Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
628
 

Ertesi sabahki pişmanlık...

Ertesi sabahki pişmanlık...
 

Aman Allah'ım, ne yaptım ben! Çok pişmanım... İrademe hakim olmalıydım ama olamadım. Anlık bir karardı; yok yok hatta karar bile değildi, her şey kendiliğinden oldu... Engel olamadım; işin kötüsü, engel olmak istemedim! Sabah pişmanlık duyacağım aklımın ucundan geçmemişti ki!

Baştan anlatayım: İş çıkışı anca 20:30 civarı evdeydim. Ölüyordum yorgunluktan ve de açlıktan! Hemen bir şeyler yedim, biraz uyukladım TV karşısında ve ayaklarım beni zorla götürdü o odaya. Yani kardeşimin odasına. Yani o saatte son derece cazip görünen bilgisayarın bulunduğu odaya.

Maksadım, birikmiş elektronik postalarıma cevap yazmak, uzun zaman görüşemediğim arkadaşlarıma bir-iki cümle yazarak hal hatır sormak, bir zamanlar yakından takip ettiğim blog yazarlarının birikmiş bloglarını okumak falandı. Topu topu bir saat sürer diye düşünmüştüm. Çünkü fazlasını kaldıramazdı bu beden. Ne de olsa sabah 06:15'e kurmuştum telefonumun alarmını...

Eee, internet bu. Dalıveriyor insan içine farkında olmadan. Şu MSN denilen illet yüzünden oldu her şey. Sohbet sohbeti açtı, dakikalar birbirini kovaladı; evet stres attım ama saatin farkında bile değildim. Ha kapattım, ha kapatıyorum derken saat 03:30 civarında oluvermiş bile!

Gecenin ortasında yatağıma gittim ve huzurla uyudum. Çünkü bütün sıkıntılarımdan, sevdiğim bir iki arkadaşımla muhabbet ederek sıyrılmıştım ve yatar yatmaz uyudum ilk defa...

...Ve alarm sesiyle uyandım aniden.

Aman Allah'ım, ne yaptım ben! Çok pişmanım...

"Ama daha yeni uyumuştum, daha rüya bile görmeden sabah olmuş!" diye lanet okudum alarm sesine. Bir daha kurdum yarım saat sonrasına, "Yarım saat yarım saattir" diye geçirdim içimden. O yarım saatlik uykunun tadına doyum olmuyor işte. Nasıl tatlı geldi anlatamam.

Bütün gün hasta gibi gezdim, öğrenciler bile farketti halimi; çünkü ders aralarında ne başımı dik tutabildim, ne de gözlerimi açabildim. Neyse ki mucizevi bir şekilde ders içinde hiçbir yorgunluk, halsizlik ya da uykusuzluk hissetmedim. Bu kadar sarsılacağımı tahmin etmeliydim ve irademe hakim olarak bilgisayardan uzak durmalıydım.
Akşam eve döndüğümde annem beni görünce "Ne oldu sana böyle?" diye sorunca afalladım. Bir de aynaya baktım ki...

Aman Allah'ım, ne yaptım ben! Çok pişmanım...

Korkunç görünüyordum. Sanki aynaya değil de, başka birinin fotoğrafına bakıyordum. Hiç benzemiyordu bana karşımdaki. Bir yabancıyla anlamsızca bakışıyor gibiydim. Ya da belki 20 yaş sonraki halimle karşı karşıyaydım sanki.

Ve boş mideme rağmen, hiçbir şey yemeden ve hiç düşünmeden yatağıma balıklama atlayıverdim.

Rüyamda bilgisayar karşısındaydım. Kendimle sohbet ediyordum MSN illetinde. Ama 47 yaşındaki Özlem'di konuştuğum kişi. Birden ekrandan korkunç başını uzattı bana doğru, ve eliyle suratıma uzandı. Gözleri donuk, suratı kırışık, elleri bumburuşuk ve iri iri damarlı tuhaf ellerdi. Sinsi sinsi sırıtıyordu. Tam beni yakalayacakken ayağa fırlayıp uzaklaşmak istedim. Meğer aslında yataktan fırlamışım. Ter içinde ve soluk soluğaydım. Kalbim kulaklarımda yankılanıyor gibiydi.

Aman Allah'ım, ne yaptım ben! Çok pişmanım...

Bir süre sonra sakinleştim ama aklımdan çıkmıyordu rüyamdaki yaratık. Aslında çok aptalca bir rüya, anlatırken komik ama rüyanın içindeyken gayet korkutucu!

Bir daha gecenin bilmemkaçına kadar bilgisayar başında oturursam ne olayım! Bir daha asla, asla ve asla!!!

<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepimiz birer bilgisayar kölesi olmuşuz. Ondan kopamıyoruz.

Canan Öz 
 12.01.2008 12:14
Cevap :
Galiba haklısın. Ah şu bilgisayar... Onunla olmuyor, onsuz hiç olmuyor değil mi ama?  12.01.2008 20:36
 

"vefalı dost",ben de sizin geçmiş bayramaınızı ve gelecek yeni yılınız kutluyor,herşeyin gönlünüzce olmasını diliyorum,sevgiyle...

DİNOZOR 
 27.12.2007 13:37
Cevap :
Çok teşekkür ederim iyi dilekleriniz için. Her daim mutlu kalmanız dileğiyle...  27.12.2007 19:52
 

Bilgisayar başında yaşlanacaksın!Şaka yapıyorum tabi, ben anlamam etmem rüya tabirinden.Aslında işin püf noktası nokta koymayı bilmekte.Hem senin bahanende var, 'arkadaşlar benim erken kalkmak gerek hadi bana eyvallah' deyip çıkabilirsin rahatlıkla.Hadi, kolay gelsin :))

Sinefilozof 
 24.12.2007 11:20
Cevap :
Biliyorum, o gece o cümleyi kaç kez yazmıştım ama çıkamadım işte bir türlü. Şeytana uydum, çok pişmanım! Artık saat on buçuk oldu mu koşa koşa uyumaya gidiyorum, tavuklar gibi erkenden :)  24.12.2007 11:26
 

Bu çocuklar için de eğitici bir rüya hikayesi olur. yorgunluk doğrudur boğazda ertesi gün anjin de yapabilir, buda bakmazsan kendine, girip'e doğru gider, az uyumak cilt ve vücudun her biyolojik fonksiyonuna etki eder. Ancak uyurken boğaz ve vucudun rahat olması gerekli boğazına yorganı çok sıkıştıran daha boğucu rüyalar görebilir. vücut ne kadar sıkışmadan rahat uyursa bunaltıcı rüyalar olacağını sanmam. mutlulukla-slm.

Nariçi 
 18.12.2007 0:16
Cevap :
Teşekkürler hepimizi bilgilendirdiğiniz için. Şu an feci halde gripten yakınmaktayım sebebi belli oldu. Bir daha tövbe :) Sevgiler  18.12.2007 20:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1898
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster