Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '09

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
971
 

Eski formam, diyet ve karnabahar salatası

Eski formam, diyet ve karnabahar salatası
 

Arkadaşlarımın çoğu, “hayırdır eşin sana iyi bakıyor galiba, oldukça semirmişsin” ‘e benzer cümleler kurmaya başlasalar dahi, bunu benim fiziksel özelliklerime yapılan bir vurgudan çok, eşimin mutfak becerisine yönelik bir övgü olarak değerlendirmekte uzun süre ısrar ettim.

Ama en sonunda, haftalık olağan halı saha karşılaşmamıza ara sıra kadroda oluşan eksikliği tamamlamak için çağırdığımız 18’lik delikanlının, “abi bu göbekle çalım atman zor olur, sen topu alınca hemen beni gör” tarzındaki ifadesinde, tüm çabalarıma karşın farklı anlayacak bir yön bulamadım. Delikanlı açık ve bariz olarak kilomdan bahsediyor, benimle engelli bir insanla sohbet edermişçesine konuşuyor ve bir engellinin hayatını kolaylaştırmak için fedakârlık yapmanın huzurlu ruh halini taşıyordu.

Oysa her geçen sene teknik becerisi artan ve topun peşinden koşmaktansa topu koşturmayı öğrenen benim için, bu sözler bile çok alınganlık yapacak bir şey olmayabilirdi. Ancak delikanlının bu sözleri aklıma kurt düşürdüğünden ve tüm konsantrasyonumu alıp götürdüğünden midir, bilemeyeceğim, maç içinde tüm fiziksel mücadelelerden yenik ayrıldığım gibi, topa ayağı dolanan bir acemiye dönüştüm. Yüksek yüzdeli pas becerim bile uçup gitmişti ve her topu en olmaz noktalarda rakibe kaptırarak, takım arkadaşlarına saç baş yoldurmaya başlamıştım.

Maçın sonunda içilen sıcak ıhlamurla yapılan maç kritiğinin tek gündem maddesi, aslında iki yaz öncesinden kalan ve o sezonun sonunda, yıkana yıkana iyice daralmış olmasına rağmen, bu halini hatırlamadan hızlıca giyinip evden çıktığım yazlık formamdan hafif çıkıntı yapan göbeğim olmuştu. Arkadaşlarıma ısrarla değişenin göbeğim değil, üstüne giydiğim kıyafet olduğunu, geçen hafta ve ondan önceki haftalarda bu sahaya, Brezilya sahillerinden esintiler taşıyan kişinin yine ben olduğumu ve geçen bu kısa sürede ekstradan bir göbek oluşuma neden olacak bir besin yüklemesinde bulunmadığımı anlatmaya çalışsam da, arkadaşlarım elde ettikleri bu sağlam yenilgi gerekçesinden vazgeçmeye yanaşmadılar. Onlara, bir önceki hafta oynadığım oyunun en akılda kalan anlarından kesitler aktarmamda bir fayda vermedi.

O gün bugündür hayatımda ilk kez diyet yapıyor ve sırf kilo vermek için spor faaliyetlerine girişiyorum. Halen bir yanımla, vücudumun bana ihanet etmeyeceğini, onun kendi normaline kendi bildiği yollardan en kısa zamanda geleceğine inansam da, diğer yanımla evli olarak geçirdiğim son altı senede “normal” yani genele yayılan eğilim olarak kabul edilebilecek şeyin sabit ivmeli bir kilo artışı olduğunu gizliden gizliye kabul ediyorum. Yani son altı senedir normal kilomda değil, normal kilo artışında yol alıyorum.

Ama bir ayı doldurmak üzere olan çabamda ciddi bir yol aldığımı söyleyebilirim. Neyse bu yazıda bahsetmek istediklerim bunlar değildi ama söz her zamanki gibi uzadı. Bahsetmek istediğim bu akşam, son bir aydır uygulamaya çalıştığım gibi, akşam öğünü olarak hazırladığım salataydı.

Eşimin önerisi ile bu akşam karnabaharlı bir salata yaptım. Karnabaharı yıkamak dışında herhangi bir işleme tabii tutmadım. Yıkadıktan sonra ellerimle yemek istediğim ebatlarda ayırdım. Ben çok küçük boyutlu parçaları tercih etmedim ama eşimin bana önerisi daha küçük parçalardı.

Karnabaharın elle ayıklanmasından sonra içine ebadı iri olan ama ince doğranmış bir domates ekledim. Pazarda ufaklarını bulabildiğim ama kalın kabuklu iki adet tatlı al biberi yine ufak ufak doğrayarak içine kattım. Eşimin önerisini bir kez daha göz ardı ederek soğan yerine sarımsak turşusunu ekledim. Ama ağır bir kokusu olan ve belirli bir süre iz bırakan bu malzeme yerine soğanı kullanmanız, sarımsak turşusuna alışkanlığı olmayan kişiler için daha doğru bir tercih olabilir. Ben kendi adıma tercihimden son derece memnun kaldım. Tuz, karabiber ve toz kırmızı biberi az miktarda salatanın üzerine serpiştirdim. Biriken ve karıştırdığım yığının üzerine birkaç damla zeytinyağı dolandırdım.

Böylece hiç yeşilliği olmayan ve domates dışında sert malzemelerden oluşan bir salata elde ettim. Enerji ve vitamin denetimi yapmadım. Ama büyük olasılıkla yüksek kalori barındıran bir öğün olmadı. Bununla beraber besleyici, lezzetli ve hafif bir eser ortaya çıktığını söyleyebilirim. Salatadaki sert taneler doygunluk hissi vermesi açısından oldukça yararlı oldu. Yaz akşamları ve diyet dönemleri için oldukça ideal bir tercih.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 453
Toplam yorum
: 1886
Toplam mesaj
: 174
Ort. okunma sayısı
: 1745
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster