Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '10

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
3768
 

Esma Sultan Yalısı: Behlül ile Nihal’i kavuşturamadı.

Esma Sultan Yalısı: Behlül ile Nihal’i kavuşturamadı.
 

Mondi Tire Kutsan Gala gecesi ve Esma Sultan Yalısı Resim/ Salih Dalyan teşekkürler Salih Bey


Esma Sultan Yalısı: Behlül ile Nihal’i kavuşturamadı.

Viyana ile Tire’yi birbirlerine kenetledi.

Aşkı memnu dizisinin karelerinde gördüğüm “Esma Sultan Yalısı” beni bir anda büyülemişti. O duvarlara dokunmak doya doya seyretmek istemiştim.

“Hadi kızım boşuna heveslenme; yıllardır İstanbul’a uğramıyorsun Sultan’ın yalısına nasıl dokunursun” Behlül ile Nihal evlenebilseydi; dokunmasan da içini dışını görme şansın olurdu.

Yaşam sürprizlerle dolu...

7.7.2010 Cumartesi Esma Sultanla baş başa kalmak kısmet oldu.

Eşim: Telefonda “Hazırlan seni almaya geliyorum, İstanbul’a gidiyoruz” dediğinde bir sürü mazeret bildirdim. “Sen git kafanı dinle; tüylü çocuklara kim bakacak vs. vs. vs”

Baktı olacak gibi değil başladı saymaya…

“ Tamam, gündüz benim toplantım var ama belki Sema ile buluşabilirsiniz; akşama Esma Sultan Yalısında Viyana/ Mondi ile Mondi Tire Kutsan buluşuyor. Birleşmelerinin ve birlikte başaralı işlere atılan adımların şerefine kutlamalar düzenlediler.

Biliyorsun ben de bu firmanın bir üyesiyim bana eşlik etmek istemez misin? Şirketimiz ikimizin adına uçak biletini ve otel rezervasyonunu yaptırmış”

Önüme attığı yemler: Sema, Esma Sultan Yalısı: Birbirinden lezzetli nasıl “Hayır gelemem” diyebilirdim.

Tüylü çocukları emin ellere teslim ettikten sonra köyden İzmir Menderes Havalimanına geldik. Arabayı park eder etmez terminale seğirttik. Tire’den gelen grupla uçağa doluştuk.

Eşim ve ben aynı uçakta…

Ender bir durum bir o kadar da heyecan verici.

Mondi Viyana (Klein-Neusiedl) Kâğıt fabrikasının öyküsü 1793 yıllarında başlamış.

Oradan dünyaya açılmış (Güney Afrika’ya kadar uzanmış- hâlihazırda 31 ülkede Mondi fabrikalarında çalışanların sayısı 31.000 civarında)

Egenin şirin Tire’si de bu kervana katılmış.

Yönetim oldukça disiplinli…

“Kaytarmak” hiç kabul görmüyor.

Amma velâkin çalışanının; işine saygı duyanının gönlünü almayı ödüllendirmeyi de ihmal etmiyor.

Başarı: Prim yapıyor.

Sadece üst düzey yöneticilerle sınırlı kalmıyor; tüm çalışanlara moral yüklemesi yapılıyor.

Tire’de düzenlenen konserler; bowling turnuvaları; her ay üç dört kez alış veriş çekleri kurayla sahiplerini buluyor. Her ay sonunda; (Hedeflenen üretim tonajına ulaşılması kaydıyla) dört adet çeyrek altın kurayla dağıtılıyor. (Üst düzey yöneticiler dışında)

Nazar değmesin; yolu epeyce uzak işyerinden eşim oldukça memnun o mutlu olunca benim de içim rahat…

İstanbul’da sevgili Sema ile buluştuk hasret giderdik.

Otele kadar geldi. Kendisine yürekten teşekkürler.

Esma Sultan Yalısını; o muhteşem manzarayı görmek nasip oldu şükürler olsun.

Tire Kutsan çalışanlarından (Merkez Hazine Müdürü) Hüseyin Karaoğlanoğlu Bey ve sempatik eşi Aysun Hanıma candan teşekkürler.

Kutlama gecesinde masamızda bize eşlik ettiler ve tombala çekilişinde güzel bir ödül kazandılar.

Ve bugün biricik kızları evleniyor.

Bizler de bu düğüne davet edildik lâkin elimizde olmayan nedenlerden katılamıyoruz. Kendileri de biliyorlar; anlayışla karşıladılar.

Allah mesut etsin; tamamına erdirsin.

Aysun Hanım, Hüseyin Bey sizleri tanımak beni inanılmaz mutlu etti.

Yakında görüşmek ümidiyle; selamlar sevgiler.

Tebrikler.

10. Temmuz 2010 Cumartesi

Alev Meisel İzmir’den

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Alev hanım o kadar duru anlatmışsın ki, resimlerin katkıısıyla kendimi peşinsıra dolanır buldum. Böylesine başarıyı ödüllendiren firmalarda zevkle çalışılır. Enişte Beye hak verdim. Güzel günlerinizin daim olması dileğiyle sevgilerimi iletirim.

Ayten Dirier 
 20.07.2010 13:06
Cevap :
Teşekkür ederim Hocam; katkınız beni çok mutlu etti. Sevgiler saygılar  20.07.2010 15:26
 

İstanbul anlat anlat bitmez değil mi? Şehrimize hoş gelmişsiniz ve başarılarınız daim olsun sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 12.07.2010 13:20
Cevap :
Merhaba Meral Hanım; güzel dilekleriniz için yürekten teşekkürler. Hâlâ bağlı olduğum nüfus kütüğü... Dedelerimin babamın doğup büyüdüğü... Çocukluğumda yaz tatillerini geçirdiğim... Bostanlı tek katlı evi... Hala kızlarının, oğullarının yaşamlarını sürdürdüğü... Vefa'ya boza içmeye gidişlerimizi... Şimdilerde adı var sanı yok poğaçasını... Şehrim İstanbul'u asla unutmadım. Yaşam telaşesinden ihmale geldi. Olmasaydı iyi olurdu...Köy ve daha sakince İzmir ağır bastı. Kısmet olursa bundan sonra belki daha sık buluşurum kendisiyle...Katkınız çok mutlu etti sevgiler saygılar. Lütfen benim için de İstanbul'a gülümseyin...Aklınıza geldikçe...  12.07.2010 13:39
 

Ben niye Çırağan, dedim ki...biilnçaltı işte...hanedandan bahsedince:)) yeniden selamlar!

Fatma Köse  
 12.07.2010 11:46
Cevap :
Merhaba Fatma Hanım birinci yorum-yanıtında da belirttiğim gibi Allah söyletti. Gelelim gidiş dönüş uçak yolculuğuna...Sizin gözünüzü korkutmak istemem lâkin...Gidiş:Atatürk Havalimanında başı boş bir araç gezinti yaptığından ötürü; tam inişe geçerken ok gibi yükseldik 20 dak. havada turladık Pilot Kaptan Hüseyinin bu açıklaması zıvanadan çıkardı o yetmedi ikinci iniş denemesinde uçağın sağ kanadı pisti öpmeye kalktı. İnerken görevlilere şükranlarımı sundum. Stajyer pilot meselesi...Dönüşte öyle bir inişe şahit olduk ki...Allah kimsenin başına vermesin. Aysun Hanımla ikimiz (yere ayak basınca)ne büyük tehlike atlattığımızı konuşurken eşlerimiz"Ne var bunda korkulacak" moduna girdiler. Neden taslar tabaklar uçağın koridorunda yerlerde süründü...Bunu açıklayamadılar. Gördüğünüz gibi dört dörtlük olmuyor işte...Buna da şükür; köy hayatı sanki daha sakin...Sizin o güzel bilinçaltınıza teşekkürler. Yerli malının değeri bir başka hiç bir şey onun yerini tutamaz. Katkınız çok mutlu etti.  12.07.2010 12:47
 

Meisel çiftinin resmine bakarken sanki Habsburg Hanedanı'nından iki saraylı izliyormuşum gibi hissettim. Resimler harika, her şey güzel geçmiş, iyi ki gitmişsiniz! Selamlar-sevgiler!

Fatma Köse  
 12.07.2010 11:44
Cevap :
Yüreğiniz pırıl pırıl...Allah söyletti...Bir dahaki sefere "Çırağan Sarayı" olacak. Kısmet olursa... Hanedanlık:Köyden inip İstanbul'a çıkmak... Elimizden bu kadar gelebildi. Kuaför filan devreye girmedi...Zaten resepsiyondan sonra tahmin ettiğiniz üzere; keşif gezisine çıktım. Yalının kuçukuçusunu selamladım. Kulübesi bahçenin üst kısmında olduğu için tokalaşamadık. Masamızda artan ne varsa kedi kızlarla paylaştık. Bir kısmını otel civarında oturan tüylülere götürdük. Zaten yalı artan yemekleri barınaklara veriyormuş. Gece sohbet ağırlıklı geçti. Biz piste filan çıkmadık. Ben boğaz ve köprü manzarası seyretmekten resim çekmekten...Yalıyı çok ilginç restore etmişler. Sadece dış duvarlar arta kalmış. Çelik ve cam o duvarların arkasına gizlenmiş. Diş dolgusu gibi...Pek yer kalmadı ikinci yorumda devam etmeden önce-Bakarsınız bir düğünü orada birlikte kutlayabiliriz- Allah ömür versin orada evsahipliği yapmak nasip olsun hatta çok daha güzeli bir kır düğünü...Gençlerimiz var da ne yok?  12.07.2010 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 819
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster