Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
3495
 

Estetik duygusu

Estetik duygusu da nerden çıktı demeyiniz. Evet, zamanımızda her şey baş döndürücü hızla gelişir ve değişirken, ihtiyaçlar ve zaruret bizi estetik duygusundan yoksun bırakmamalı… Elbette estetik en başta kendini sanatta belli eder. Ama diğer yandan eğer estetik duygusu varsa bu her şeye yansıyor, sonuçta hayat daha da güzelleşiyor.

Bir yakınımın hazırladığı mütevazı sofra geliyor aklıma. O, öylesine güzel bir görünüme sokar ki o sofrayı, kendinizi sanki 5 yıldızlı bir otelin menüsünde zannedersiniz. Bir zevk meselesi sanki estetik…

New-York’u filmlerden izlediğim zaman o koca koca yüksek binaları bir taş yığını zannederdim. Ne zaman ki oraya gittim, randevum olan her bankanın koca koca yüksek binalarının içine girdikçe hayranlıktan dona kaldım. Hemen hepsinin iç mimarisi ferahlatıcı, insanı dinlendiren özelliği ve estetik görünümlerine şaşırmış kalmıştım. Birinin içindeki şelale hala hafızamda yer etmiştir. Hatta o yıkılan kulelerden birinin en üstüne kadar çıkmış ve etrafı seyretmiştim… Tabii ABD’liler onu bile ranta çevirmeyi bildiklerinden yukarıya çıkmak isteyenlerden sanırım kişi başı 15 dolar alıyorlardı.

Estetik duygusu en ilkel insanlarda bile vardı. İnsan her zaman hayvanları, çiçekleri, ağaçları, gökyüzünü, denizi ve dağlarıbüyük bir coşku ve hayranlıkla seyretmiştir. Medeniyet öncesi devirlerde insanlar kaba el aletlerini, tahta, fildişi ve taş üzerine canlıların resmini çizmek için kullanmışlardır. Bugün dahi modern yaşamda tüketiciye al benisi olan, rengi, duruşu, biçimi ile kısaca estetik görünümü göze hoş görünen ürünler imal etmek için çaba gösterilir.
Bazen güzel şekilli bir pasta adeta bir sanat eseri görünümündedir. Bazen bir kapı kilidi gözünüze çarpar. Hayran kalırsınız. Mobilyacılıktaki ustalığa ne demeli? Ya halılardaki zarafet… Hepsi insan beynindeki estetik duygusunun yansıması değil mi?

İlişkilerde bile estetik varsa ne kadar kolay diyalog kurulabiliyor… Ama davranışlar estetik yoksunuysa insan hırçın, kaba, hemen patlamaya hazır bomba gibi… İnsan ilişkilerini de o ölçüde zedeliyor.

Estetik, yapılan her şeyde bir güzellik görmeyle başlar, o güzelliği yansıtmayla ortaya çıkar.
Güzellik onu görmesini bilenler için tükenmez bir neşe kaynağıdır. Aslında ona her yerde rastlarız da… Atomlar ve yıldızlar aleminin sonsuzluğunda, denizde kaybolan güneşte, bir şairin dizelerinde, bir şarkının nağmelerinde veya bir cerrahın insanı iyileştiren ellerinin maharetinde, bir selamlaşmada, bir bilim insanının sorduğu soruya cevap bulmak için geceli gündüzlü araştırmasında, evine nafakasını götürmek için çırpınanlarda, çocuğuna şefkatle bakan anne yüzünde… Daha nelerde…

Estetiği yaşamımızın her alanına katmak, beynimizi güzelliklerle doldurmak, bizi ve çevremizi gereksiz basitliklerden ve yaşamı angarya görmekten kurtaracaktır… Güzellikler görülmeyi bekliyor, estetikte mana bulmak için… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 997
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster