Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '08

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
816
 

Eski fotoğraflar

Eski fotoğraflar
 

Yorgun, ağlamaktan gözleri şişmiş bir halde geldiği, çocukluğunun geçtiği evde, evin eşyalarına bakarken, bundan sonra hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağını düşündü kadın.

Acımasızca ilerliyordu yıllar. Çocukluğu, genç kızlığı çoktan geride kalmıştı.

Aralarında çok fazla yaş farkı olmayan ikisi kız, biri erkek üç kardeştiler ve hepsi çoktan çoluk çocuğa karışmışlardı.

O gün hepsinin hayatlarında bir dönüm noktası yaşanıyordu; zaman durmuştu.

İçerideki kalabalığın hiçbir önemi yoktu gözünde, uğultu gibi geliyordu tüm sesler.

Acısı o kadar büyüktü ki konuşulanları bile anlayacak halde değildi.

Kalabalık ortasında tek başınaydı, suskundu.

Gözlerinden sessiz sessiz akan yaşlar, konuşmasına da engel oluyordu. Konuşmak da gelmiyordu zaten içinden.

Derken dua başladı.

Duayı okuyan hocanın davudi ses tonu biraz içini ferahlatıyordu hepsi o kadar. Bu dualar annesi içindi.

Sonunda bitti dua. Herkes yanına geldi, başsağlığı dileklerini kabul etti, taziyeye gelenler yavaş yavaş gitmeye başladılar. Şimdi çocukluğunun geçtiği evde anıları ile baş başaydı.

Birkaç yıl önce başlamıştı annesinin hastalıkları. Rutin doktor kontrolleri, düzenli ölçülen şeker ve tansiyonlar başlangıçta yaşam kalitesini arttırmayı sağlıyordu. Zaman geçtikçe daha da ilerledi şikayetleri annesinin.

Üç kardeş, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar anneleri için.

Her ne yapılırsa yapılsın, o kaçınılmaz son onların da başına gelmişti işte. Artık yoktu annesi.

Cenaze evden çıkarken “ Götürmeyin annemi, bırakın “ diye ağladığını ne o sırada, ne de daha sonra hatırlamadı.

Herkes gittikten, ortalık biraz sakinleştikten sonra annesinin yatak odasına gitti.

Kenarları sedef işlemeli ahşap dolabını açtı. Annesinin gözü gibi sakladığı albümünü buldu, sayfaları karıştırmaya başladı.

Bayramlık kıyafetlerle çekilmiş 3 çocuğun fotoğrafını gördü. Başlarında beyaz kurdelesi ve bayramlıkları ile kendisi, kız kardeşi, kısa pantolonu ve gömleği ile erkek kardeşinden başkası değildi bu üç çocuk.

O bayram gününü hiç unutmamıştı.

<ı>

<ı>“ <ı>O yıl <ı>babasının kronikleşen hastalığı uzunca bir aradan sonra yeniden tekrar etmişti.

<ı>O sırada annesi bayramda giysinler diye “bayramlık” giysi dikiyordu kızlarına ve küçük oğluna.

<ı>Dikişlerin bitmesine az kalmıştı ki babalarının hastaneye yatırılmasına karar verilmişti.

<ı>Annesi apar topar çocukları ablasının evine bırakmıştı ve üç gün sonra bayramdı.

<ı>Özeldi o zamanlar bayramlar. O zamanın çocukları için bayram yeni giysi, ütülü mendil ve şeker demekti. Bu sefer farklı bir bayram olacaktı. Biri 10, diğerleri 8 ve 4 yaşlarında üç çocuk annesiz, babasız, bayramlıklarını giymeden geçireceklerdi bu bayramı.

<ı>

<ı>Bayram sabahı teyzeleri elinde büyük bir paketle yanlarına geldi çocukların. - “ Hadi bakalım, bunlar sizin; anneniz hastaneye giderken bıraktı bunları bayramda giyin diye” dedi.

<ı>Önce paketin içindeki beyaz kurdeleleri gördü 10 yaşındaki kız, sonra kardeşi ve kendisinin elbiselerini, erkek kardeşinin kısa pantolonunu, gömleğini ve hepsine alınmış yeni ayakkabılarını, temiz beyaz çoraplarını.

<ı>

<ı>Anneleri o telaşın arasında bayramda çocuklarının boynu bükük kalmasın diye hazırlamıştı bayramlıklarını, “ Demek hastaneye yatmadan önce sabaha kadar bu yüzden uyumadı annem giysileri bitirmek için , , diye düşündü kız.

<ı>Albümde gördüğü fotoğraf da o günün anısıydı. Babası iyileştikten sonra o giysileri yeniden giyip fotoğrafçıda çektirmişlerdi.”

Göz yaşlarını sildi kadın, odadan çıktı. Birkaç gün öncesini düşündü, annesini son gördüğü günü.

- “ Kızım, helal edin hakkınızı, çok uğraştınız benle “ demişti.

- “ O nasıl söz anneciğim, asıl sen helal et hakkını “ diyerek cevaplamıştı annesini.

Annesinin verdiği cevabı yıllar geçse de unutması mümkün olmadı :-“ Benim hakkım size hep helal yavrum, ,

* * * * * * *

Annesi gideli 20 yıl oldu. Şimdilerde annesinin o zamanlar ki yaşlarına yaklaşmaya başladı.

Her yıl anneler günü geldiğinde, o özel günü nasıl geçireceğini bilemedi.

O zamandan bu güne her yıl anneler günü kutlanırken acısını kimse dindiremedi.

Çocukları ve en sevdiği torunları bile deva olamadılar kalbindeki durup durup kanayan yaraya.

Annesiz kalmanın yaşı olmazmış, anladı.

Annesini hiç unutamadı.

* * * * * * *

<ı>

<ı>Not: Anneanneciğim, sen gideli 20 yıl oldu.

<ı>Gördüğün gibi, çocukların da torunların da seni unutmadılar.

<ı>Ölüm yok anneanne, ölünmüyor.

<ı>Sen bizimlesin her zaman, farkındasındır belki sen de gittiğin yerlerden bizi izlerken.

<ı>

<ı>Taşıdığımız genlerdesin, - en sevdiğin torunlarından birinin sen gittikten on üç yıl sonra doğan kızı sana çok benziyor-

<ı>Yaptığımız yemeğin tadında senin yemeklerinin tadını ararken bizimlesin.

<ı>Çilek, kayısı, vişne reçeli kokusu, fesleğen ve taze nane kokusu hep hatırlatır seni. Onlar olmasa, anılar, eski fotoğraflar rahat bırakmaz bizi.

<ı>

<ı>Ölüm yok anneanne, anneler günün kutlu olsun, ellerinden öperim.









Fotoğraf : http://www.cicekodasi.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

babam ölmeden bir kaç gün önce rüyamda ölmüş gördüm ve canım çok yandı bir odaya girdim ölmemişti ve şaşırdım. Ve babam öldükten sonra inan daha çok aramızda. Görüntüsü olmayabilir gidenin yanımızda ama her yaptığıyla yanımızdalar ve bizi gördüklerini biliyorum. Yazın her zamanki gibi içimi ısıttı arkadaşım...

kevser şekercioğlu akın 
 16.05.2008 19:06
Cevap :
Evet Kevser'ciğim hep bir şekilde varlar, yanımızdalar. Anılarıyla, geçmişte yaptıklarıyla hep bizimleler. Çok teşekkür ederim değerli yorumun için. İyi ki varsın. Sevgilerimle...  21.05.2008 11:02
 

Dün gece yine sensizlik istila etti benliğimi/ Gönlümü yollara koydum sana varsın diye / Eşkıya yol kesmiş/ Yüreğimi soydular anne! / Umutlarımı çaldılar / Kalbimi gönderdim yüreğimin imdadına / Bir kör kurşuna hedef oldum / Vuruldum anne! / Duygularım kanıyor / Tut beni... /(Mehmet Peker )Sadece analar tutup kaldırabilir di mi? Sadece onlar...Hissederler bilirim, göklerde bile. Bi rüzgar, bi ışık belki kankırmızı bir gelincik olup...hissederler ve tutarlar...Ailenin tüm kadınlarının ve senin gününüz kutlu olsun Özlemim....

Neşe İleri 
 12.05.2008 17:50
Cevap :
Ben bu günlerde çok hassas oldum Neşem, ne okursam zırıl zırıl ağlıyorum. Yaşlanıyor muyum ne? Çok teşekkür ederim güzel şiir ve değerli yorumun için. Sevgilerimle Neşem...  14.05.2008 17:01
 

Allah mekanını cennet etsin. Bu dünya sultan süleymana kalmadı böyle... Biz de gideceğiz... zamanlı, zamansız! ama gideceğiz. Kiminin unvanı; anne, anneanne, babaanne, nine, bebek, çocuk, gençkız... neyse, önemli olan ne biyormusun? dğeer bilmek! belki de anlamamız gereken bu! İllaki bu tek taş ile değil, sevecen bakan iki göz ile duyulan saygı... Saınım bu dünyada ne ile uğurlarsak işte o! Aaa ammada akıl verdim. Efendim geçmiş anneler gününüz kutlu olsun:)) Sırada babalar günü var vesselam. sevgileirmle canım.

yekruseha 
 12.05.2008 15:52
Cevap :
"Değer bilmenin" değeri paha biçilemez ki Yıldız'cığım. Teşekkür ederim güzel dileklerin için. Sevgilerimi gönderdim sana Karadeniz'in güzel kızı. " Muzama" yı unutma, hâla gülüyorum ona aklıma geldikçe:))  14.05.2008 17:05
 

senin bu insanın içine ince ince işleyen yazılarına bayılıyorum. ölüm yok demişsin ya ölünmüyor demişsin ne güzel bir söz bu ya...

beenmaya 
 12.05.2008 12:23
Cevap :
Sen canımsın benim. Var mı daha ötesi?  12.05.2008 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1590
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster