Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
597
 

Eskişehir'de Oltu Taşından Yüzükler, Bilezikler aldık.

Eskişehir'de Oltu Taşından Yüzükler, Bilezikler aldık.
 

30 Mayıs 2010 sabahı Eskişehir Belediyesine ait Konuk evinin en üst katındaki kahvaltı salonuna ilk ben geldim. Bir kaç dakika sonra diğer arkadaşlarımız da gelmeye başladı ve 10 dakika sonra hepimiz kahvaltı masasının başında toplanmış, bir yandan çaylarımızı içip sicacık ekmekle kahvaltımızı ederken, bir yandan da o gün yapacağımız şehir turunun planlarını yapmaya başlamıştık bile.

Eskişehir konser turumuzu  şehri tanıma amacı ile biraz uzun tutmuştuk. Genelde konser için gittiğimiz yerlerde en fazla 2 gün kalabilirken bu sefer konaklamamız 4 geceyi bulacaktı. Hem turnenin en son konseri olması, hem de şehri tanımak isteyen dostlarımızın da arzusu ile bu turne biraz uzamıştı.

Sabah kahvaltı da hepimiz uzun zamandır methini duyduğumuz bu güzel şehrimizi keşfedeceğimiz için çok heyecanlı idik. Hepimiz Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in bir cennete çevirdiği bu şehrimizi bir an önce görmek için sabırsızlanıyorduk.

Daha önce okuduğumuz ,duyduğumuz ve tanıdığımız Prof. Yılmaz Büyük Erşen'in  İktisadi Ticari İlimler Akademisi Başkanı iken Türkiye'de ilk renkli televizyon stüdyosunu kurduğunu ve yayına geçirdiğini biliyorduk. 1982 Yılında Anadolu üniversitesi Rektörlüğüne seçilen Yılmaz Büyükerşen Yüksek Öğrenimde Açık öğretim modelini de ülkemizde ilk defa getiren ve uygulayan Rektörümüz. İki dönem üst üste Rektör seçilen Büyükerşen Rektörlüğü sonlanınca 1999 yılında Eskişehir Belediye Başkanı seçilmiş. Eskişehir' başkanlığı süresince Haller Gençlik Merkezi, Şehir Tiyatroları, Belediye Senfoni Orkestrası ve Opera Tiyato Sarayını kazandıran Büyükerşen'in Eskişehir'e yaptıkları burada anlatmakla bitmez.

İşte biz de uzun zamandır methini duyduğumuz bu şehrimizi konser sebebiyle gelmişken gezmek ve tanımak istiyorduk. Eskişehirli olan Tuba Demirci kızımızın desteklerı ile gelir gelmez bir midibüs ile anlaşmış ve 4 gün süresince bizi gezdirmesi konusunu halletmiştik.

O sabah da midibusumuz saat 10 da gelecek ve bizi alacak şehir gezimiz başlayacaktık. Burcu ve Eric sabah bizimle geziye katılacak, öğleden sonra ise bir gün sonra konser verecekleri Fatih Orbey Sahnesinde konser provaları sebebiyle bizden ayrılacaklardı. Biz onları prova yerine bırakıp öğleden sonra gezimize devam edecektik.

Sabah gezimiz önce Odunpazarı Belediye Parkı ile başladı. Parkın girişinde bizi Odun  Pazarı Belediye Başkanının büyük boy afişi karşıladı. Belediye Başkanı bu afişte  'Sizler İçin Parklar Yaptık' diyordu. Hakikaten çok güzel bir parkti.Oldukça geniş bir sahaya kurulmuş yemyeşil, içinde çağlayanlar akan bu parkta gezi sırasında yorulan kişilerin mola gereksinimlerini karşılamak amaçlı kafe ve çayhaneler vardı. Biz de uzun bir park yürüyüşünden sonra kahve ve çay molamızı bu kafelerde yaparken bir yandan da Eskişehirlilerin bu kadar iyi başkanlara sahip oldukları için ne kadar şanslı olduğunu konuşuyorduk.

Odun Pazarı Parkından sonraki durağımız Odun Pazarı Belediyesi El Sanatları Müzesi idi.  El sanatları Müzesinde benim ilgimi en çok Eskişehir'in meşhur Oltu taşından yapılmış süs eşyaları çekti. Herhalde diğer hanım arkadaşlarımın da aynı süs eşyaları dikkatini çekmiş olmalı ki bunları satan stantın önünde hepimiz kuyruk olduk. Biraz  sonra herkes birbirine aldığı yüzük, bilezik ve kolyelerı gösteriyordu. Biz hanımlar çok ilginciz. El sanatları müzesinde bile takılar alarak mutlu olabiliyoruz. Ben o gün aldığım oltu taşından yüzük ve bileziğimi hala en değerli mücevherlerim arasında saklıyorum. Bu alışverişlerden tabii en karli Burcu Göker çıkıyordu. Çünkü bütün grubun maskotu olan Burcu'ya bütün hanımlar takı almak için sıraya girmişlerdi. Burcu bu gezilerde etrafındaki dostları tarafından o kadar büyük sevgi halesi ile çevreleniyor ki anlatamam.

Odun Pazarı El sanatları Müzesinden sonraki durağımız Eskişehir'in meşhur Haller Gençlik Merkezi idi. Büyükerşen hocanın Eskişehir'e kazandırdığı bu Merkez önceleri sebze ve meyva Hali imiş.Şu anda çok tarihi bir atmosferde içinde çeşitli hediyelik eşya mağazalarının ,sergi salonlarının olduğu bu turistik Merkezde başımıza gelen çok ilginç olayı bir sonraki yazım da anlatacağım.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1013
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster