Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '11

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
303
 

Erteleme

Erteleme
 

Bir ses duyuyorsan...


Az önce düştüğü yerden
Ağlayarak kalkan çocuk
Balonu verdiğinde gülümsüyorsa birden
Gülmeyi erteleme. 

Göçmen kuşlar sana doğru uçarken
Yüreğinin en kıymetli sorusunu
Kanat çırpan şu turna biliyorsa yalnız
Sormayı erteleme. 

Yıllardır beklenilen tren
Nihayet girebilmişse o mağrur istasyona
Binmeyi erteleme. 

Asırlardır boğazında düğümlenen
Onu görünce dökülüverirse dilinden
Söylemeyi erteleme. 

O canın çatık kaşları altında
İçine işleyen gözleri yakalamışsan eğer
Duvarlar üstüne yıkılsa da
Sarmayı erteleme. 

Bir simit parası kalmışken cebinde
Hiçbir şey söylemeyene inat
Açlığın yanışını duyuyorsan bedende
Tüm servetini bir anda
Vermeyi erteleme. 

Sessizliğin karasına saklanınca
Renksiz göründüğünü sanan
Bir dostu kavrarsa yüreğin
Rengi de sükûtu da
Görmeyi erteleme. 

Ne bank ne de sıra görünmezken ortada
Hayatında iz bırakan bir yer olmalı
Yüreğe oturan tek sese varırsan bir gün
Duymayı erteleme. 

Sana seslenme gücünü bulduğumda
Bütün benliğimle bağırsam da
Sesim çıkmayacak, biliyorum.
O büyük sükûtu sen çözersin ancak.
Sessizliğin sırrına erdiğin o dem
Gelmeyi erteleme. 

Yegâh Elif Mirzâde

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şiir ve görsel pek örtüşmüş.Zaman hızla akıp gidiyor.Bizler bazen güncel yaşamın ayrıntılarına kendimizi fazlaca kaptırıp yaşamın pınarından uzaklaşıyoruz.Son bölümde sessizliğin sesinin görkemini hissettim teşekkürler,sevgiler.

pinar öner 
 22.06.2011 21:25
Cevap :
Bazen, "ân"ın kıymetini anlamak ve anlatabilmek için "susmak" gerek! Teşekkür ederim.Sevgi ile.  27.06.2011 0:12
 

Ranâ hanım, "Sessizliğin sırrı" nı düşününce derinden, içim ürperdi. O sessizlikte ne "giz" ler vardır söylenmemiş, söylenememiş, yalnızca göz yaşlarıyla ifade edilmiş, kişinin kendisine özel...Erteleye, erteleye bugünlere geldik ara sıra "keşke" diyerek. Bir de baktık ki, :-))) Ömür bitiyor. :-((( Kendimizden ziyade başkalarına vakfedilmiş bir yaşam için söylenen tek söz: "İŞTE HAYAT!"...Selam ve sevgilerimle...

Yurdagül Alkan 
 14.06.2011 17:13
Cevap :
Evet! Ve hayatla yüzleşince onu ertelememek gerek... Hayatı sükut içinde kucaklamayı bilmek hiç tükenmeyecek bir hazinedir.Bazen, gülmek de ağlamak da sessiziliğin gücü ile daha anlamlı ve daha etkili oluyor;asla ertelelemiz gereken hayatın o önemli ân'ı için...Teşekkür ederim.Sevgi ve selam ile.  14.06.2011 23:01
 

Ben kendi adıma bir düzine sayabilirim Rânâ Hn. Bu yaştan sonra bröve takmak için uğraşıyorum. Oysa 20 yaşıma dönebilsem, tüm ailem gibi pilot olurdum. Ya da doktor ama asla mühendis değil. En çok ilk kıt'ayı beğendim. Bir an acaba sükût ne renk olabilir diye düşündüm. Herhalde o da gridir. Tıpkı ıssız sessizlik gibi. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 13.06.2011 20:11
Cevap :
Seneler geçtikçe, en çok da ertelediğimiz güzellikler için "keşke" ya da "o ân geri gelse" deriz...Dileyelim ki; böylesi tecrübeleri tatmış yürekler yolumuzun gittikçe kısalan bölümünde hissettiği güzelliği tadabileceği ân-lar-ı ertelemesin. Bröve takmayı istemişseniz ve o isteğe doğru kararlı yürüyorsanız; buna "bu yaştan sonra" denmez; "dem bu dem"dir, denir ancak! Ân'ı kavrayışınızı kutlarım. Grinin de anlamlı duruşu ile yer aldığı nice renkli günlere. Sevgiler.  13.06.2011 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 901
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 756
Kayıt tarihi
: 21.07.09
 
 

“Yazı yazmak” bir Yürek Yolculuğudur. Okumak ve yazmak bana Edebiyat alanının kapılarını açtı… Ed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster