Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4647
 

Erotik bir filmde izleyiciyi büyüleyen görmedikleridir.

Erotik bir filmde izleyiciyi büyüleyen görmedikleridir.
 

“O sahneleri anlattılar” başlığını görünce duramadım.

Tıkladım.

Konu oyuncuların yaptıkları rol ile ilgiliydi.


Düşünsenize karşınızda hiç hoşlanmadığınız birisi.

Hani ya “merhaba” bile demekten kaçınacağınız türden.

Bu adama/kadına “seni seviyorum” diyorsunuz.

Rol uğruna.


Sizi televizyon ya da sinemada seyredenlerse pozisyonlarını yaptığınız tiplemeye koşut olarak alıyor.

Belki de rahat koltuklarına uzanmışlarca rolünüzün durumuna uygun olarak ağlanıyor, kızılıyorsunuz.

Bu işinizin bir parçasıdır.

Yapmak zorundasınız.

Hatta gerekirse yatmak zorundasınız.

Bu durumda ne hissedersiniz?


Kate Winslet’in başına izleyiciyi hiç ama hiç ilgilendirmeyen bir şey gelmiştir. Hani şu Leonardo DiCaprio ile Titanik filminde olağanüstü görselleri beyinlere kazılan yıldızdan bahsediyoruz. İşte bu filmden yıllar sonra aynı çift Revolutionary Road için kamera karşısına geçmiş.


Filmde inanılmaz erotik sahneler varmış.


Çiftin çılgınca olarak nitelendirilebilecek sevişme sahneleri izleyici belleklerinin bu tür görüntülerin depolandığı belirli bölgesine bir daha kazınmamacasına yerleşiyor.


Öylesi.


Winslet bu sahnelerin çekiminde kendisini çok garip hissettiğini söylüyormuş.


Bunun nedeni ise ne rol arkadaşı Leonardo DiCaprio ne set çalışanlarının çekim sırasındaki durumları ne de kaçamak bakışlar.


Kendisini garip hissetmesinin tek sebebi filmi Sam Mendes'in yönetmesi.


O kim demeyin!


O, Kate Winslet’in gerçek hayattaki eşi.


Buyurun!


Tavuk mu yumurtadan çıkıyor, yumurta mı tavuktan sorusuna horozun verdiği kestirme cevap gibidir bu: “Ben onu bunu bilmem arkadaş. İşimi yaparım”.


Sorması kolay.

Doğrusu seyretmesi daha da kolay…

Oysaki canlandırılan çok özel bir sahne…

Üstelik çok özel bir durumunuz var.

Onca set çalışanının önünde çıplaksınız.

Bir yatak.

Bir adam.

Bir tüy.

Bir telek.

Bu adama/kadına “seni seviyorum” diyorsunuz.


Sonra erotizmin doruklarını izleyiciye yaşatmak için çabalamanız söz konusu.

Bu arada ışıkçı mesela bir sigara eşliğinde höpürteterek çayını yudumluyor.

Çaycı sahneye kaçamak göz atarken sakız çiğneyen yönetmene “sen de alır mısın ağabey” diyor. Yönetmenin “sonra” cevabını duymaksızın partnerinizle öpüşmeye başlamışınızdır bile.


Seyirci şöyle bir kıpırdamıştır yerinden.

Erkekse erkeğin, kadınsa kadının ellerini aramaktadır.

Merak ellerin uzanacağı yerdir.

Ne bilsin tam bu sahnenin çekimi sırasında öpüşenlerden birinin canının döner çektiğini. Çünkü çalışanlardan biri işini yaparken, bir yandan da kokusu bütün bir sete yayılan dönerini yemektedir.

Tam o sırada izleyici erkeğin kadının kalçasına uzanan ve onun bir döner dürümü gibi kavrayan ellerini görür.

Kadın ise rol arkadaşının yanağında sette içilen bilmem ne marka sigaranın kokusunu aramaktadır. Işıkçının çayını her yudumlayışının ardından ağzından burnundan yolladığı dumanlar, rol arkadaşınızın sanki yanağına yapışmıştır.


O dumanı, o kokuyu ararsınız.

Sonra çaycının kaçamak bakışlarını yakalarsınız.

Set amirinin büyüyen gözlerini…

Yönetmenin ihtirasa uzanan isteklerini…

Yatağa uzatırsınız/uzatılırsınız.

İzleyiciyi büyüleyen ise görmedikleridir.

Gerçekten bir filme yoğunlaşmışken perde arkasında yaşanması muhtemel durumları hiç düşündünüz mü?

Düşünmeyin.

İzleyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Abi etli tarafından ye de yakın çekim yapalım!" "Ulan buna kim hardal koymuş?" " Biz ketçaplı olsun demiştik!" "Uzat ta mayonez sıkayım üstüne!" Böyle gider hikaye!

Ahmet Balcı 
 17.10.2008 14:45
Cevap :
Aynen öyle... Ama abiciğim o döner hikayesinde ciddiydim. Böyle bir olay bir arkadaşın başından geçmiş, bize anlatmıştı... Bu arada Mayonez çabuk bozulur:)  17.10.2008 15:13
 

Üstad yine ilginç bir konu getirmişsiniz önümüze...Geçenlerde bir yerde Sharon Stone'un açıklamasını okumuştum Temel İçgüdü'de ki o meşhur sahnesiyle alakalı. Sharon, yönetmenin aklından geçenlerdi, bende böyle birşey yaptım, ama çekim yerinde sadece yönetmen'in olduğunu söylemiş. Ne kadar doğru yalan bilmem... Saygılarımla...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 17.10.2008 14:12
Cevap :
O yazıyı okumuştum. Yalan tabi. Bu tür özel çekimlerde en az 60 kişilik bir ekip bulunur. Çekim yerinde sadece yönetmenle birlikteyse o zaman olay film değil gerçektir. Saygı ve sevgilerimle  17.10.2008 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 669
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1551
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster