Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
385
 

Eskiler Eskimesin!

Eskiler Eskimesin!
 

Atıldın yerlere sen de hiç mi oldun bebek...


Bizler küçük bir çocukken gelecek güzel yılların hayalini kurardık. Teknolojinin yeni yeni hayatımıza girdiği o zamanlar hiçbir şeyin farkında olmadığımız yıllardı. Bizim için değerli olan birçok şeyin şimdi değersizleştiğini görünce eskileri daha çok arar olduk. Artık yeni olan hiçbir şeyi sevmiyorum. Bana eskileri getirin, eskileri anlatın!

Eski eşyaların inanılmaz güzelliğini şimdilerin en modern, en marka eşyalarına değişmem. Peki ozamanın eski eşyaları neden bu kadar değerli şimdilerde?

Bence yitirdiğimiz samimiyet; özlemler, sıcak aile ilişkileri, anılar, hiçbir şeyimiz yoktu belki ama bizler gerçekten mutlu çocuklardık. Bana eskileri getirin! Kırık, parçalanmış, üzerlerinde kaybettiğimiz sevdiklerimizin izleri kalmış eskileri... O özlem dolu yılların güzelliklerini bize hissettiren unutulmaz anıları getirin. Aslında birdaha hiç gelmeyecek olan sevdiklerimizle en saf, en masum duyguları yaşadığımız anıları, yaşanmışlıkları, sadeliği, içtenliği arıyoruz. Etrafımızı çepeçevre kuşatan bu anlamsız sanal dünyanın içinde hep birlikte gitgide kayboluyoruz. Farkına varıyoruz belki ama 'durun artık!' demeye mecalimiz kalmamış gibi...

ESKİCİ
Bugün yolda rastladım eskiciye yorgundu.
Nedendir bilinmez gözleri hayli mahsundu.
Neler taşıdı yıllarca acaba, hali çok durgundu.
Belli ki o da bir çift ela göze vurgundu.

Camdan yapılmış kırmızı bir gülün üzerinde,
Kırık, parçalanmış bir kalp duruyordu içinde.
Kalmıştı öylece acıyla onun elinde,
Olsaydı dili sorardık çok sevdin mi sen de?

Boynu bükük, kolu kırık oyuncak bir bebek,
Sahte değil de ruhu koparılmış bir gerçek,
Kaderi bu zalim elinde çile çekecek,
Atıldın yerlere sen de hiç mi oldun bebek?

Hadi söyle eskici, durma mutlu musun sen de?
Neler gördün, yaşadın anlatsana bu alemde.
Yine düşmüşsün yollara anlıyorum ben de,
Hüzünlerini saklıyorsun hem de en derinde...

Görünen tek madalyon onu da mı attılar?
O silinen resimler kimindi bir zamanlar?
Masum duygularla yalan sözlere kananlar,
Kurtuldu mu atınca sevda için yananlar?

Kimler boynunda taşıdı acılarını?
Şimdi atınca yok mu oldu eski anıları?
Arabanda kalmış yaşanan ölümsüz sevdalar.
Taşıyorsun durmadan tozlanmış harap yıllar.

Zavallı eskici seni de görmüşler hep hor,
Bilmezlerki içine atarsın binlerce kor,
Git yoluna eskici deşme yaram kanıyor.
Acılarım pek çok gözlerim maziye ağlıyor.

Yıllar da eskiyor ama vazgeçilmiyor, hayat işte acımasız her hale koyuyor. Eskiler eskimesin onlarla yaşanıyor, unutmak hiç kolay mı seni senden alıyor...

 

Abbas Oğuz, Sibel Yılmaz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hoşgeldiniz. Refik Halit Karay'ın Eskici isimli bir öyküsü vardır. O da çok güzeldi. Sizin yazınızda öyle. Okuyacak iyi bir yazı özlüyor insan. Temiz bir kalp. Azimli bir okur ve yazar. Zengin bir hayal gücü. Duru bir dil. Keskin bir zekâ . Ne iyi ettiniz de geldiniz :)

SAYHAN 
 14.03.2018 22:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 176
Kayıt tarihi
: 09.03.18
 
 

Ben 53 yaşında evli, iki çocuk, üç torun sahibi bir ev hanımıyım. Ortaokul mezunuyum. Ailevi sebe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster