Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
19142
 

Erotik şiir

Erotik şiir
 

"Bir deniz mavisi sürmüş ki memelerinin arasına
İnsanın ağzı tuz ve yosun kokusuna bulanıyor
Bir muz soyarmış gibi soyuyorum onu kabuklarından
Bir güneş duruyor orada göbeğinin üstünde sislerin arasında
Ve aşağıya doğru nefis bir uçurum
Çok yükseklerden düşen çavlanın susuzluğu. "(Özdemir İnce)  

Erotizm sözcüğü Yunan aşk tanrısı Eros' tan dönüştürülmüştür. Özgür ansiklopedi: "Erotizmdeki yüceltilmiş estetik hissin ve cinselliğin anlaşılmasını sağlayacak birçok tanımlama yapmıştır bu terim ile ilgili olarak. Bunun yanında Eros'a ve erotik sunuma karşı gelen itirazlar, arzu nesnesinin sadece özneyi arzulama ihtiyacının yansıması olduğu, özne/ nesne ilişkisinden besleniyor olması biçiminde" de açıklamıştır erotizmi.  

"Güneşli çayır
Pınarlardan içiyorum seni
İnce ve mavi bileklerinden,
Kısrak memelerinin gürlüğünde
Sabah bahçelerinin serinliğinden." (Cahit Külebi)  

Yunanlı şairlerden Yannis Ritsos, "(...) Erotik şiir yazmak devrimciliğe aykırı değildir. Devrimcilik kadar cinsellik de demokratik ve ilerici insanlığın göstergelerinden biridir. (...) Erotika özellikle, ilerici kesimdeki genç kızların sevgisini kazandı." diyor. "Nice eğilmen gerek/ Bulmak için köklerini/ Ve kapanması için çemberin/ Kapanmıyor/ Daire değil/ Bir sarmal." (Ritsos)  

"Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı;
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin,
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla,
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla! (Ahmet Muhip Dranas)  

Erotizm yakın zaman kadar Türk şiirinde yazıl(a)madı, konuşul(a)madı, tartışıl(a)madı. 20. yüzyıl Batı Edebiyatı' nda; eserlerde, cinsel konuların serbestçe yansıtıldığı bir dönem olmasına rağmen; Türk Edebiyatı' nda; kadın- erkek ilişkileri, cinsellik gibi mahrem konulara cesaretle yaklaşılamamıştır.  

"Bu akşam bir ateş duyup etimde
Kadın, kadın diye içimi oydum.
Ruhuma bir serin yer istedim de
Alnımı mermerin üstüne koydum  

Artık ben ne günah olsa işlerim,
Yumuşak yastığa geçti dişlerim,
Bir an kadar sürdü can verişlerim,
Ey kadın, bu akşam sana da doydum." (Necip Fazıl Kısakürek)  

Cemal Süreya, bir röportajında: “Erotik bir şiirdir benimki. Sanırım en belirgin özelliği budur. Dipte tarih içinde uygarlık ve varılma sorunu tartışılır” demiş. Hamid'in "Karlar altında nevbaharım ben, " dizesine karşı; Cemal Süreya'nın, "N'olur ağzından başlayarak soyunmaya/ Bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme/ Çık gel birkez daha yıkıntılardan/ Çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat" dizeleri; insanın kendisinin ötesine geçme arayışını, istemini, içindekini belli etme halini de açığa çıkarır."  

"Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce." (Edip Cansever)  

"Erotizm şiirde, meçhulü ortaya çıkarır. Ama bu meçhul, bir arzu nesnesi değilse, anlamsız bir boşluktur yalnızca. Kelimeler arasına malum olanı meçhul olanın içine gizler. Yalnızca şiddetli zevk, nefret, gerçek şiire ulaşır" (Bataille). Ne olursa olsun, arzu dünyalarının çığlıklarını şiir dizelerinde hep gördük, görmeye de devam edeceğiz. İnsanın içindeki en ilkel duygu satırlarda yankılanacak. Bazen en utangaç en saf haliyle: Bazen de en arsız, en edepsiz inlemeleri duyuracak. Ne olursa olsun; şiir bir dünyadır ve o dünyanın sesine kulak verin.  

"Erkek:
Senin bacakların da ılık Yennar yağmuruyla
kekik ve sistari kokan toprak
ki serin denizine açılan iki sıradağdır onlar
üstüme hoş yorgunluklar çöker sana kulaç atmaktan.  

Kadın:
Hırçın ve sevecen bir denizsin
susuyorum içtikçe, suyun tuzludur senin -
sırtında kavuşmayan kollarım çırpınan iki kürek
bitanem! soluğun kışkırtıcı rüzgâr
doluverince yelkenlerime başıboş savrulurum
senin şahane denizinde.  

Erkek:
Turunç bahçende sevişmeler ne güzel
bir sevda çiçeğiyiz birleşince ikimiz
ah bu yıldızlar!... gecenin bu kokusu...
Sevgilim, caniçim! Tut ve bırakma beni
tut ve bırakma tut ve
öylece ver o yumuşak tatlı pembe incirini.  

Kadın.
Sen vakitler ecesi n'olursun bitme
bitme güzelim gece.  

Erkek:
Bitsin sevgilim ve yenisi başlasın
bir başka aşkla birlikte." (Mehmet Yaşın)  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

uğraşmış yazıvermiş sereserpe.. /şehvetin perdesi sıyrılmış hafiften/bloğunu açtım; yine aynı konuyu yazıyor/içinde kötülük yok biliyorum/ benimde yok ama../olmaz ki/böylede yazılmazki... *şiir Orhan Veli'den devşirmedir*

Adam akıllı 
 16.02.2007 23:27
Cevap :
Sevgili Adam akıllı: İki blog sonra, notlarda cevap bulabilirsin sanırım ! Sevgiler.  17.02.2007 20:25
 

gercekten eelrınız dert gormesın..

alex dio 
 16.02.2007 6:43
Cevap :
Sayın Alex dio: Teşekkür ederim.  16.02.2007 10:28
 

ellerine sağlık,,,

SUPERİSİ 
 14.02.2007 14:02
Cevap :
Sevgili Superisi. İyi şeyler söyledin galiba! Beğenine teşekkür ederim. Sevgiler.  14.02.2007 14:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5859
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster