Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
358
 

Eşgüdümlü takip

Böylece ben kısıtlı bir zaman diliminde hayatın sözel fotoğrafını çekiyor olsam bile eşgüdümlü yaşantılar içinde sizler çok çok farklı zamanlarda bu sohbetleri paylaşabileceksiniz. Aslında kaç kişinin ve ne zaman paylaştığının da pek önemi yok. Evrensel jüri bir kez duymuş oluyor dağarcığınıza düşeni, fikirlerinizden geçeni. Öylesine derin ve donanımlı bir evren içinde yaşıyoruz ki, sadece davranışlarımız değil, entellektüel yaşantılarımız, duygusal yaşantılarımız, sezgisel yaşantılarımız ve internet yaşantılarımız anı-anına kayıt altına alınıyor. Yaşamımızın her anı kaydediliyor, fişleniyor ve arşivleniyor.

Elbet çok irrite edici ve irkiltici bir farkındalık bu. Düşünsenize, her kıpırdayışınız, her nefesiniz, kalbinizin her atışı ve zihninizden geçen her elektrik akımı takip ediliyor. Senkronize ya da eşgüdümlü olarak izleniyorsunuz.
Mahremiyet nerede kaldı?
Hani gizlilik?
Hani özel hayatınız?
Hani kişisel inançlarınız?
Hani duygusal dokunulmazlığınız?
Hani çıplaklığınızı örten giysileriniz?

Aslında "akaşik kayıtlar" her dönem böyleydi. Sadece biz bilmiyorduk. Bizim çocukluğumuzda sesleri ve görüntüleri kaydeden böylesine cihazlar yoktu. Bilgileri ve eylemleri kaydeden/ saklayan, gerektiğinde "şak" diye karşınıza çıkaran "digital" sistemler yoktu. Banka kartları dağıtılırken bilgisayarların bu bilgileri nasıl tutacağı konusunda kuşkularım vardı. Oysa şimdi uydulardan an be an gözlemlendiğimizi çok iyi biliyoruz. Artık saklayacak şeylerimiz kalmayacak. Üstelik en derin kimliklerimize kadar "görülüyoruz".

"Yeni Çağ"ın bu getirisi hiç hoşuma gitmiyor. Her ne kadar tüm çağlarda böyle olsa bile, şimdi eylem tamamen aşikar oldu. XRay cihazında sürekli tutuluyormuşçasına içimiz- dışımız ortada. Sakınmalı/ muhafazakâr/ gizemli/ çekinik/ kapalı mizacımızın bir faydası yok artık. Belki şimdi popüler sanatçıların o gösterişli fakat gözler önündeki yaşantılarını daha iyi anlayabilirim. "Mustafa hakkında her şey" benzeri sizin için de hazırlanmış klasör filmler mevcut ve istendiğinde gösterime hazır. Ne bir duvar, ne bir oda, ne bir ev, ne bir mahzen, ne bir sığınak deşifre olmaktan alıkoyamaz sizi. Tüm varlığınızla varsınız artık. Duygu, düşünce, inançlar, sosyal yaşantılar, aile ilişkileri, fikirleriniz ve hayattan beklentileriniz... Ayan-beyan ortada!

Artık "hayata bakış açınızı" ve "değer yargılarınızı" yeni baştan gözden geçirmenin zamanı geldi. Madem ki böylesine "aleni" bir dünya var ve artık yeni yaşam ortamımız burası, "yeni" şartları bir kere kafadan kabullenmeliyiz.

Elbet bu yeni yaşayış biçiminin de kendine özgü avantajları olacak. Bileceksiniz ki, karşınızdaki kişiler de cam kadar şeffaf ve saydam. Dolayısı ile zihnimizin kıvrımları arasında saklayabileceğimiz sinsi duygu/ inanç/ düşünce ve fikirlerin olmayacağını/ olamayacağını bileceğiz. Herkes birbirine açık, şeffaf ve samimi olmak durumunda kalacak.

Yeni yaşam biçiminde "oyunun kuralları"nın değişmesiyle birlikte bir bocalama yaşayacağımız kesin. Ama sonrasında birer sosyal varlık olarak yeni stratejileri geliştirerek yeni düzende yeni avantajlar peşinde koşmaya devam edeceğiz.

Gürsel Selçuk
21Şubat2008,
http://65.111.175.70:1687/listen.pls

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 358
Kayıt tarihi
: 30.12.07
 
 

Mayıs 2010'dan itibaren TUVA Sanat Atölyesinde Spiritüel Güçleri Geliştirme, Nefes Atölyesi, Holi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster