Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
384
 

Eşref saati

Eşref saati
 

Eşref saatini yaşayan kedim Şanslı


Öyle kola falan takılan saatten bahsetmiyorum...

Bir insanın kafasının en iyi, kimseye sorun çıkarmayacağı, ters davranmayacağı en keyifli ve en uysal olduğu zamandan bahsediyorum...

Herkesin bir eşref saati vardır muhakkak...
Bu zamanda o kişi en verimli şeyler üretebilir, paylaşabilir ve bundan da büyük keyif alabilir...

Ben düşünüyorum (öyleyse varım demek ) böyle eşref saatlerimde neler üretmişim diye geçmişte yazdıklarıma tek tek bakıyorum...

Gerçekten de böyle zamanlarımda gönlümden geçenleri keyifli yazıya çevirmişim... Ve bundan da büyük keyif almışım...

Bazen stres altındayken de eşref saatlerim olmuş... Bir kaçış yolu olarak yazmayı seçmişim...

Bazen de çok boş olduğum zaman olmuş, kendime ayırdığım, hiçbir şeyle ilgilenmediğim sadece kendimi yazıya verdiğim zamanlar...

Ancak eşref saatime denk gelmediğinden midir nedir, yazdıklarım o kadar güzel olmamış, onlardan o kadar tat alamamışım...

Bazen birisinden tetiklenmişim, bazen de kendim için değil de başkalarının keyif alması için yazmışım, bazen de sırf kendim için yazmışım...

Bu arada da "Vay be ben neymişim?.." diyesim gelmiyor değil hani?..

Yalnız şunu sezdim ki; benim en iyi eşref saatim kuyruklu oğlum Şanslı'yı SEVMEK'le başlıyor...

"SEVGİ, gönül kapılarını açan en yüce bilgelik..." benim için çünki...

Şanslı'nın yüzüne baktıkça, ona dokundukça, onunla oyun oynadıkça bundan büyük keyif alıyor ve yaşama dair her şeyi yazasım geliyor...
Evin kuyruklusu, beni yazmam için tetikliyor sanki...

İşte bu sabah da yarı uykulu gözlerle kalkıp bilgisayar başına geçmeden önce, sabah sporumuzu yaptık Şanslı'yla...

Önce ön taraftan arka tarafa doğru koşuşturma maratonu yaptık, sonra ebeleme-sobelemecilik oynadık... Sonra da saklambaç...

Sonunda ikimiz de yorulduk ve koltuğa oturup azıcık da seviştik...

İkimiz de bundan büyük keyif aldık...

"Hadi şimdi git ve yazını yaz" der gibiydi yüz ifadesi...

O minik bal gözleriyle beni bilgisayara kadar da uğurladı...

Geldim, makinemin başına oturdum...
Önce boş bir word belgesi açtım...
Parmaklarımı klavyemin üzerine koydum...
Ve içimdeki müthiş huzurla, bu satırları tık tıklamaya başladım...

Eşref saatim gelmişti çünki...

Peki ya sizinki, sizinki ne zaman geliyor?..

Ertan Yurderi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 15.10.07
 
 

Kocaeli doğumlu. Yüksek tirajlı gazetelerin bilgi işlem ve yazı işleri bölümlerinde çalıştıktan s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster