Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2036
 

Eros'un okları artık kalbi değil beyni mi vuracak?

Eros'un okları artık kalbi değil beyni mi vuracak?
 

Aşk beyinde mi yaşanır, kalpte mi?

Eros'un okları artık kalbi değil beyni mi vuracak?

Beynin inanılmaz gizemi beni hep etkilemiştir. Karmaşık anatomisi ve fizyolojisine rağmen benim en sevdiğim ve iyi notlar aldığım organ beyindir. :)

Bir aşk merkezi olduğunu duyduğumda (ki çok uzun zaman değil ben fakülte 5. sınıfta iken çok popülerdi) inanılmaz şaşırmıştım.

Üstüne yaşadığım bir aşkla da kendi içimde bir deney yaptım:)

Ama sonradan çalışmamın tek taraflı (tek-kör) olduğuna karar verdim:) ve bıraktım.

İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy hocamıza göre kalp sadece bir pompa. Aristo’dan beri bu böyle... BEYİN, sinir sistemini, sinir sistemi de kalbi etkiliyor. Kalp atışlarında hızlanma, beyinden gelen sinyallerle oluyor. Aşk da dahil her şey beyinde bitiyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Cengiz Kuday hocamız da, bu yanılgının Aristo’dan beri var olduğunu belirterek şöyle diyor: Beyinden bahseden şiir var mı? "AŞK üzerine yazılan şiirlerde kalpten bahsedilir. O yüzden bütün şiirler ‘kalbim kırıldı’, ‘kalpten sevdim’ gibi ifadeler içerir. Hiç beyinden bahsedildiğini duydunuz mu? Bugün biliyoruz ki, hislerin kaynağı hormonlar, beynin limbik sisteminde var oluyor. Dolayısıyla bütün hormonların, yani hislerin yerleri beyinde belli."

İtalya'da Pisa Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, âşıkların düşünüş ve davranış biçimleri psikiyatride 'obsesif kompulsif bozukluk' denilen bir tür hastalığa yakalananlarla benzerlik gösteriyor. Obsesif kompulsif bozukluk çekenler 'gerçek bir nedene dayanmaksızın' sürekli bir endişe duygusunun altında yaşıyor ve bu duyguları alt edebilmek için günde 20 kez ellerini yıkamak gibi takıntılı davranışlar sergiliyor. Buna neden olan ise obsesif kompalsiflerde ruh halini düzenleyen 'serotonin hormonu' düzeyinin düşük olması. New Scientist adlı tıp dergisindeki araştırmaya göre serotonin düzeyi düşük olan diğer bir grup da 'âşıklar'!
Sırılsıklam âşık 20 genç öğrenci ile 20 obsesif-kompulsif hastayı karşılaştıran uzmanlar her iki grubun serotonin düzeylerinin birbirlerine yakın olduğunu saptamış. Uzmanlara göre âşığın başkalarını bezdirecek kadar sevdiğinden bahsetmesinin ve takıntılı bir yoğunlukta ısrarla onun hakkında düşünmesinin nedeni de bu.

Aşkla ilgili hemen hergün bişeyler söyleniyor.Söylenmeli de.

Ben aşkın beyinde yaşandığını düşünenlerdenim.

Umarım Eros da beni duyar ve oklarını doğru yöne doğru atar:)

Aşklı günler dileklerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eros görmez bir melektir, güzelliği de görmezliğinde hangi hedefe hangi okları fırlattığı belli olsa bu kadar heyecanlı da olmazdı elbet değil mi?Hoşgeldiniz blog camiasına...Selam ve sevgiyle...

üç nokta 
 29.04.2007 11:51
Cevap :
Teşekkür ederim, sevgilerimle...  29.04.2007 13:34
 

İşte bak hüseyin! aynı benim dediğim gibi işte, insan ilk görüşte beğenir sever. adamsan şayet, ahlaklıysan, sadıksan ve erdemliysen, kalbi muhabbet ardından takip eder sevdanı zaten, aşk sadakatı izler. demedim mi sana hüseyinn! beyinde başlıyormuş olay, ardından kalble yol alıyorsun iştee! bırak şimdi benim yorumu okumayı hüseyinn. Sibel hanımın bloğunu oku sen.:):) Sibel hanım tebrik ederim tesbitle isabet noktasında ilmi kanıtlarla bezenmiş bir blog. Beyninize sağlık

Yücel! 
 01.04.2007 17:53
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Yücel ve Hüseyin:) Aşksız yaşanabiliyor ama sevgisiz asla! Sevgiyle kalın..  05.04.2007 21:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 268
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 2124
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1979 doğumluyum. Severek ve isteyerek girdiğim tıp fakültesini bitirdikten sonra veterinerlik de oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster