Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
259
 

Eşref görmez bir ressamdır. Doğuştan kördür. Hiç görmemiştir ve renkleri anlamaz.

Eşref görmez bir ressamdır. Doğuştan kördür. Hiç görmemiştir ve renkleri anlamaz.
 

Yukarıdaki cümlemin izahını yapacağım birazdan.

Bu aralar kitap okuduktan sonra okuduklarımı beynimde süzerken, bazen bir sanat müziği veya tasavvuf müziği yardımıma yetişiyor. Bu arada hangi enstrüman diye sorarsanız  favorim elbetteki kesinlikle “ney”. Ney sesi beni alemde gezdiriyor. Gözlerimi kapatıp huzura dalıyorum.  Bir dere kenarında çimlerin üzerinde bağdaş kurmuş, sırtımı bir ağaca dayamış ve kuş sesleri içinde ruhumu dinlendiriyorum. Hayal bu ya… Huzuru buluyorum anlayacağınız.. Birde canım eşimin uyurken ki  nefesi huzurdur bana. Umarım bunu okumaz :)

 Dün akşamda okuduğum kitabımı masanın üzerine bıraktım ve radyoyu açtım. Kanallar arasında gezerken Ulusal bir radyo kanalına takıldım. “Dünya da tek” diye bir cümle duydum ve merak ettim neydi bu dünya da tek olan? Halen Ankara da yaşayan  ve dünya da tek olan doğuştan görme özürlü bir ressamdan Eşref Armağan dan bahsediyordu.  Hayat hikayesi çok ilginç geldi bana ve kendisiyle canlı telefon bağlantısı yapıldı. Dünya literatürüne geçmiş biri ama yine bizim ülkemizdeki bazı değerlerimiz gibi kıymeti bilinmeyen bir sanatçı deha. Nasıl dünyada duymadan müzik yapan Mozart varsa.  Bizim ülkemizde de dünyada ki köklü üniversitelerde araştırma konusu olmuş Eşref Armağan var. Radyo spikeri konuk olan  yaşları 35-20 arası dört gence soruyor önce “ Eşref Armağan kim” diye. Evet bilemiyorlar bende bilmiyorum ve çok utandım gerçekten de.  Oysa ki meraklıyımdır araştırmaya ve okumaya neden kulağıma çalınmadı  bu isim?

Radyoda ki sohbet devam ederken şöyle bir konu geçiyor. İşte sohbetin  en can alıcı ve içimi sızlatan yeri buydu.  Eşref Armağan Kültür Bakanlığı nda alelade bir kadro da çalışan bir memur. Ve bir dönem Kültür Bakanlı ğı yapan bir Zat tarafından işe geç geldiği için resmi prosedürler  yerine getirilerek işten men ediliyor, yani işten atılıyor. (Sohbet esnasında bu zatın adı hiç geçmiyor)  Dünya değer veriyor ve bu değerleri insanımıza kültür mirası olarak sunacak  tanıtacak olan kurumdan atılıyor ressamımız. Yine de o kadar mütevazi ki sohbetinde bu konuyu hemen kapatıyor. Kendini tanımayan o dört genci de eleştirmiyor tanımamış olabilirler çünkü adım pek geçmiyor diyerek olgunlukla karşılıyor.

Volvo dünyaca büyük bir araba markası. Kendisini reklamlarında oynatıyor ve bu reklam bizim ülkemizde gösterildi mi diye düşünmeden kendimi alamadım. Düşündüm ve internetten izlediğim bu Volvo reklamını hatırlayamadım.

Çok da mütevazi ve beyefendi biri izlenimi uyandı bende sohbeti sonuna kadar dinledim ve çok büyük bir keyif aldım.

 

EŞREF ARMAĞAN

Eşref Armağan, çok özel bir Türk ressamdır. Eserleri hem Türkiye çapında, hem de yurt dısında çeşitli sergilerde yer almıştır.

Geçmişte İtalya’dan bir süre önce de Şangay Büyükşehir Belediye Başkan’dan davetler almıştır. Birçok kereler hem Türk televizyon kannallarında hem de CNN, BBC ve Discovery gibi kanallarda adından söz edilmiş.

Eşref doğuştan görmez olan bir ressamdır. Hiç bir zaman gün batımını, baharda yeşeren, çiçek açan doğayı, renklerini göremedi. Tuttuğunu koparan, mücadeleci kişiliği ona, duygularını dile getirbilmek için ses, bir anlamda da görmek için göz kazandırmıştır.

Görmeden bu kadar mükemmel eserler ortaya çıkaran bir dehanın eserleri karşısında büyülenmemek elde değil.

Bundan 60 yıl önce İstanbul’da dünyaya gelir. Eşref, ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir sanat öğrenim görmedi. Kendi kendine yazmayı öğrendi. Eşref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boş zamanını da resim çizerek geçirirdi. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başladı. Yağlı boyadan akrilik boyaya ve tuvale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuştu. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağladı.

Bütün dahilerde olduğu gibi Eşref’teki bu zeka da olağanüstü birşey. Gitim görmemiş olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir şeyler yapma arzusunda olan birçok kişiye bu işin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.

http://esrefarmagan.com/tr/

Evet ne yazık ki güzel ülkemin değerlerine ve gerçek sanatçılarına bile sahip çıkamıyoruz. Discovery Channel in bile Türkiye ye gelme sebebi olan bu doğuştan yetenek abidemiz olan güzel insana sonsuz saygılar sunuyorum… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz Eşref Armağan deyince benim de aklıma (dünya ölçeğinde) engellilerin en engellisi, asil ve cesur yürekli genç: Nick Vujicic geldi. Tetra-amelia adlı bir sorun nedeniyle dünyaya kolları ve bacakları olmadan gelmiş. Başı, gövdesi ve onun hemen bitiminde sadece iki parmağı olan çok kısa bir sol ayağı var. Hayata böylesi büyük bir handikapla başlamış ama direnci, azmi ve yaşama olan bağlılığı neticesinde bunu avantaja çevirmiş cesur yürekli bir insan. 28 Haziran 2011 tarihinde bir blogla burada tanıtmıştım kendisini. Hayatta bu türden dramatik durumlar hep oluyor ve olmaya da devam edecek maalesef. Fakat onların yaşama tutunma azimleri, başarıları bizlere parmak ısırtıyor. Onları yürekten hissederek anlayan ve yücelten duyarlı yanınıza saygım ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 14.09.2014 19:42
Cevap :
Değerli Ersin Bey, benimde engelli tanıdığım iki arkadaşım vardı çocukken. Ama yürekleri kocaman çocuklardı ve uzlaştırıcı, sevgi dolu kocaman kalpleri vardı. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılar...  14.09.2014 20:03
 

Merhab Papatya tarlası, Eşref Armağan'ı televizyonda sanıyorum TRT1 de izlemiştim. Dünyasını yüklemiş parmak uçlarına uçuyordu, hayran olmuştum, şimdide sayenizde anımsadım. Örnek alınması gereken bir Deha Allah sağlığını ve bilgisini daim etsin. Teşekkürler tanıtım için sevgilerimle

Cemile Torun 
 14.09.2014 0:37
Cevap :
Ülkemiz de böyle değerlere pek kıymet verilmiyor ne yazık ki Cemile Hanım. Ben tesadüf eseri öğrendim böyle özel birinin varlığını. Saygılarımla. .  14.09.2014 16:07
 

Şaşırdım... Bazı insanlar diğer duyuları vasıtasıyla görebiliyor diye bir yerlerde okumuştum ama bu doğru mu değil mi düşünmemiştim doğrusu... Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 13.09.2014 21:34
Cevap :
Değerli Halil Bey ben videolarını izledim internetten çok özel bir insan. Kesinlikle ülkemiz gençlerine özellikle tanıtılmalı.. Saygılarımla..  14.09.2014 16:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1191
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 02.05.14
 
 

İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları severim. Yazmak amatörce de olsa hayatımda bir süredir var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster