Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '08

 
Kategori
Kahve
Okunma Sayısı
2733
 

Espresso...

Espresso...
 

Kahveyi çok severim. Sırf süte yaptığımız nescafe ve yanında yediğimiz biskrem, lise ve üniversite yıllarımızın vazgeçilmeziydi. Sonrasında sevgili eşim ile Türk kahvesi, dükkanda çok sevdiğim bir abim sayesinde de Espresso girdi hayatıma. Bir ara da aromalı filtre kahvelere fena sarmışlığım vardı. Kısaca kahvenin her türü, keyif olgumun eşlikçisi olmuştur uzun zamandır.

Eşim, uzun süre eve bir espresso makinesi almaya direndi ise de, bir gün, evin çok yakınına açılan Starbucks'ta içilen kahvelerinin fişlerinin toplamını hesapladıktan sonra bana bir sürpriz!!! yapıp makineyi almıştı. Delonghi'nin ev tipi makinesiydi. Fena espresso yapmıyordu ama bişey hep eksikti. Dolayısıyla da fazlaca kaynaşamadık kendisiyle. O zamandan beri de muhtelif aralıklarla fırça yedim bu konuda. "İstedin, aldım, ama kullanmıyorsun", ba'bında.

Sanrım 2 hafta önce, bir toplantı için arkadaşıma gittim, "Sabah espressosuna...". Amanın nasıl güzel, ısısı, kreması, aroması tam kıvamında. Nedir? dedim. Nespresso'ymuş. Arkadaşım dedi ki; "Her zaman aynı kalite, hiç istisna yok."

Hay Allah. Beni aldı bir telaş. Bir taraftan aradığımı bulmuş olmanın mutluluğu, diğer taraftan bunu kocama nasıl söyleyeceğimin sıkıntısı. Neyse bir punduna getirdim ve evdekini dükkana getirip, eve bir Nespresso makine almaya razı ettim, ama bir şartla: "Makine haftada en az 2-3 defa kullanılacak" :)))

Bu arada birazcık da araştırma yaptım, espresso ile ilgili.

Sene 1901'de, tek bir fincan kahve yapmanın 4-5 dakika sürmesinden ve o nedenle kahvenin genellikle 20 kişilik yapılmasından rahatsız olan Luigi Bezzera, tek kişilik hızlı kahve yapılmasını sağlayan espresso makinasını icat etmiş.

Makinanın calışma mekanizmasına göre kaynamış su ve buhar basınçla beraber öğütülmüş kahveden geçirilerek kahve fincanına dolmaktadır. Luigi ilk defa yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkta suyu bir araya getirerek kahve yapmayı planlamış.

1903 yılında Bezzera’nın patenti Desiderio Pavoni isimli girişimci tarafından satın alınmış.

1905 yılında Pavoni’nin şirketi patentli kahve makinelerini üretip, Avrupa genelinde pazarlamaya başmış.

1927 yılında Amerika’da kullanılan ilk espresso makinası “La Pavoni” New York’un ünlü Greenwich Village bölgesindeki Café Regio tarafindan kullanılmaya başmış.

1938 yılında Cremonesi’nin geliştirdigi yeni bir teknolojiyle sıcak (ama kaynar olmayan) su, hava basıncıyla calışan bir pompa aracılığıyla kahveden geçirilerek espresso yapılmış ama İkinci Dünya savaşı teknolojinin geliştirilmesine engel olur.

1946 yılında Gaggia ilk basınçlı pompa ve kaynamamış yüksek sıcaklıkta su kullanan espresso makinalarını imal etmeye başlamış. Bu makinaların hazırladığı kahve üzerindeki köpük veya diğer adıyla kremasıyla bugün içtiğimiz espresso’dur.

Espresso’nun hazırlanışı aslında oldukça basit. İnce çekilmiş kahvenin içinden kaynama noktasına yakın sıcaklıktaki su yüksek basınçla çok kısa bir süre geçirilerek, kahve çekirdeklerinin aromasının ve tadının suya geçmesi sağlanıyor. Suyun kahveden geçis süresinin kısalığı nedeniyle de kahveye İtalyanca’da ‘ekspres’ anlamına gelen ‘espresso’ adı verilmiş.

İyi bir espressonun sırları ise, her pazar Hürriyet'te yazan Arman Kırım'ın kaleminden:

"Her şeyden önce iyi bir espressonun en önemli kısmı üzerindeki köpüktür. Bu köpüğe İtalyanca’da crema (krema) adı verilir. Crema, kahvenin muhteşem aromalarının dışarıya sızmaması için bir conta görevi görür ve kahve bitene dek kaybolmaz. Mükemmel bir espressonun köpüğü kalındır, kadifemsidir ve rengi açık-kahverengidir. Buna ‘kaplan derisi’ rengi adı verilir. Bunu elde etmek için ise basınçlı suyun çekilmiş kahvenin içinden sadece 30 saniye süreyle geçmesi gerekir. Bundan uzun süre akarsa renk koyulaşmaya ve lezzet bozulmaya başlar.

‘Mükemmel’ espresso için ikinci test köpüğün dayanıklılığıdır. Bunun için bir küçük kaşık şekeri kahvenize koyduğunuzda bu şekerin köpüğün üzerinde iki saniye batmadan durması lazım. Özetle, üzerinde 3 mm. kalınlığında, dayanıklı ve kaplan rengi köpük olmayan espressoyu içmeyin.

Bir bardak iyi espresso için 50 tane kahve çekirdeği gerekiyor. Bunların da mutlaka arabica cinsi çekirdekler olması lazım. Bu 50 adet çekirdek kahve kavrulup öğütülünce 6.5 gram toz kahve elde ediliyor. Yani her espresso bardağında 6.5 gr. kahve kullanılması gerekiyor. Bu kahveden ise geçirmeniz gereken su miktarı üç çorba kaşığı. Daha fazla sıvı koyarsanız, çekirdeklerin içindeki odunsu tatlar ve diğer nahoş lezzetler suya geçiyor ve kahvenin tadı bozuluyor.

Espresso’nun küçük kaplarda ve çok az miktarda içilmesinin nedeni bu; İtalyanların cimriliği değil. Duble içecekseniz iki misli su değil, iki ayrı 6.5 gr.’lık kahve kullanmanız gerekli. Seyreltik içecekseniz de makineden aynı bardağa daha fazla su geçirmeyip, fincanı kaynar suyla tamamlamalısınız. Zira fincanın yarısından sonra tat bozuluyor. İnce iş, değil mi?

Basınç kahvenin kalitesi için çok önemli, 10 atmosfer ideal. Öte yandan fincanınızın önceden ısıtılmış olması şart (o yüzden makine üzerinde tutuluyorlar), aksi halde azıcık koyulan kahve hemen soğuyor.

Espresso sürprizlerle dolu bir kahve. İçinde yaklaşık 1,200 çeşit doğal kimyasal var ve bunların 700-800 tanesi aroma vericiler. Yani çekirdek içindeki tüm aromaları çıkartabiliyorsunuz. Ne muhteşem değil mi? Ayrıca kafeini az. Su, 30 saniye geçtiğinden, çekirdekteki kafeinin ancak yarısını emebiliyor. Zaten arabica çekirdeklerinde de robusta’ya göre yüzde 50 daha az kafein bulunuyor. "

Nespresso'nun sistemi ise, kendi içinde çok tutarlı. 12 çeşit, farklı sertlikte kahve içeren kapsülleri var. Gerçekten çok pratik olan makineleri, sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. Kapsülleri de sadece kendi dükkanlarından alabiliyorsunuz. Eğer bu saydıklarımı bir kısıtlama olarak görmezseniz, her daim aynı standarttaki espressonuzu, suyun ısınması dahil toplam sadece 1 dakikada hazırlayabilir, bu keyfi evinizde de sınırsız yaşayabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için: http://www.nespresso.com.tr/ .

www.divitimle.blogspot.com
martimur bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son derece ilginç bir yazı, okudukça espressodan aldığım keyif arttı, şu an espresso içiyordum çünkü... Elinize sağlık bilgiler için çook teşekkürler.

martimur 
 30.04.2008 21:14
 

buralara kadar geldi. Afiyet olsun. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 30.04.2008 1:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1937
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii kipişirilenleri yemek için çok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster