Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '09

 
Kategori
Resim
Okunma Sayısı
899
 

Eski dostlarım

Eski dostlarım
 

Belit " in ölümü


KİMMERYALI

Bodrum otogarındaki büfeden sigara alırken gördüm onu, uzun zaman sonra. Kaliteli bir kağıda basılmış, renkli üstelik. Rafta yerini alalı uzun zaman olmuş ki, toz içinde. Alıcısı yok anlaşılan. Barbar ve kılıcı kapağı süslüyor her zamanki gibi, olmazsa olmazı, güzeller güzeli bir kadın da var yanında.

Mahalleden arkadaşımdı hepsi, onlarla büyüdüm. Zagor Tenay’’ı taklit için komşunun keserini kaç kez yürüttüm hatırlamıyorum bile. Zavallı kavak ağaçlarına fırlattığım sözde baltamın ses efektini şahsen yapardım; swisssssssssssssss . Zaman zaman ağaçlara tırmanıp Tarzan gibi ( hiç Jane ‘ im olmadı , onlar bizim oyunlarımızı aptalca bulurlardı, kadınların oyunlarımıza bakışının yetişkin iken dahi değişmediğini görmek ilginç ) bağırdığımızı hatırlıyorum. Bir keresinde bağırtım ezanla aynı ana geldiği için rahmetli İsmet amcadan sağlam bir azar işittiğimi de unutmuyorum. Aşktan bihaber dokuz yaşındaki bir çocuğun ‘’ hayat ne kadar güzel hoş, haydi durma sevgiline koş ‘’ diye şarkı söylemesine anlam verebilmek için Mister No okuyucusu olmanın şart olduğu günlerdi. İkinci adamların da saygı gördüğü zamanlardı; Çiko, Konyakçı ve Gamlı baykuş, Zagor , Texas ve Tommiks kadar tanınırdı icabında. En barbarı! Conan dahil, kahramanların zavallılara zulüm etmediği maceraları vardı. Belit öldüğünde Conan ile birlikte ben de ağlamıştım. Sonja’yi hiç sevmemiştim zaten, sarışın olduğu için miydi acaba? Kızılmaske , kostüm gerektiği için belki de , hep uzak durduğumuz kahramanların başında idi. Mandrake’ nin şıh olduğuna inan sınıf arkadaşımı tebessümle hatırlarım hep. Büyüklerin önce şüphe ile yaklaştıkları, zamanla kabul ettikleri bir onaylama durumu da vardı bunun yanında. Çizgi roman okuyucusu çocukların derslerinde de başarılı öğrenciler olmaları gibi tesadüfi ! durumlar onaylamada ne kadar etkindi bilinmez.

Televizyon dünyayı ele geçirmemişti henüz. Hayal gücümüzün sınırları çizilebilir olanlarla belirlenmişti. Var olduğumuz dünyadan uzaklaşmanın yegane yolunun çizgi dünyasına dalmak olduğunu, farkında olmadan hem de , öğrenmiş şanslı çocuklardık.

Sanatın ( cizgi romanları sanattan saymayanlara saygılar ) çocuklara kadar inebildiği tek örneği yok olmak üzere. Çizerliği endüstri haline getirebilmiş Amerikalı ve İtalyanlar yetişkin okurlarını muhafaza ederek ayakta kalabilmeyi başarmış görünürken, çizgi roman alıcısı ziyadesi ile çocuklar olan ( Dünya ‘ da tek örneğiyiz sanırım ) Türkiye ‘ de durum oldukça vahim resmediliyor. Mizah dergileri, ülkedeki tek gerçek muhalefet oldukları için olsa gerek, ayakta kalmayı başarırken, anıtsal çizgi roman karekterlerini kimse hatırlamaz oldu. John BUSCEMA ‘ ya saygılarımla ….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o kitaplara sahip olmanın bi yolu da uzaktan üzerine bozuk para atmacaydı. ve o kadar istiyordum ki eminim hala atar yine tuttururum o mesafeden kitabı.çok güzel kitaplardı çokkkk...

blue_prince 
 20.11.2009 23:20
Cevap :
Bizler daha ziyade, hemen her gün yaptığımız mahalle maçlarında ortaya ödül olarak koyardık bu kitapları. Her takım adam başı bir kitap getirirdi. Maçı alan kitapları da alırdı. Adildi vesselam.  26.11.2009 20:48
 

Ailede delikanlı çağlarda dayısı olan kız çocukları olarak bizler de epey sebeplendiydik o kitaplardan :) Kızlar çoğunlukla albay kızı Suziy'di, Mandrake'nin sevgilisi, Kızılmaske'nin karısıydı tabii ki :) En çok Konyakçıyı severdim niyeyse :)

shalimar 
 18.11.2009 19:45
Cevap :
:) Çok hoş. Çizgi roman sever hanımlar olabileceğini düşünmemiştim hiç.  19.11.2009 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 16.11.09
 
 

Bodrum'dayım. Mesleğim yok, alaylı otelcilik çalışanıyım. “Modern” çoğu değerleri saplantı derecesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster