Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
338
 

Eski evler ve kediler

Eski evler ve kediler
 

Üç katlı eski bir ev. İlk katın girişinde ufak tahta bir kapı. Kapının üstü, yine tahta süsleme. Baklava dilimi şeklinde kesilmiş dört parça, aralarında ki çıtalarla ayrılmış birbirlerinden. Dilimlerin her birinde göbekte bir daire, dairelerden kenarlara uzanan kanallar. En soldakinde aslan figürlü bir tokmak... Tokmağın altında yine eski bir anahtar ağzı, metal ve işlemeli. Kapının kasasında kırmızı üstüne beyaz ev numarası... Üstündeki toz ve kirden uzun zamandır kimsenin ziyaret etmediği belli. Kapının sağında köşeye yakın duvarda bir yuvarlak delik dikkatimi çekiyor.Bir zamanlar evin kedisinin kimseyi rahatsız etmeden girip, çıktığı bir delik bu.Kapıya dört basamakla çıkılıyor.Basmaklar taş ve beton karışımı yapılmış.Basmakların sonunda geniş bir alan.Bir zamanlar evin hanımının oturup, beyini beklediği, yol gözlediği bir buluşma noktası.Eski toprak saksılar şimdi yok ama izleri var zeminde.Kimi büyük kimi, küçük bir sürü saksı izi sizi karşılıyor. Pencereler tahta panjurlu.Şimdi sıkı sıkı kapalı ama eskiden akşamdan akşama kapanırdı. İkinci katta odanın birinde bir çıkma.

Alt katın pencerelerinin hemen hizasında.Alt kattan iki yanından işlemeli tahta kolonlarla destek almadan duramazmışçasına destekli.Hemen o katın arkasında boşluğa bakan bir büyük ve üstü asmalı bir balkon daha.Asmalı diyorum ama tahminen.Yâda öyle olmasını diliyorum.Asmasız balkon düşünemiyorum.Bu katında pencereleri kapalı sıkı sıkı.Rüzgârın oynattığı panjurların arkasından bir göz sanki bizi izliyormuş hissi uyanıyor insanda. Keşke öyle olsa, orada birileri bizi beklese... Geldiğimizi görünçe telaşla aşağı inse, kapının tokmağına uzanmadan açılsa kapı. Biri hasretle boynunuza sarılsa... Kediniz ayaklarınıza dolansa. Mutfaktan unutmadığınız kokular doldursa çiğlerinizi. Akşam yemeğini yiyip sundurmaya kahve içmeye çıksanız. Komşuların hoş geldini eşliğinde. Ama bunlar sadece hayal. Bu kapıyı bundan sonra sadece rüzgâr çalar. Panjurlar, rüzgârla titrer. Saksıların izleri zamanla, yağmurla silinir. Kediler dolaşır bahçede.

Sadece kedilerdir evi terk etmeyen. Nankör dediğimiz kediler. Onların sesidir geceleri duyulan, çocuk sesleri yerine. Onların gözleridir parlayan karanlıkta, sizin geldiğinizi fark edip.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 405
Toplam yorum
: 240
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 19.04.07
 
 

Okumayı ve kendimce yazmayı severim. Samimi eleştirilere açık biriyimdir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster