Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
2580
 

Eski Sevgiliden Arkadaş olur mu?

Eski Sevgiliden Arkadaş olur mu?
 

Karadayı resim


Bir erkek kalbini emanet ettiği bir kadınla nasıl arkadaş kalabilir ki ?

Dokunduğu o ele nasıl arkadaşça dokunabilir ki? Bir zamanlar kendisi için alev alev yanan gözlere şimdi nasıl arkadaşça bakabilir. Kokusunu nasıl unutabilir. Kıskançlık olamayacağını nasıl garanti edebilir. Aynı hislerin tekrardan varolamayacağı ne malumdur.

Başka bir erkek onun elini tutarken, eskisinin ne yapmasını beklemektedir. Yani bir kadın eski erkek arkadaştan nasıl arkadaş kalınacağını düşünür.

Zannımca bu düşünceler  hep bizim izlediğimiz dizilerden kaynaklanıyor. Artık halkı bile öyle alıştırılıyor ki, bir kadını iki can dostu olan erkek seviyor. Önce biriyle çıkıyor, sonra diğeriyle ne güzel dünya, bu nasıl midedir. Buna hiç olmazsa sevdik kelimesi katılmasa ! Sevgi denen şey bu kadar basit bir kavram değildir. Can dostu dediğin arkadaş zaten işe kalkışmadan önce karşı tarafı ne hale getireceğini düşünüp geri çekilir. Zaten insanlar açacakları yaraları düşünerek hareket etseler hasarlar daha az olur. Üzüntüler daha az olur. Çıkmalar daha az, daha seçici olur. Hiç değilse zekaya hakaret olmaz. Sevgi arsızı gibi herkes ile çıkacağına az ama seçici olması, kendi benliğini kaybetmemesi daha az hasara yol açar. Sonuçta herkesin isteği aynı '' mutlu olmak. ''

 

 

Artık dizilerde bazı değerlerin yok olduğunu görüyoruz, ne de olsa insanları da alıştırıyorlar. Dün olmaz dedikleri şeylere, olabilire geçiş sağladığı bir devirdeyiz. Bu konuya başlama nedenimde dün akşam ki Karadayı sahnesi biraz saçmalıklarla doluydu. Bugüne kadar olumlu çıkışı ile  yine öyle devam etmesini istediğim bir dizi, Senaryoda zekasına hayran kaldığım '' Sema Ergenekon'' ve Eylem Canpolat’ın bir boşluğunu gördüğüme inanıyorum. Öncelikle şu Turgut'a bir şey çaktırmak istemeyen Karadayı ve Feride'nin Turgut'un evine kadar gidip gözükmesi çok saçma bir hareketti. Mahkeme kararı etkilenmesin diyen Hakime hanım, neredeyse her yerde Karadayı ile beraber geziyor, arabaya biniyor. Bu kısımları biraz saçma buluyorum. Zaten bankaya girerken de nişanlım diye tanıştırdı. Hadi ona halk çok gazete okumuyor diyelim. Öyle kapansın. Lakin akşam ki aşk sahnesinde senaryoda ki kelimeler çok basitti. Yine söylüyorum bu dizide aşkı ince bir oya gibi yavaş yavaş işleyen Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat bu kadar güzel bir anlatım ile anlatırken, neden böyle bir söz söylettiler .

Eski yıllarda, 60 ve 70'lerde yaşanan aşkta hemen yatma kalkma şimdi ki gibi bol keseden olmadığı için, duygular cep telefonlarında ki elveda gibi hızlı ve düşüncesizce yazılmadığı için, insanlar hislerini kendi içlerinde tartmak ve benliklerine vakit ayırıp saçma sapan hareket etme eylemlerinden kendilerini azad ederlerdi. Yaşanan aşk daha kuvvetliydi. O insanı hayal edip içinizde büyütüp aşkınızı kabartabiliyordunuz. Şimdi bir kadın hayatının aşkını bulacak, onsuz nefes alamayacak, elini tuttumu''  tir tir titreyecek '' kadar masum bir aşka yelken açacak, Aşk dolu gözlerle bakacak, kalp atışını dizginleyemeyecek, kendi kabullenmediği uzaklığı sanki ömür boyu ayrı kalabilecekmiş  gibi ! hangi zihniyetle Arkadaş kalalım cümlesine bırakacak.

Galiba eskiyi hayal edebilen senaryo yazarlarımız bu güzel hanımlar, biraz geçmişten günümüze fazla adepte olmuşlar. Hakime hanım zihniyetinde bir insan, bu kadar severken arkadaş kalmayı kabul edemez bırak bunu söze dökemez. O ancak bu zamanda söylenecek bir sözdür. Çünkü o devirde bunu söze dökmeden önce bin defa düşünürsün ve söze dökmeye korktuğun gibi, bunun olamayacağını bilirsin. Ayrı kalmak ölüm gelir. En azından bunu dizide siz bile böyle anlattınız. Şimdi bu modernize konuşma nedir. İnşallah bir an önce eksi kafa ile düşünmeye devam edip senaryoyu yazarlar . Yoksa  güzel diziye fazla modernizelik gelmiş olacak. Bu tatda dizinin aşk dokusunu bozacak.

Zaten güzel senaryo yazarlarımız, kaybedilen o masumluğu anlatmaya çalışıyorsunuz. O zamanlar daha bir başkaydı, aşk başkaydı, saygı başkaydı, arkadaş başkaydı diyorsunuz. Sizi anlıyorum çünkü aynı kafayla düşünüyoruz.O zaman bu çizgiden çıkmayalım. Dizinin sihri devam etsin.

Ben kalbimde beraber yürümeye karar verdiğim kadınla arkadaş olamam.'' diyen Mahir'in sözleri gibi

'' Sen kalem bende kağıt, Yaz beni yarim yarim, Çiz beni yarim yarim, Çöz beni yarim yarim.''

Demek oluyor ki  bir erkekten de eğer seviyorsa ayrıldıktan sonra o kadına arkadaş olmaz.

 

Murat sarı

muratsari8084@hotmail.com

https://twitter.com/muratsari8084

(12.11.2013 )

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin gönlüne göre eş bulması, ahlaklı bir şekilde yaşaması dileğiyle.

murat sarı 
 13.11.2013 17:13
 

Merhaba... Ne eski sevgililer ne de boşanmış eşler "arkadaş" olmaz...Öyle olduğunu söyleyenler, bence ne sevgililiklerini "sevgili" gibi ne de evliliklerini "gerçek bir evlilik" gibi yaşamışlardır. Selamlar.

cdenizkent 
 12.11.2013 13:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1611
Kayıt tarihi
: 25.11.12
 
 

Düşüncelerimi, hayallerimi, bilgilerimi paylaşmayı seviyorum, dünyaya birbirimizi anlamak çin gel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster