Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1044
 

Eskiden...

Eskiden...
 

Ne zaman hayatın koşuşturmasından ve insanı yıpratan mücadelesinden yorulsam, çocukluğumun telaşsız ve kaygısız günlerine geri dönmek isterim. Bazı zamanlar bu özlemim daha da pekişir ve güçlenir yüreğimde. Çocukluğun hiçbir sorun barındırmayan ve çeşit çeşit oyunlarla anlam bulan güzel günleri bir daha asla geri dönmeyecektir bunu bilirim ama yine de tutamam kendimi geçmişte kalmış o güzel günlerin hayaliyle dolu bir gülümseyiş içinde bulunmaktan.

İnsan çocukken bir an önce büyüyüvermek ister. Sanırım bu genel kural herkes için üç aşağı beş yukarı geçerlidir. Hepimiz küçükken belki de daha çok önemsenmek ve büyük insan statüsüne yükselmek için bir an evvel yetişkin olabilmeyi isteriz. Büyümek; adam yerine konulmanın ve önemli bir kişi olmanın göstergesidir çünkü çocuk beyninde. Derken zaman bizim tahayyül edebileceğimizden çok daha hızlı ilerler ve birde bakmışız ki büyüyüvermişiz. Ancak büyümek bir sürü sorunu da getirir beraberinde:

İlk sorunlar genelde ergenliğin getirdikleridir: Yüzümüzdeki gün be gün çoğalan sivilcelerden şikayet etmekle başlayıp "kimse beni anlamıyor" diye başlayan cümleler kurmaya kadar uzanır bu sorunlar silsilesi. Sonra birde ilk gençlik aşkları girer işin içine ve ardından aşk acısının getirdiği gözyaşları. Tam bunları atlattık diye düşünürken bu kez kişinin kendi kimliğini bulma süreci ve hayat mücadelesi girer devreye. Ne de olsa sırada kazanılması gereken bir üniversite sınavı ve bir an önce hayatını bir düzleme oturtabilme uğraşının getirdiği sorunlar yumağı vardır. Sonuçta üniversite kazanılır, bitirilir ve sonrasında iş bulma stresi başlar. O biter geçim derdi başlar.

Zamanla anlar ki insan, yetişkin olmak çocukluğumuzda olmayı istediğimiz kadar imrenilecek bir şey değildir. Çocukluk günlerinin o korunaklı ve tasasız anlarını bir daha yakalamak ise hiç olanaklı değildir.

Zaman zaman çocukluk günlerimi çok özlüyorum ve bazen o silikleşmeye yüz tutmuş anılar zihnimde ete kemiğe büründüğünde dalıp gidiyorum geçmişe, dipsiz bir denizin enginliğine dalar gibi. Çocuk olabilmenin rahatlığını arıyorum, ama biliyorum o günlerin artık sadece bir anıdan ibaret olduğunu. Biliyorum, yaşadığım her an zorluklar ve kaygılarla çevrelenmiş olsa da yaşamak yine de güzel ve hayat her şeye rağmen yaşanılası.

Resim: http://www.basakkadin.com/res/cocuk.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çocukken olduğumuz kadar hafif bir mutluluk içinde olamayacağız çünkü o zaman mutlu olmak için çabalamıyor sadece yaşıyorduk. şimdilerde mutlu olurken bile suçlanabiliyoruz. sevgiyle kalın.

Başak ALTIN 
 28.09.2006 22:28
Cevap :
Merhabalar Sevgili Başak, Ne güzel söylemişsin çocukken mutlu olmak için çaba göstermiyorduk ve yaşıyorduk aynen dediğin gibi. Ama yaş ilerleyince mutluluğu yakalamak bile zorlaşıyor ve belli bir çaba gerektiriyor değil mi? Sevgiler...  28.09.2006 23:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4639
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster