Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '10

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
264
 

Eşlerarası bir tabuyu yıkmak

Eşlerarası bir tabuyu yıkmak
 

Yıldırım aşk, i-net aşkı, 'bi bakışta vurulmak, ' çöpçatanlar ya da bir şekilde sizi evlenmeye ikna edenler işte; bunlar asıl konunun yanında önemi olmayan konular. Evlendiniz ya, asıl önemli konu o zaman başlıyor.

Daha gerdek gecesinde başlar iki tarafın da sıkıntısı ama birbirlerine söyleyemezler. Öyle veya böyle çok çabuk bir şekilde başlanıp bitirilmesi gereken bir süreç vardır ki, insanı çook kasar. Bu süreç ne kadar kısa zamanda aşılırsa iki taraf için de o kadar yararlıdır. Barsaklar uzayıp da göbek, eskortluk etmez size.

Ayrıca televizyonda romantik bir film izlemenin doyumsuz hazzı haftalar, aylar, hatta yıllar ötesine sarkıtılır mı?

Sıkıntıdan bir an önce kurtulmanız için yapmanız gerekenler, çektiğiniz sıkıntılar yanında hiç de zor değil.

Evlenmeden önce haydi sağa eğilip tıslattınız, sola eğilip tıslattınız.

Aynı çatı altında yaşamaya başlayınca kıvranıp durursanız ve anasını özlüyor olmaktan canı sıkkın olan eşiniz de kafayı sizin baykuş gibi bir sağa bir sola eğildiğinize takmışsa:

"- N'o! K...çında kurt mu var?" diyebilir ki, saygınlığınız fire vermeye başladı demektir.

İyisi mi n'edin edin, hangi şehirde oynuyorsa Rus Gelin (Yoksa 'Yabancı Gelin' miydi?) filmine gidin. Filmde başrol oyuncusu erkek, olur ya, kaçırıyor. Genç karısına gülümseyerek:

"- Pırt, dedi, " diyor.

Tüm seyirciler kahkaha ile gülüyor. O sırada hemen eşinizin (canım birlikte yaşadığınız kişi de olabilir, ) yüzüne bakın. Neden mi? O da kahkaha atıyor, hatta gülümsüyorsa ileride bu lazım olacaktır. Sizin o dayanılmaz hazzın vanasını açtığınızda bozuk çalarsa:

"- N'oluyooo! Rus Gelin'deki osuruğu beğeniyorsun da, …"

Lâfın arkasını getirmeyin; o filmi hatırlayıp, gülümseyecektir. Hatta gelip sana sarılacak belki de özlediği anasını unutturman için senden yardımcı olmanı isteyecektir. Neyse, gerisi sizin yapacağınız, pardon, bileceğiniz iş.

Bu filmi arama işini geçelim. Belki size kilometrelerce uzaktaki bir şehirde. Yeni evlendiğiniz için de daha DVD'niz olmadığı gibi bi sürü de borcunuz var. Nikâh ya da düğüne davet ettikleriniz de ne size altın taktı, ne de zarf içinde para verdi; bi guru "mutluluklar dilerim ikinize de, " diye, geçiştirdiler.

Onları başınızdan savdıktan sonra, süreci kısa tutmak için, sevdiceğinizi iyice acıkıncaya kadar dolaştırıp, bi 'Guru-Pilav'cıya gitmeye ikna edin.

Kurufasulyeyle birlikte kelem turşusu ve yoğurt istemeyi ihmal etmeyin. 'Guru'ya ilk kaşığı daldırmadan önce:

"- Ye guruyu salla boruyu, demiş, atalarımız, " diye de espri yapın pişkin pişkin. Bu, aranızdaki utanma duygusunu acık azaltacaktır. Esas derdiniz sevdiceğinizi hazırlamadan osurma utancı çünkü.

Gurucudan çıktıktan sonra kulağınız yanınızdakinden çıkması muhtemel seste olsun. Baktınız ondan ses yok; sizin barsaklarda da Japon toprağı gibi fermantasyon geçiren gurular gizlice eskortluğa soyunuyor ve bu sizi rahatsız ediyor.

İki yolunuz var:

Cesaretinizi toplayamadıysanız trafik ışıklarına doğru yürüyünüz. Yeşil ışık yanar yanmaz arkadaki otomobil sürücüleri mutlaka kornaya basacaklardır. Rahatlayabilirsiniz hemen.

Az cesaretiniz var da, süreci kısaltmak istiyorsanız ara sokağa giriniz. Gazı pek de rahatsız etmeyici bir makamla kullanabilirsiniz.

Yüzünüze bakıp bakmadığına bakıp, solo yapıp yapmadığına kulak veriniz. Size katılıp, sonra da birlikte kahkaha attıysanız mesele yok; süreç tamamdır. Yok, hiç oralı değilse duymamıştır ve kendisi de bu arada alçak perdeden bir makam atlamıştır.

Cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her canlının, hatta yanan her şeyin doğasında var gaz, duman çıkarmak diye düşününüz. Sevdiceğinizle ızdırap çekmek için değil, sağlıklı ve mutlu olmak için bir aradasınız. Doğanın kanunu tabu olmamalı. Bu tabuyu bir şekilde yıkmak gerekir. Sıradan ve illegal olmayan isteğiniz dışı bu ihtiyacı gideremezseniz sağlıklı bir temele evlilik de, birliktelik de asla oturamaz.

O gece ya da daha sonrasında yatakta 'kedi öldüye vurup, ' inceden bir makam belirleyiniz. Sevdiceğiniz kesin cevap verecektir. Cevap vermese bile muhtemelen:

"- Üff! Yatağı ibibik yuvası gibi kokuttun, " diyecektir. Siz, numaradan horlayın ve kulağınızı açın. Onun barsakları bütan gazı deposu değil ki gazı sıvılaştırsın; elbette o da bir makam tutturacaktır kendisine özel. Sesi duyduğunuz an doğrulup:

"- Sanki seninki lavanta kokusu, " deyiverin.

Osurmanın dayanılmaz hafifliği ve rahatlığı…

Gördünüz mü; tabuyu yıktınız işte. Zaten çiftlerin arasında tabu denilen bir şey olmamalı. Yoksa birinden biri o tabular her neyse, yıkmak için yıkacak birisine yılan gibi kayar gider.

Bu taktikler için bana teşekkür etmenize gerek yok. İnsanlık görevimi yaptım zannediyorum.

Artık sanki üzerlerine vazifeymiş gibi evliliğinizin nasıl gittiğini soranlara:

" - Sağlam temellere oturttuk; osursak da yıkılmıyor, " diyebilirsiniz.

Kısaca aşk, birlikte osurmaktır. (*)

(*) bkz: Dünya Bilimsel ve İlimsel Araştırmalar Ansiklopedisi. Cilt: 13 s. 1007. Cildin son cümlesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biri bin doktora bedelmiş, sal gitsin.

Fatma Güneş ERGEN 
 19.02.2010 15:18
Cevap :
Şimdilik benim öyle bir sorunum yok; kimse yok çünkü. Olursa düşüncesiyle onu hazırlamaya çalışıyorum. Hele bulalım da 'guru' yemeye götüreceğim kişiyi...  23.02.2010 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 101
Ort. okunma sayısı
: 612
Kayıt tarihi
: 01.10.08
 
 

Eğitimci- Gazeteci-Yazar İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster