Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yeşim Varol İlişki ve Evlilik Danışmanı

http://blog.milliyet.com.tr/duruyasam

30 Mayıs '11

 
Kategori
İlişkiler
 

Eşinin kalıbına girmek

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

“Biz olmak” , çok karıştırılan bir kavram. İlişkileri ve evlilikleri sürdürebilmek için “ben” bencilliğinden vazgeçmek ve “biz “olmayı öğrenmek gerek. Ancak “biz” olmaya çalışırken “ben”ler bir kenarda bırakıldığında, ortaya sağlıksız beraberlikler çıkıyor maalesef.

Etrafınızda izlemişsinizdir sanki tek yumurta ikiziymiş gibi her şeyi beraber yapmayı özellikle evliliğin mecburiyeti olarak gören çiftler vardır. Aynı saatte uyumak ve uyanmak, aynı zamanda aynı mekanda olmak, sanki mecburiyettir onlar için. Tek başlarına aile ziyaretleri, çocukluk arkadaşı bile olsa dostlarla ayrı görüşmeleri “yasaktır”. Kuralların ve yasakların arasında bir dünya kurmaya çalışırlar. Mutlu ilişkinin ilk kuralının bu olduğunu varsayarlar. Sanki evlilikten önce hiç hayatları olmamış gibi, kendi zevkleri, sevdikleri ve sevmedikleri yokmuş gibi…

Elbette ilişkiler uyum gerektirir. Bazen sırf eşimizi mutlu etmek için fedakarlıklar yapmak, canımız hiç çekmese de aile meclislerinde eşimizin yanında bulunmak, çok sıkıcı olacağından emin olsak bile iş yemeklerinde birlikte yer almak, “biz” olmanın gereklilikleridir. Ancak tüm hayatı evlilik üzerine kurmak, başka hayat yokmuş gibi davranmak, yani ömür boyu rol yapmak ve kısıtlamalarla yaşamak ne kadar sağlıklı olabilir?

Üniversite yıllarında çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Sevgilisi ile birlikte rock müzik dinleyip bira içmeye bayılırlardı. Daha sonra flört etmeye başladığı genç adam ise tam bir türkü aşığıydı. Dans etmek ağır ağabeyliğe yakışmayacağından , çilingir sofrasına türkü eşlik etsin isterdi. Bu kızcağız da birden rakı ve türkü sever oldu. Çok enteresan, bir sonraki flörtü ağzına içki sürmez, gitar çalmayı severdi. Birlikte içki içmez, gitar eşliğinde şarkı söyler oldular. Tam bir “Kaçak Gelin” hikâyesi.

Eşlerin birbirlerinin zevklerine ilgi göstermesi ve bu ilgi alanlarına dahil olması çok doğal. Hatta ilişkilere zenginlik getiren bir paylaşım. Hiç türkü dinlemezken eşiniz sayesinde güzel nağmelerle tanışmak ve hayatınıza türküyü de katmak ne güzel bir zenginliktir. Ancak bu yenilik, bireysel zevki olan müzik türlerinden vazgeçmeyi beraberinde getirdiğinde kopyalamak, kendinden vazgeçmek ve eşinin kalıbına girmekten başka bir durum değil bu.

Oysa ilişkiler yasaklarla çevrelenmeyecek kadar naiftir. En sevdiği yerde bile yasaklarla çevrili mutlu olamaz insan. “Biz” olmak zenginleşmek, paylaşmak olduğunda sevgi de mutluluk da çoğalır.

“Bir elmanın iki yarısı olmak” yanlış bir tanımlama. Neden yarımızı bırakıp gelelim ki ilişkiye? İki ayrı elma olalım, tek sepete sığalım. Daha güzel olmaz mı?

Sevgiler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İki yarımdan bir bütün çıkmaz! Ancak iki bütünden bir TEK çıkar. Ama aynen dediğiniz gibi, birbirlerinin öz bütünlüklerine saygı varsa. Kaleminize sağlık.

Emine Supçin 
 05.06.2011 15:30
 

olur tabi...hemde daha güzel olur;))

Devrim Atılkan 
 30.05.2011 22:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 2274
Kayıt tarihi
: 13.05.09
 
 

Davranış Bilimleri Uzmanı, İlişki ve Evlilik Danışmanı, Kurumsal Eğitmen ve Danışman Kitapları; U..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster