Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1908
 

Eski Bakan Ali Şevki Erek'in memleket ve hemşeri sevgisi

ALİ ŞEVKİ EREK DİNAMİZMİ VE TOKAT SEVGİSİ

Ali Şevki Erek beyefendiyi sevmemek, takdir etmemek ve onun alçakgönüllülüğüne hemşerilerini her daim sevmesine hayran olmamak elde değildir. Çünkü O davranışlarıyla halkına kendisini sevdirir.

Bu memlekette 5 kere milletvekilliği, 3 kere bakanlık yapmış, memleketimizdeki pek çok spor tesisi, eğitim kurumuna adını vermiş insan olarak halen de, siyasetten uzak olmasına rağmen her sene birkaç defa Tokat’a gelerek halk ile bütünleşme, basınla muhabbet etme kaynaşmasını sürdürmesine hayran olurum. 40 yıllık gözlemlerimde seçilmişlerden Ali Şevki Erek kadar, atanmışlardan da Recep Yazıcıoğlu kadar Tokat’ı sevene şahit olmadım henüz. İnsanları baştan savmadan, gücü yetiyorsa yapan, yapmıyorsa da neden yapamadığını sevecenlikle, babacanlıkla anlatan, olumsuzlukları bile olumluya dönüştürmeyi başaran insan Ali Şevki Erek. Her fırsatta Tokat’a gelen, Recep Yazıcıoğlu gibi, Tokatlı olmamasına rağmen, Tokat’ı sevdiği için, Tokatlıları kardeş gibi sevdiğinden gelirdi O da. Bize hediye ettiği kitaplarda bile Kardeşime.. diye hitap ederdi o değerli insan Yazıcıoğlu…

Ali Şevki Erek dosttur hemşerilerine. O aynı zamanda bir “amca dostu” bir adımda “ baba dostu” dur benim için. Çocukluğumuz da ailemizin ona olan sevgi ve saygı hikayeleri dinleyerek geçmiştir. Pek çok sorunumuzun çözümünü sağlamış, çözemediği sorunlarımızı neden çözemediğini bizleri ikna ederek, severek anlatmıştır. Biz de neden yapamadığını anlamış ve ikna olmuş bir insan olarak Ona sevgimiz artmıştır.

Ali Şevki Erek, ne zaman ön plana çıkacağını bilen, ne zamanda geri planda kalacağını bilen “Demokrasilerde asla sandığa küsülmez” prensibi ile kazansa da kaybetse de halkına küsmeyen, seçilmediği için de darılmayan, gücenmeyen insandır çoğunun aksine. Bu tutumunu severim ben. Küsmemek, küçümsememek, “Yaratılanı sevdim yaratandan ötürü” prensibini en iyi uygulayan insandır. Çevresindeki insanlar boşuna ona “Ali baba” demiyor. Yazarlar ona “babacan“ lakabını takmıyor boşuna. Onun bu tutumuna yakın Dr. Cevdet Aykan’da alçak gönüllü tutumu ile tesislere ismini veren insandır. Allah ikisine de uzun ömürler versin derim.

Ali Şevki Erek Tokat’ımızın güzide kurumu olan Gaziosmanpaşa Lisesi mezunudur. Gaziosmanpaşa Üniversitesinin mimarıdır. Eğitime önem verir. Memleketinin insanının Üniversiteye kadar okumasını ister. O yüzden bu ile Üniversite açılmasını çok ister. O okulun mezunlarının pilav günlerini asla kaçırmaz. Maksat pilav yemek değil, dostlarla buluşmak, hemşerilerle kaynaşmaktır, kucaklaşmaktır. Sevgi ile sohbet etmek, saygı ile “Tokat nasıl gelişecek“ muhabbeti yapmaktır. Bu sene de aynısını yaptı işte. Umarız bu “Tokat nasıl gelişecek” sohbetlerden sınırlı kalmaz da kitap olur. Ali Şevki Erek gibi senelerce siyaset yapmış Mehmet Turgut “Türkiye Nasıl Kalkınır?“ kitabı ile memleketine güzel hizmet etmişse Ali Şevki Erek’in anlarını ve Tokat’ın gelişimi konusunda fikirlerini okumak isteriz. Dr. Cevdet Aykan’ın bizlere imzalayarak yolladığı anılarını nasıl zevkle okuduysak.

Ali Şevki Erek, Tokat’ı hakikaten sevdiği için buradadır. Çocukluğumda Tercüman Gazetesi vardı. Sahibi Rahmetli Kemal Ilıcak mektuplarımıza her zaman cevap verir, bizlere okumamız için kitaplar yollardı. O gazetenin o zaman bir sloganı vardı. ”Nerede bir Türk varsa Tercüman oradadır” Ali Şevki Erek de gerçek manada Tercümanı ve bu sloganı severdi. Rahmetli Kemal Ilıcak’ın yıllar önceki cenazesinde Ali Şevki Erek’te vardı. Ali Şevki Erek’in sloganı da “Nerede Tokatlı varsa, Tokat ile alakalı toplantı varsa ben oradayım” dır. Bunu sözle değil sevgisi ile davranışı ile ortaya koyar. Memleket sevgisi ve ülke sevgisi benim bildiğim ancak böyle ortaya konur. Sevmek eylemdir ve gönül işidir. Lafla olmaz. Ancak davranışlara yansır. Ben bu gerçek sevgiyi Ali Şevki Erek’te, gülümsemesinde, konuşmasında, insanı kucaklamasında görürüm. Ali Şevki Erek’e göre bu ülkedeki “Ben Tokatlıyım” diyen herkes O’nun kardeşidir. Kardeşlikte böyle yaşanmalı. Bizler Kardeşliği gerçek manada Ali Şevki Erek gibi anlasaydık, çalışanı takdir etseydik, Bu memleketi hakiki manada sevseydik Tokat acaba nerede olurdu? Buna sizler karar veriniz.

Sevmek eylemini çok insan basit şey zanneder. “Seni seviyorum“ lafı ile karşısındaki insanı, sevdiğine inandırdığını zanneder. İçinden gelerek davranışları ile anlatmadığından da, karşısındaki insan bunun “sahte sevgi“ olduğunu anladığı zaman da ondan soğur. Evliliklerin başlaması “sahte sevgi” ye inanma, bitmesi de “sahte sevgi” yi muhatabın görmesi ile sona erer. Ali Şevki Erek ise sahte sevgi nedir bilmez. Bu yüzden de Tokatlıları hakiki manada sevdiğine herkes inanır. Bence sadece görev zamanı değil, seçilemedikleri zaman bile halkın sevgisinin devam etmesini isteyenler “Ali Şevki Erek Tokat ve Tokatlı Sevgisini” ni iyi analiz ederek uygulasınlar.

Kişisel Gelişim açısından, sevgi önemlidir. Devamlı gelişmek isteyen insan sevgi kelimesini ve onun hayata uygulamasını iyi yapmak zorundadır. İnsanları sevgiye inandırmak zor iştir. Ama bir inandırdığın zamanda insanlar seni sevgileri ile yaşatır, yaşadığının bilincine varırsın. İnsanlar senden uzaksa bunu da sevgi fakirliğinde anlarsın. İşte Ali Şevki Erek’in Tokat sevgisi Tokatlı sevgisi beni bunları düşündürmeye sevk etti.

O’na göre sadece kendisini seven değil, aynı zamanda kendisine değer vererek sorununu anlatan insanda değerlidir. O insanın sorunu çözülecekse mutlaka çözülmelidir. Bir arkadaşım şöyle bir anısını anlatmıştı bana “Üniversitede öğrenciydim. Gurbette parasız kalmıştım. Burs talebim cevaplanmamıştı. Hemen Ali Şevki Erek’e mektup yazdım. Baktım mektup eline ulaşınca hemen bursumu bağlatmış. Bana da mektup yazarak cevap vermiş. O an duygularımı anlatamam. Bu iyiliğini yıllar geçmesine, emekli olmama rağmen unutmadım. Her yerde anlattım. Halen de ona sevgim sonsuzdur” dediği zaman, Ali Şevki Erek’in neden bu kadar sevildiğini daha iyi anlamıştım. Bu anısını yanımda başka kimselere de anlattı bu arkadaş. İşte vefa işte sevgi böyle olmalı. Bugün bizler mektuplar yazıyoruz da, cevap verme nezaketine bile katlanmıyorlar. Bizler bunları da unutmuyoruz…

İşte bu duygularla yazdığım bu yazıda Ali Şevki Erek ‘e uzun ömürler, Recep Yazıcıoğlu’ na da rahmetler diliyoruz. Onlardan öğreneceğimiz o kadar çok hayat dersleri var ki. Anlayan anlar onları.. Anlamayana ne edelim?

TURAN YALÇIN -TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1070
Toplam yorum
: 339
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1506
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster