da Siyasal Bilgiler Okulu’na girdi; fakat resme ve felsefeye olan ilgisinden dolayı okulu bırakıp Paris’e gitti. Geometrik-soyut anlayışa yönelerek, “Daire ve Kare Grubu”na katıldı.
.
1951’de ABD’ye gitti, Illinois Teknoloji Enstitüsü’nde mimarlık öğrenimi gördü. Freud ve Jung’un bilinçaltını aydınlığa çıkaran, bilinçaltının insan yaşamındaki önemini ortaya koyan görüşlerinden ve Amerika’daki gerçeküstücü uygulamalardan etkilendi. İlk yapıtlarındaki katı akılcı tutum zamanla yerini daha rastlantısal uygulamalara ve sezgiye bıraktı. Soyut öğelerin ağır bastığı bu yapıtlarında, Erol AKYAVAŞ günlük yaşamdaki olaylara eleştirel bir tavırla yaklaştı. Aldığı mimarlık eğitimi sonucu, mekân ilişkilerini ustaca ve gerçeküstücü doğrultuda kurdu.
.
1970’lerin başlarındaki yapıtlarında gölge öğesini gerçek ötesi boyutlarda kullanarak yoğun bir düş ortamı yarattı. 1970’lerin ortasında minyatürlerden, 1980’lerin ortasında da hat sanatından etkilenmeye başladı.
.
1988’de gerçekleştirdiği “Hallac-ı Mansur” dizisi Akyavaş’ın tasavvuf felsefesine olan ilgisinin bir yansımasıdır. Bu tarihlerden yaşamını yitirdiği 1999’a değin minyatür, hat ve ebru sanatlarından aldığı imgeleri soyut bir anlatımla yorumladı. 1989’da gerçekleştirdiği “Fihi ma fih / İçindeki İçindedir” adlı yerleştirmesinde İslâm, Hıristiyanlık ve Museviliğe ait simgeleri kullanarak, inanç birliğini vurguladı.
.
Açıkça herhangi bir siyasal tavır takınmamıştır. Onun devrimci tutumu Picasso’nunkine benzetilebilir. Burjuva toplumunun bağnazlığı ile Sovyet Rusya’nın kısıtlayıcı zorbalığına, başka bir deyişle, insanca eğilimlerin sakatlanmasına karşı tutumu siyasal değil, anarşist bir tepkidir.
.
Çoğu zaman cinsel konuları işlese bile, resimleri “müstehcen” değildir. 1960’ların sonuna doğru bir dizi yergi resmi yaptı, bunların her birinin adı “Viva = Yaşasın” sözcüğüyle başlıyordu. Kendisi seçtiği konuların her birine “uzun hayat” diliyordu ve bu resimlerin hepsi burjuva ahlakçılarını öfkelendirecek biçimde tasarlanmıştı. Örneğin, 1967’de yaptığı “Viva Vietnam” ile oldukça tehlikeli bir konuyu aktarıyordu tuvale.
.
Renkler ve boyalarla ışıltılı ve mistik bir dünya yaratan Akyavaş’ın bize sunduğu resimler ve objeler geçmişin izinden günümüze katlanarak gelen bir iz sürme serüveni gibi... Bütünü, evreni, asıl olanı anlamaya çalışırken; matematik ve geometrinin, din ve felsefenin, bilgi ve sezginin dünyada yaşanan serüvenini yakalayıp somutlaştırmıştır.
.
1999 yılında kaybettiğimiz bu -ne yazık ki- az tanınan sanatçımızın eserlerinin yer aldığı müzeler şunlar: New York Modern Sanatlar Müzesi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi, Berlin Sanat Müzesi Koleksiyonu, Stuttgart Sanat Müzesi Koleksiyonu.
.
Kendisini geçen hafta gittiğim İstanbul Modern’de sergilenen dokunaklı eserleri sayesinde tanıdım ve sizlere de bu derleme ile -az da olsa- tanıtmak istedim. Eserlerinin değerini çıplak gözle görmeden anlamak çok zor; aşağıdaki fotoğraflarsa sadece silik bir fikir verecektir.

.

Dip not: Merhum Erol AKYAVAŞ'ın eşi İlona AKYAVAŞ'ın Milliyet Gazetesi'nde çıkan ANMA ilanı;

Sevgili Eşim Erol AKYAVAŞ'ı vefatının 11'inci yılında, mezar başında, 20 Nisan 2010 Salı, Saat 17:00'de, Kanlıca Merkez Mezarlığı, İskele Karşısı, Mihribat Korusu'nda sevenleriyle birlikte anacağız.
.
.
.
.
.
.
.
Günün Sözü: Zaman her şeyi bilen öğretmendir; ne yazık ki bütün öğrencilerini öldürür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erol Akyavaş'ın 'Kuşatma' adlı büyük boy tablosu 7 Mart 2010 tarihinde düzenlenen Antik AŞ müzayedesinde 2 milyon 100 bin liraya satıldığı için bu sergide geçici olarak vardı. Tablo yine bilindik bir müzayede geleneği olan 'telefondaki şahsa' gitti. Kuşatma adlı tablo bu fiyatıyla Türk müzayedelerinde satılan en pahalı dördüncü eser tahtına oturdu. Bilginize... MS

Mehmet Sağlam 
 06.03.2011 12:31
 

la vida - derim ben de ve eklerim -viva la viva (hayatını dilediğin gibi yaşa) "içindeki içindedir" ....daha önce resim merakım yüzünden bulup incelemiştim kendisini ...Çok iyi bir hatırlatma oldu güzel yazınız ...Ruhu şad olsun! ...Saygılar....Selamlar...

Nil ALAZ 
 22.04.2010 13:09
Cevap :
Müzelerdeki ruhu beni de şad etti. Tablolarının önünde saatler geçirmek isterdim vaktim olsaydı. Tablonun adını ve o adın arkasındaki öyküyü biliyorsanız etkilenmemeniz olası değil Nil Hanım. Resimdeki tablonun adı HALLAC. Yetmez mi?.. Teşekkürle, selamla, saygıyla...  22.04.2010 22:45
 

Emek ve çabalarınızı kutlar, teşekkür ederim.

Ayten Dirier 
 17.04.2010 23:44
Cevap :
Ben teşekkür ederim Ayten Hanım. Selamla, saygıyla...  18.04.2010 23:57
 

...teşekkürlerimi sunuyorum bu güzel tanıtıma...saygılarım emeğinize,çabanıza...ilgiyle izlemeye devam ediyorum sayfanızı...selamlar...

Nedim ÜSTÜN 
 16.04.2010 13:38
Cevap :
Güç veriyorsunuz saygıdeğer şairim. Teşekkürle, selamla...  16.04.2010 20:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 3490
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 1945
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster