Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
12475
 

Eşek ve at eti zararlı mı?

Eşek ve at eti zararlı mı?
 

Eşek ve at etinden hep sucuk yapılacak değil ya! Adana kebabı da güzel olabilir at ve eşek etinin!! Geçtiğimiz günlerde Adana'da yaşanan gelişmeler bir tez konusu olabilecek nitelikteydi. Bir yemek firması, kaliteli ve sağlıklı bir yemeğin nasıl en ucuza mal edilebileceğini kanıtlamaya çalışmıştı adeta! Yemek şirketi, araştırmasına bilimsellik kazandırmak için deneklerini bir öğrenci yurdundaki üniversite öğrencilerinden, yemeklerin sağlıklı olduğunu teyit etmek için de bir hastanedeki hastalardan seçmişti!. Araştırmanın başarıyla sonuçlanması için öğrenci ve hastaların yemeklerindeki etlerin hangi hayvana ait olduğu söylenmemişti!! Yaşanan bu olay, aslında ülkemiz gıda sektöründeki denetim eksikliğini bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır.

Adana'da yemeklere “at ve eşek eti konulduğunun ortaya çıkmasının ardından kebapçılarda satışların yüzde 50 düştüğü bildirilmektedir. Kebap satışındaki düşüşler belli bir süre bölgedeki kırmızı et satışını ve dolayısıyla da et üretimini olumsuz etkileyecek gibi görünmektedir. Bu olay ve uzun bir süre kamuoyunun gündemini meşgul eden GDO(Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ürünlerin ithalatı ile ilgili tartışmalar ülkemizin krizlerde en zayıf halkasının tarım olduğunu göstermiştir. Hatırlanacağı gibi geçmiş yıllarda da kuş gribi yüzünden ülkemizde kanatlı hayvan sektöründe çok büyük sıkıntılar yaşanmıştı.

Tarımda hayvansal ürünlerin üretilmesi insanların kaliteli gıda ihtiyacını karşılaması bakımından son derece önemlidir. Çünkü insanların sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için ihtiyaç duyduğu günlük proteinin yarısını hayvansal diğer yarısını da bitkisel kökenli gıdalardan karşılaması gerekir. Bitkisel protein ihtiyacı daha çok tahıllardan karşılanırken et, süt, yumurta ve bunlardan elde edilen ürünler ile de hayvansal protein ihtiyacı karşılanmaya çalışılır.

Et nedir neden tüketilir? Et, zengin besin maddesi içeriği bakımından en önemli hayvansal kökenli gıdalardan biridir. Etler, elde edildikleri hayvanlara göre kuzu, dana, hindi ve tavuk eti, renklerine göre de kırmızı ve beyaz et diye adlandırılırlar. Et beslenme değeri yüksek iyi kalitede bir protein kaynağıdır. Etin bileşiminde protein, yağ, su, mineral maddeler, vitaminler ve lezzet veren organik bileşikler mevcuttur. Elde edildiği hayvan türüne göre değişmekle beraber genel olarak yüzde 18-26 düzeyinde protein içermektedir.

Hangi hayvan etleri yenilebilir? Başta din ve inançlar olmak üzere kültür, tabu, gelenek ve görenekler hangi hayvan etinin yenilebileceği hususunda belirleyici faktörler olmuşlardır. Örneğin, islam ve musevilikte domuz eti haram sayılmakta ve tüketilmemektedir. Hindu inancına göre ise inek kutsal sayıldığı için eti tüketilmemektedir. Bazen aynı dinin farklı mezhepleri arasında bile farklılıklar olabilmektedir. Eti yenilmeyen hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmemesinde farklı kültürlerin etkisinin olduğu bilinmektedir. Yine uğursuz gördükleri hayvanın eti veya ürününün yenmemesi tabuların etkisine bir örnek olarak verilebilir. Bu örnekler çoğaltılabilir…

Eşek veya at eti zararlı mı? Uygun olmayan koşullarda üretilen etlerde olası mikrobiyolojik kontaminasyonlar veya parazit varlığı eti zararlı hale getirebilir. Ayrıca etlerde olası ilaç ve diğer zararlı madde kalıntıları insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuzluklar yaratabilir. Et işlemede kullanılan bir takım katkı maddeleri yine insan sağlığı üzerinde zararlı etki yaratabilmektedir. İnsan sağlığı üzerinde en büyük riski iyi pişirilmeden tüketilen etler oluşturmaktadır. Gerekli sağlık ve güvenlik kontrolünden geçmiş etlerin insan sağlığı üzerine olumsuz bir etkisi söz konusu olmamaktadır. At, eşek veya başka bir hayvanın eti zararlı etkileri olmamasına rağmen kültür açısından uygun olmadığı için tüketilmez. Buna karşılık, sadece at ve eşek etinin tüketildiği toplumlar vardır.

Adana’da ortaya çıkarılan bu olaydan sonra yetkililerin “üretim izni olmayan yerlerden et ve et ürünlerini almayınız” uyarısı ise gıda üretim ve pazarlanmasındaki denetimsizliğinin ne kadar vahim olduğunu gözler önüne sermektedir. Oysaki gıda üretiminin bütün aşamalarında uyulması gereken kurallar ve ilgili cezai yaptırım hükümleri ilgili kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiştir. Ancak, yeterli denetimin yapılmaması ilgili kanun ve yönetmeliklerin işlevsel hale gelmesini engellemektedir. Adana’da yaşananlar, mevcut ihale yönetmeliğindeki “en düşük fiyat verende ihalenin kalması” koşulunun değiştirilmesini de zorunlu hale getirmiştir. Aksi halde, üç çeşit yemeği iki ekmek fiyatına nasıl verildiğini Adana’daki örnekte olduğu gibi yaşayarak öğrenmiş olacağız.

Sonuç olarak gıda üretimi, üreticinin veya pazarlamacının insafına bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. Denetim eksikliği ise ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu eksikliğin giderilmesi hayvancılık ve gıda sektöründeki haksız kazançları ortadan kaldıracaktır. Bu da tüketiciye daha sağlıklı ve güvenilir gıda sunulmasını sağlayacaktır.

<ı>Not: Güneydoğu Ekspres Bölge Gazetesi (06.01.2010)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2648
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster