Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kaygı Terapisti ve NLP Uzmanı Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

06 Eylül '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
35
 

Ertelemenin Hafifliği

Ertelemek eylemi , bu işi ‘şimdi yapmaya hazır değilim’  dediğimiz bir eylem olsa da; bana hep bir şeylerden kaçış olarak gelmiştir. Üstelik hayatımın bir döneminde sürekli  bu eylemi tekrarlayarak gerçekleştirmeme rağmen. Hem fiziksel hem zihinsel olarak bana  ve karakterime uzun süreli  uygun değil bu durum. Peki bizim dışında olaylar karşısında mecbur kaldığımız durumda da  gerçekten öyle oluyor mu?  Çoğunlukla  bir rahatlama mekanizması olarak kullanılıyor olabilir mi..

Eğer bu konuda emin olmadığımızı hissediyorsak, olayların akışı ya da sonucunu net göremediğimizi hissediyorsak sonraya birakmak rahatlatır. Hatta deyimler de vardır.. Konunun üzerine yatmak yani biraz zamana bırakmak, enine boyuna düşünmek gibi.. Bunun belli bir standardı yoktur elbette ama bazen hayatımızdaki birçok konuyu da bu zincire kaptırmış devam ettiriyor oluyoruz öyle değil mi... Örneğin; yeni bir alışkanlık kazanacak ,bir kursa gidecek,yeni bir hobi edinecek ya da ne zamandır yapmadığınız bir aktiviteyi yapacaksınız. O aktiviteyi de yapmak istiyorsunuz ama çok uzun zamandır da kendinizde bunu yapacak yeterli itici gücü bulamıyorsunuz üstelik bunun neden olduğunu da bilmiyorsunuz.. Bingo.. Doğru yerdesiniz. Hadi erteleyelim.

Çok enteresandır ki  rahat koltuğun rahatlığını fark eden birinin sandalyede oturma süresini nasıl kısaltabilirim diye düşünmesi gibi bir şeye benzer bu durum çoğunlukla...  (Değişik bir örnek oldu bu kabul ediyorum) Aslında güvenli alana kaçmak gibi de denirse yanlış olmaz. Ama sonuca ulaşmak sonraya bırakıldığı için rahatsızlık hali daha uzun sürüyor  bir nevi. Bir işe koyulduğumuzda her ne kadar o an bize zor gelse de kendimizi zorladığımızda özdisiplinimizi harekete geçirdiğimizde ya da o an için sıkıştıysak kaçacak başka yerimiz yoksa bir şekilde o yapmamız gerekeni yaparız öyle değil mi? İşte o zaman zorlansak da yaparız ama sonrasında farklı bir rahatlık olur. Oh sonunda yaptım bitti gibi.

Sorun ; sonraya bırakılanda. Hep ya bir sonraki güne ya da haftaya atılan yapılacaklar bizi ne kadar daraltıyor acaba? Bazı durumlarda sadece kişinin olaydan kaçması değil olaylar ve şartlar da uygun olmayabiliyor belki de  mecbur kalıyorsunuz ertelemeye.. Ama burada bahsettiğim kişinin acil olmayan diye beklettiği giderek büyüyüp köşeye sıkıştıran küçük bir ev oyuncağına  dönüyor zamanla. Ve ertelenme süresi arttıkça da başlıyor sizin rahatınızı bozmaya ,huzurunuzu kaçırmaya,gözünüzde gitgide büyümeye. Ben genelde eğer defalarca niyetlenip bir şeylere başlayamadığımı ,ertelediğimi fark edersem orada beni alıkoyan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışırım. İsteyerek yaptığım alışkanlıklarım beni zorlamıyor da sürekli düzenli erteliyorsam bir acıdan,istenmeyenden  kaçış söz konusu olabilir  genellikle de vardır. Bakarım orada ne var? En son o şeyi yaptığımda kötü bir şey yaşadım mı? Örneğin; biraz kilomu dengelemek için  düzenli spor yapmışımdır sonucunu büyük bir mutlulukla karşılamışken duygusal olarak savunmasız bir sürede bu kiloyu tekrar almanın mutsuzluğu beni geri itebilir, ayaklarım gitmeyebilir spor salonuna. Zihin aynısını yaşama diye kendince seni korumaya alır sen de başlarsın bahane üretmeye. O spor salonu zaten havasızdı,hoca  iyi değildi vs cümleler söyleyip kendini yaptığın davranışta haklı çıkaracak sebepler aramaya başlamışsındır bile. Bunlar gerçekse de başka bir spor salonu arayabilirim yapmam gerekenden pes edip vazgeçmek yerine ama bu da başka aksiyon almamı gerektirebilir.

Dolayısıyla bahanelerimiz, ertelemelerimizin arkasında ne olursa olsun bizi o an o işi yapmaktan alıkoyan şeyin fiziksel mi ruhsal mı olduğunun ayırdına iyi varmamız oldukça önemlidir.Bizim dışımızda bir sebep mi yoksa kendimizin sürekli otomatiğe bağladığı bir davranış biçimimi bize bunu yaptıran . Bunun   farkındalığına vardığımızda sorunu daha net görebiliriz. Ondan sonrası da o şeyi ne kadar süre yapacağımıza  ya da hayatımızda ne kadar tutacağımıza karar vermesine kalır.

İşlerinizi az ertelediğiniz  günler dilerim

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 142
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

Merhaba, İstanbul Üniversitesi mezunuyum. NLP  (Sinir Dili Programlaması) ile önce kendi hayatımı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster