Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
418
 

Eskilerde çok şey kaldı

Eskilerde çok şey kaldı
 

Eskilerde büyüklerimizden dinlerdik.

Bir delikanlı, hırsızlık suçundan ceza evine düşer.

Annesi sık sık ziyaretine gelir.

Annesinin bir ziyaretinde:

“- Ana, dilini uzat da bir öpeyim, ” der.

Anası dilini uzatır ve delikanlı anasının dilini ısırıp, koparır. Sonra da kopardığı dili avurdunun bir tarafına sıkıştırarak:

“- Komşunun bağından üzüm çaldım, sormadın nereden aldığımı. Kümesinden tavuk çaldım, yine sormadın. Hepsinde ‘aferin’ çektin. Ben işi büyüttükçe hep gülümsedin; bir kez olsun yapma demedin. Bu dilindir beni bu hallere düşüren, ” der ve ağzındaki dili anasının suratına tükürür.

Şimdilerde acaba kaç evde bu hikâye anlatılıyor?

Bu hikâye değil de ertesi gün ailecek nerede, neyi, nasıl çalacakları planlarını yapanlar olduğu kesin. Televizyonlar da akılları sıra haber yaptıklarını zannediyor. Oysa hırsızlığın inceliklerini öğretiyorlar, gözü doymayan bu toplumu teşvik ediyor.

Eskilerde bir gençkız, bir delikanlıyla gizlice buluştuğu görüldüğünde “Adım çıktı, ” diye intihar ederdi. Mahalledeki gözlerin kendisine her baktığında yerin dibine geçmek ister ve çoğu kez intihar ederdi.

Şimdilerde oniki yaşındaki kız çocuğu anasını bıçaklıyor ve gerekçesini de açıklıyor:

“- Geceyi erkek arkadaşımın evinde birlikte geçirdiğime kızdı, canımı sıktı; ben de bıçakladım.”

Eskilerde bir gençkızın elinde ya da sakladığı yerde ayna, tarak ve ipek mendil, hele hele bir delikanlıdan gelen mektup bulunduğunda ne sorgulara tabii olurdu.

Şimdilerde gençkızlar, ellerinde telefonları evde, sokakta, caddede, misafirlikte saatlerce mesaj yazmakta ve çok masumane görülmekte; ne ana, ne de baba kiminle mesajlaştığını sormamakta, soramamakta.

Eskilerde bir gençkız, dirseğinden yukarısını sergiledi mi anasının kürek sapını yerdi.

Şimdilerde oniki yaşını geçen kızlar web kamera karşısında çırılçıplak soyunuyor, anası gördüğünde:

“- Baban görmesin bu yaptığını, ” diyebilmekle yetiniyor.

Hoş; babası görse ne yapabilecek ki…

Çağı yakalamak, çağdaş olmak bu mu ki?

Yüksel ÖNAÇAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çağın değişimlerini, getirdiği yozlaşmışlıkları ne de güzel yakalayıp dile getirmişsiniz . Teşekkürler yazan yüreğe...

Müşerref özdaş 
 10.04.2011 0:25
Cevap :
İlginize teşekkürler. İlginize: ...... http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=74480  10.04.2011 13:10
 

İnsanı insan yapan en önemli değer ayardır. Disiplinde de disiplinsizlikte de ölçüyü kaçırmamak lazım. Bir kuşak problemi var. Bunda teknolojinin de etkisi olabilir. Fakat gelişme kaçınılmaz. Çocuklar küçük yaşta bile bir çok şeyin kendilerine dikte edilmesinden hoşlanmıyorlar. Sapanlar olacaktır ama bunu ani tepkilerle değil, soğuk kanlılıkla ele almak gerek. İnsanların birbirinden kopuşu sade çocuklarda değil ki. Boşanma da yüzde 40 artmış. Selam ve saygılar.

Turbest 
 23.08.2010 15:19
Cevap :
Ölçüsü var mı çocuklarlarla aramızdaki kontağın? Aile-Okul çoktan üçgenden çıktı. Toplum derseniz medyanın orta oyunu oyuncuları oldu. Öğretmen zaten eğitimin dışına itildi. Toplum için uğraşması gerekenler koltuk kavgasında. Hiç bir ülkede siyasiler bir toplumu Türkiyedeki kadar arkalarından sürükleyebilmiş değiller. Bunu nasıl becerebiliyorlar, şaşıyorum. Aydın geçinenler de çoluk-çocuğunu bıraktı EVET-HAYIR kapmanyası yapıyorlar. Güzel ülkemin gerçekten boş beyinli insanları...  23.08.2010 22:24
 

Ne söylesem boş şu an herkesin oturup düşünmesi gereken zamanlardayız selam ve sevgiler

Şennur Köseli 
 23.08.2010 10:56
Cevap :
Milletvekillerimiz kendi çocuklarını bile gözetleyip, eğitemeyecek duruma düştü; liderlerinin başarısı ve kendi koltukları için uğraşıyor. Yıllardır süren böyle bir iktidar-muhalefet savaşında elbette yetişmekte olan nesilde kangrenli bir nesil olacaktır. Şuraya bakınız; "-Biz aydınlar," diyen blog yazarları bile çatışmanın içinde buldular kendilerini. Neymiş, TERCİH EVET çıkarsa Türkiye'de kaos çıkarmış. Bu nasıl demokrat kafa ki?..  23.08.2010 12:16
 

Öyle ciddi bir konuya değinmişsiniz ki. Bu yozlaşmadır, asla çağdaşlık olamaz. Medya, internet, aile terbiyesinin yerini almamalı.

SevAl 
 23.08.2010 10:27
Cevap :
Ne hükümetler, ne de muhalefet partileri kendi kavgalarını bırakıp da "-Nesil nereye gidiyor?" diye, düşünmediler, düşünmüyorlar. Bir taraf kapanmadan, diğer taraf soyunmadan yana. Dün türbana karşı çıkıp, taraftarlarını meydana dökenler, bugün "-Türbanı serbest kılacağım," diyebiliyor. İşte Türkiye'deki iktidar olabilme hırsı için her yolu mübah sayan milletvekillerimiz ve parti liderleri. Bu çürümüşlüğün önünü alacak olan yetki verdiğimiz onlar. Oysa onlar koltuk derdinde.  23.08.2010 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 101
Ort. okunma sayısı
: 612
Kayıt tarihi
: 01.10.08
 
 

Eğitimci- Gazeteci-Yazar İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster